Bugün Peşmerge’nin Kürt ve Kürdistan düşmanlarına kahramanca cevap verdiği Sihêla Destanının 9. yıldönümü

Bugün Peşmerge’nin Kürt ve Kürdistan düşmanlarına kahramanca cevap verdiği Sihêla Destanının 9. yıldönümü

Bugün Haşdi Şabi ve İran destekli milislerin Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarının Sihêla’da Peşmerge destansı bir direnişle yenilgiye uğratmasının 9’uncu  yıldönümü.

16 Ekim 2017 tarihinde YNK içerisinde bir kliğin Irak ile anlaşması ardından Kerkük, Xaneqîn, Xurmatu, Şengal’in de içerisinde olduğu Kürdistan Bölgelerin işgali ardından, Haşdi Şabi ve İran destekli gruplar Kürdistan Bölgesi’nin statüsünü sonlandırmak için Erbil ve Duhok’a doğru harekete geçti.

Koalisyonun IŞİD ile mücadele çerçevesinde Irak ordusuna verdiği Abraham tankları, zırhlı araçlar ve ağır silahların yönü Kürdistan’a çevrildi. İlk saldırı 24 Ekim’de Pirdê’de ikinci saldırı 26 Ekim’de Sihêla’da üçüncüsü Mahmudiye’de  Peşmerge’nin destansı bir savaşı ile hezimete uğratıldı.

Bu çatışmalara damgasını vuran slogan ise “boyun eğmeyeceğiz” sloganı oldu. Peşmerge güçleri komutanlarından Bedel Bendi’nin TV’nin canlı yayınında Irak mermilerinin bulunduğu yerin üzerinden geçmesi karşısında “Eğilmeyin, boyun eğmeyin” deyişi Sihela, Mahmudiye ve Peşxabur hattında ciddi çatışmalar yaşanmıştı. Buradaki savaş Irak ordusunun sömürgeci güçlerin ve Kürt işbirlikçilerinin ortaklığı ile Kürdistan’ın statüsünü ortadan kaldırma savaşını engelledi.

Başkan Barzani Sihêla Direnişi için neler yazmıştı?

O dönem Kürdistan Bölgesi Başkanı ve Peşmerge Genel Komutanı Başkan Barzani “Tarihe Not”  kitabının 117’inci sayfasında yaşananlar için şunları yazmıştı: “26 Ekim 2017 tarihinde Irak ile Haşdi Şabi güçleri, İran milisleri ve Lübnan Hizbullah güçlerinin desteği İranlı komutan Seyid Muhtar (o savaşta yaralanmıştı) komutasında Pêşxabur’u ele geçirmek için Sihêla ve Mehmûdiye cephesindeki Peşmerge mevzilerine saldırdı. Ancak büyük bir yenilgiye uğradılar.”

Başkan Barzani yaşanan zafer ardından yapılan görüşmelere ilişkin şu cümleleri yazıyor: “Abadi(o dönemin Irak Başbakanı) o kadar mağrur ve burnu havalardaydı ki, bizimle siyasi diyaloğa yanaşmıyordu. O yenilgiden sonra askeri teknik timlerin birlikte bir görüşme yapmasını talep etti.”