Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü: Başkan Barzani’nin Ofisi tüm Kürtlerin evidir

Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü: Başkan Barzani’nin Ofisi tüm Kürtlerin evidir

Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Sözcüsü Dilşad Şahab, Rûdaw TV’de yayımlanan “Rûdawî Emro” programında Irak’ın 2027 bütçe taslağını, Bağdat ile ilişkileri, Kürdistan Bölgesi’ndeki iç siyasi durumu ve Rojhılatlı Kürt partilerinin bölgesel savaş karşısındaki tutumuna ilişkin tartışmaları değerlendirdi.

Irak Maliye Bakanlığı’ndan sızdırılan 2027 bütçe taslağının tek taraflı hazırlandığını belirten Şahab, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin haklarının tasarı yasalaşmadan güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Şahab, Bağdat’ta gerçekleştirilen temasların ardından taslakta değişiklik yapılması konusunda olumlu bir anlayışın oluştuğunu belirterek, metnin mevcut haliyle parlamentodan geçmeyeceğini ifade etti.

“Memur maaşları siyasi sorunlardan ayrı tutulmalı”

Şahab, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin memurların maaş ve mali haklarının siyasi krizlere, petrol gelirlerine ve gümrük meselelerine bağlanmaması yönündeki tutumunu yineledi.

Kürdistan Bölgesi memurlarının maaşlarının Irak’taki diğer kamu çalışanlarının maaşlarıyla aynı çerçevede ele alınması gerektiğini belirten Şahab, maaş ödemelerinin ASYCUDA sistemi, gümrük uygulamaları veya başka mali anlaşmazlıklar nedeniyle aksatılmaması gerektiğini söyledi.

Şahab, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve gerekli verileri Bağdat’a sunduğunu belirterek, Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin yaklaşımından dolayı bütçe taslağının geleceği konusunda daha iyimser olduklarını dile getirdi.

Bağdat ile güvenlik işbirliği gündemde

Neçirvan Barzani’nin Irak Egemenlik Günü kapsamında Bağdat’a yaptığı ziyaret ve Irak Başbakanı Ali Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Şahab, toplantıda Kürdistan Bölgesi’ni ve Irak’ın tamamını ilgilendiren önemli başlıkların ele alındığını söyledi.

Şahab’ın aktardığına göre görüşmede yasa dışı silahlı grupların silahsızlandırılması, hükümet kabinesindeki boşlukların doldurulması ve ABD güçlerinin çekilmesinin ardından Peşmerge ile Irak ordusu arasındaki güvenlik ve askeri işbirliğinin güçlendirilmesi konuları gündeme geldi.

Yasa dışı silahlı grupların silahsızlandırılması meselesinin görüşmede ciddi biçimde ele alındığını belirten Şahab, tarafların bazı tarihler üzerinde de durduğunu ancak sürecin başarıya ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.

“Parlamentonun çalışmaması elimizi zayıflatıyor”

Kürdistan Bölgesi’nde parlamentonun aktif olmamasının ve yeni hükümetin henüz kurulamamasının Bağdat karşısındaki siyasi konumu zayıflattığını kabul eden Şahab, buna rağmen anayasal hakların korunması konusunda Kürdistan Bölgesi kurumlarının ortak hareket ettiğini söyledi.

Bağdat ile yapılan görüşmelerde tek bir siyasi partinin değil, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin yetkili heyetlerinin muhatap olduğunu belirten Şahab, bakanlıklar ve ilgili kurumların ihtiyaçlara göre bu heyetlerde temsil edildiğini kaydetti.

Şahab, Irak Anayasası’nda Kürdistan Bölgesi’nin haklarına ilişkin çerçeve bulunmasına rağmen birçok anayasal hükmün uygulanmasını sağlayacak yasaların çıkarılmadığını belirtti. Eski merkeziyetçi sistemden kalan yasaların hâlâ yürürlükte olduğunu söyleyen Şahab, hakların kalıcı biçimde güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.

Bununla birlikte Şahab, Bağdat’taki gelişmeleri Kürdistan Bölgesi’ni ortadan kaldırmaya yönelik bir komplo olarak değerlendirmediğini belirterek, Kürdistan Bölgesi’nin haklarını koruyabilecek siyasi ve hukuki imkânlara sahip olduğunu ifade etti.

Dörtlü toplantı için iyimserlik mesajı

Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi anlaşmazlıkların çözümü ve parlamentonun yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla gelecek hafta yapılması planlanan üst düzey toplantıya ilişkin konuşan Şahab, görüşmenin yalnızca bir araya gelmekten ibaret olmadığını söyledi.

Toplantıya Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakan Mesrur Barzani, YNK Genel Başkanı Bafıl Talabani ve Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani’nin katılması bekleniyor.

Şahab, bu düzeyde bir toplantının yapılabilmesi için önceden belirli bir zeminin oluşmuş olması gerektiğini belirterek, görüşmenin sonuçları konusunda iyimser olduğunu dile getirdi. Ancak parlamentonun hangi tarihte yeniden faaliyete geçeceği veya yeni hükümetin ne zaman kurulacağı konusunda kesin bir tarih vermedi.

“Başkan Barzani’nin Ofisi tüm Kürtlerin evidir”

Şahab, MERI Forumu’nda Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin Rojhılatlı Kürt partilerine yönelik “sorumsuzca davrandılar” sözleri üzerine başlayan tartışmalara da açıklık getirdi.

Şahab, söz konusu eleştirinin İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) veya Komala gibi partilerin resmî tutumlarından ziyade, savaşın başlangıcında sosyal medyada paylaşılan ve askeri hazırlık görüntüsü veren içeriklere yönelik olduğunu savundu.

Gerçek bir askeri gücün hedefini vurmadan önce sosyal medyada gösteri yapmayacağını söyleyen Şahab, bu tür paylaşımların Kürdistan Bölgesi’nin tarafsızlığına ilişkin soru işaretleri yarattığını ve hem bölgeyi hem de Rojhılatlı Kürtleri tehlikeye attığını belirtti.

Şahab, Kürdistan Bölgesi’nin İran ile güvenlik anlaşmalarına ve komşularıyla ilişkilerine dikkat ederek hareket ettiğini, bunun Rojhılat’taki Kürtlerin haklarını görmezden gelmek anlamına gelmediğini söyledi.

Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın Kürt meselesinin savaş ve inkâr politikalarıyla çözülemeyeceğini birçok kez vurguladığını belirten Şahab, Tahran ile sürdürülen iyi ilişkilerin Rojhılat’taki Kürt meselesinin barışçıl çözümü için kullanılabileceğini ifade etti.

Şahab, “Barzani Ofisi Kürtlerin evidir” diyerek, Kürdistan’ın farklı parçalarındaki siyasi aktörlerin talep ve şikâyetlerini dile getirebilecekleri bir merci bulunmasının önemli olduğunu söyledi.

“Kürt meselesi çözülmeden Orta Doğu’da istikrar sağlanamaz”

Şahab, Kürdistan Bölgesi yönetiminin Rojava’daki gelişmeler ve Türkiye’deki barış süreci konusunda da diyalog ve diplomasiye dayalı bir yaklaşım benimsediğini belirtti.

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin bölge ülkeleriyle kurduğu ilişkileri Kürtlerin haklarının korunması amacıyla değerlendirdiğini söyleyen Şahab, Suriye’de Kürtçenin güçlendirilmesi ve Türkiye’deki barış sürecinde diyalog kanallarının açık tutulması yönündeki girişimlere dikkat çekti.

Şahab, Kürt meselesinin inkâr ve savaş yoluyla çözülemeyeceğini vurgulayarak, Kürtlerin haklarının barışçıl yollarla güvence altına alınmasının bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını ifade etti.