Rojava: 33 yaşındaki Ala Emin Asayiş güçleri tarafından işkence ile katledildi

Rojava: 33 yaşındaki Ala Emin Asayiş güçleri tarafından işkence ile katledildi

Suriye Kürt kökenli 33 yaşındaki İsveç vatandaşı Ala Adnan Emin’in ailesi, oğullarının Suriye Kürdistan Bölgesi’ndeki Kamışlı şehrinde aylarca gözaltında tutulduktan sonra öldüğünü açıkladı. Aile, Demokratik Birlik Partisi’ni (PYD) işkence altında ölümüne neden olmakla suçladı.

Kız kardeşinin ifadesine göre, 18 Eylül günü saat 01:00’te birkaç üyeden oluşan bir güvenlik gücü evlerine baskın düzenledi. Maskeli silahlı kişiler balkon ve pencerelerden eve girerek Ala’yı kelepçeledi ve aileye tutuklanma nedenini açıklamadı.

Ayrıca, olaydan sonra ailenin çeşitli güvenlik merkezlerinden akıbeti hakkında bilgi almaya çalıştığını, ancak ilgili tarafların başlangıçta varlığını reddettiğini söyledi. Tutuklanmasında kullanılan araçların video kaydı gösterildikten sonra, aileye daha sonra sorgulanmak üzere gözaltına alındığı bilgisi verildi, ancak durumu hakkında daha fazla bilgi verilmedi.

Kız kardeşinin ifadesine göre, aile davayı takip etmesi için avukat tutmaya çalıştı, ancak tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Avukatlar, davanın istihbarat teşkilatlarıyla ilgili olması nedeniyle davayı üstlenmeyi reddetti. Ayrıca, davayla ilgili soru sormaya çalışan bazı kişilerin tutuklanmakla tehdit edildiğini belirtti.

Bu yılın 8 Mart’ında Ala’nın babası uluslararası bir numaradan arandı ve oğlunu almak için Haseke şehrine, ardından da oradaki Ulusal Hastaneye gitmesi istendi. Aile hastaneye vardığında, oğullarının cesedini bir odada buldu.

Aile, kendilerine verilen tıbbi raporda 16 Ocak’ta kalp krizi nedeniyle öldüğünün belirtildiğini, ancak aile üyelerinin vücudunda açıkça dayak ve işkence izleri olduğunu vurguladığını belirtti. Bu durum, kesin ölüm nedenini ve tarihini ayrıntılı olarak belirlemek için cesedin Qamışlı’daki özel bir hastaneye otopsi için nakledilmesine yol açtı.

Alaeddin yaklaşık 15 yıl önce Suriye’den İsveç’e gitmiş, geçen yıl Qamışlı’ya dönmüş ve Şubat 2025’te evlenmişti. Aile, İsveç yetkililerinden ölümünün koşulları hakkında resmi bir soruşturma başlatmalarını ve sorumluları cezalandırmalarını istedi.

Öte yandan, Asayiş güçleri veya İsveç Dışişleri Bakanlığı tarafından bu olayla ilgili herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.