3500 Peşmergeninin 40 bin kişilik Irak ordusunu yendiği savaş, Hindirin Destanının 60. Yıl dönümü

Hindirin Destanı Kürtlerin Lozan sonrası yaşanan ağır sömürgecilik koşullarına karşı verdiği mücadelenin önemli bir aşamasıdır. 12 Mayıs 1966 yılında dönemin Irak Ordusunun Peşmerge güçlerine karşı 40 bin askerle başlatığı operasyonu kıran Hindirin Destanı Irak’ın sömürgecilik hayallerine büyük bir darbe vurdu. Hindirin Destanı Kürtlerin Otonomi taleplerinin kabullenilmesine yol açan bir dönemi de başlattı.
Abdulkerim Kasım’ın devrilmesinden sonra yerine gelen Abdülselam Arif bir helikopter kazasında ölünce yerine kardeşi Abdurrahman Arif geçti ve Kürtlere karşı savaş başlattı. Arif Kürtlerin otonomi taleplerini reddettiği gibi hiçbir şekilde görüşmeye de yanaşmıyordu.
2 -3 Mayıs’ta ‘Tewekilit Alallah’ operasyonuyla, Eylül Devrimi liderliği merkezini ele geçirme planıyla, güçle peşmergenin bulunduğu cephelere saldırdı. Saldırılarda uçaklarda kullanıldı. 40 bin kişilik orduyu Kürtlerin üzerine süren Irak rejimi büyük bir direnişle karşılaştı.
Irak ordusu başta bazı bölgeleri alabildi. Fakat Melle Mustafa Barzani öncülüğündeki peşmergeler büyük bir direniş gösterdi. İdris Barzani’nin yönetiminde etkin rol oynadığı direnişte Eylül Devrimi’de yer alan KDP peşmergeleri ve Komünist Partisi’nin desteğiyle 12 Mayıs 1966’da düşmanın bu saldırısı kırıldı. Ardından Irak ordusunun 1, 2, 3, 4 ve 5’inci bölükleri Hindirin, Zozik, Geruwi Omer Ağa ve Akoyan dağlarının tümüyle yenilerek, büyük bir bozguna uğratıldı. Peşmergeler direniş boyunca “An Kürdistan an Nemandin- Ya Kürdistan ya da yok oluş” sloganı kullanıyordu.
Ağır silahlı ve güçlü Irak ordusunu yenerek bölge ülkelerini şok ettiler. Bu zafer, Irak rejimini aynı yılın 29 Haziran’ında bir anlaşma imzalamaya zorladı. Ayrıca, bu savaşta yüzlerce Irak askeri öldürüldü ve esir alındı, yüzlerce silah ve askeri teçhizat peşmergelerin eline geçti.
Bu çatışmalar Kürdistan tarihine 3500 Peşmergenin 40 bin kişilik Irak ordusunu yendiği Hindirin Destanı olarak geçti…
Başkan Barzani geçmişte Hindirin Destanı için şu ifadeleri kullanmıştı:
“Düşman ve işgalciler diz çökerek, dönemin faşist ve şoven Irak hükümeti şaşkınlık ve utanacak duruma düştü. Hindirin Destanı düşman ve işgalciler için iyi bir ders oldu. Kürt milletinin iradesine kastedenlerin kırıldığını gösteren bir tablo sergilendi. Ancak birçok defa görüyoruz ki; tarih tekerrür ediyor ve şovenizm tarihten ders almıyor. Bununla birlikte onların payelerine düşen her daim kırılmak ve rezil olmaktır. Zafer de mazlum Kürdistan halkına kalıyor.”




