YNK’li Niştiman Nawpirdani Parlamento oturumuna katılma nedenlerini yazdı…

YNK’li Niştiman Nawpirdani Parlamento oturumuna katılma nedenlerini yazdı…

Kürdistan Bölgesi parlamentosu seçimin üstünden 2 yıl geçmesine rağmen aktifleşmemişti. 4 Ekim günü yapılan oturum ile parlamento çalışmaya başladı. Fakat süreç o kadar kolay olmadı.

KDP uzun zamandır parlamentonun aktifleşmesi için çağrı yapıyordu. Fakat 39 sandalyeye sahip KDP’nin bunu tek başına yapması mümkün değildi. Çünkü Parlamento’nun toplanması için 51 kişinin yani salt çoğunluğun toplanması gerekiyordu. 4 Ekim’de yapılan toplantıya YNK’den 3, Yeni Nesil’den 3 ve Hewest hareketinden de 2 kişi katıldı. Türkmen ve Hristiyanların katılımı ile beraber yeterli sayı toplandı.

Fire veren üç parti oturuma katılan üyeleri hakkında medyalarından ciddi bir karalama yapıyor. Özellikle YNK ve Yeni Nesil üyelerinin para karşılığı oturuma katıldığını iddia etti. YNK’den oturuma katılan Muhammed Bradosti, Bradost aşiretinin liderinin oğlu ve milyonlarca servete sahip.  Diğer bir kişi ise sanatçı Salah Herdi. Herdi de para için değil Kürdistan’ın statüsünü korumak için oturuma katıldığını söyledi. Ve diğer bir isim ise Niştiman Nawpirdani.

Hewler’den seçilen Niştiman Nawpiradani, ise şehit bir Peşmerge’nin kızı. Nawpiradani neden oturuma katıldığını açıklamak için bir makale kaleme aldı.  “Parlamentoya gitme kararımın ardındaki gerçek” başlıklı makalesinde Nawpiradani “Kürdistan’ın statüsünü korumak ve şehit babasına saygısından dolayı” oturuma katıldığını söyledi.

Aşağıda Niştiman Nawpirdani’nin makalesinin tamamını yayınlıyoruz.

Parlamentoya Gitme Kararımın Ardındaki Gerçek

Bugün çok sayıda gazeteci ve dostum benden açıklama talep etti. Bu nedenle, yöneltilen bütün sorulara burada cevap vermenin doğru olacağını düşündüm.

Bugün parlamentoya gittim. Bunun üzerine birçok kişi bana neden böyle bir karar aldığımı sordu. Bazıları ise konuyu yeterince anlamadan, aceleyle hüküm vererek beni “kendini satan” biri olarak nitelendirdi.

Geliniz, siyasi duygulardan ve siyasi hesaplaşmalardan uzak, akılcı bir şekilde konuşalım. Çünkü mesele yalnızca benimle ilgili değildir. Mesele, Kürdistan Bölgesi’nin siyasi varlığı, geleceği ve halkımızın kazanımlarıdır.

  1. Asıl mesele nedir?

Asıl mesele, benim parlamentoya gidip gitmem değildir. Benim parlamentoya gitmem ya da gitmemem, tek başına büyük bir siyasi mesele değildir.

Asıl mesele şudur:

İki yıldır hiçbir sonuç alınamayan siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle, milletvekillerinin evlerinde oturup maaş almaktan başka bir şey yapamadığı bir ortamda, Kürdistan Bölgesi’nin siyasi varlığını bu anlaşmazlıkların rehinesi hâline mi getirmeliyiz?

Ben milletvekili olarak seçmenlerimden aldığım oyu evde oturmak için almadım. Halkıma hizmet etmek için aldım.

Eğer görevimi yerine getirmezsem, bana güvenerek oy veren insanların iradesine ihanet etmiş olurum. Peki, yalnızca milletvekili unvanını taşımak ve maaş almak yeterli midir?

Sizden hiçbir şey saklamak istemiyorum. Parlamento bir yıl daha işlevsiz kalmaya devam etseydi, milletvekilliğinden istifa ederdim.

Çünkü ben halkına hizmet etmek için sabırsızlanan bir insanım. Evde oturmak, ne benim ne de ailemin alışabileceği bir durumdur.

  1. Asıl tehlike nerede?

Açık konuşalım.

Bağdat, bizim kendi kendimizi yönetemediğimizi ilan edeceğimiz günü bekliyor. Faaliyet göstermeyen bir parlamento ve işlevini yerine getiremeyen kurumlar, Kürdistan Bölgesi’nin siyasi varlığını zayıflatmak isteyenler için en güçlü gerekçelerden biridir.

Ben Kürdistan’ın büyük bir şehidinin kızıyım. Babam ve ailem, bu siyasi varlığın korunması için kanlarını döktüler

Onların mücadelesi, benim kendi ellerimle bu siyasi varlığı ortadan kaldırmak isteyenlere gerekçe sunmam için değildi.

Bir şehit kızı olarak Kürdistan Bölgesi’nin siyasi varlığını ve kazanımlarını korumak, benim için her türlü siyasi uzlaşmadan daha kutsaldır.

Eğer bugün bu sorumluluğu yerine getirmeseydim, babamın kanının boşa gitmiş olacağını düşünürdüm.

Bir gün babamın karşısında durduğumu ve bana şu soruyu sorduğunu hayal ediyorum:

“Biz bu toprakların, Kürdistan Bölgesi’nin ve Kürt halkının haklarının korunması için kanımızı döktük. Peki, sen bizim mücadelemizin devamı için ne yaptın?”

Ona, “İki yıl boyunca evde oturdum” mu diyecektim?

Yoksa “Dört yıl boyunca evde oturup maaş aldım ve hiçbir faaliyet göstermedim” mi diyecektim?

Benim vicdanım buna izin vermezdi.

  1. Neden bağımsız milletvekili olarak hareket etme kararı aldım?

Eski siyasi arkadaşlarıma yönelik çok sayıda sitemim ve şikâyetim var. Onlar da bu konuları benden daha iyi biliyorlar. Ancak burada geçmişte yaşananları uzun uzun anlatmak istemiyorum.

Bütün bu yaşananların ardından, artık yalnızca sözde kalan ve eyleme dönüşmeyen parlak vaatleri beklememem gerektiğine karar verdim.

Çünkü halkın beklentileri sözlerle değil, somut çalışmalarla karşılanmalıdır.

Bu nedenle bugünden itibaren bağımsız bir milletvekili olarak hareket etmeye karar verdim.

Ne bu siyasi ittifaka ne de diğerine bağlı olacağım.

Ben yalnızca vicdanıma, halkın bana verdiği oya ve Kürdistan Bölgesi’ne bağlı olacağım.

Eğer bu, vicdanımın bana gösterdiği yol ise, benim için doğru olan budur.

Vicdanım ile siyasi oyunlar arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığımda, siyasi oyunları tercih etmedim.

Bu kararı aldığım için de kendimi huzurlu hissediyorum.

Son olarak, özür dilemem gereken bir konu var.

İki yıldır siyasi kararlar ve yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle parlamentoda herhangi bir faaliyet gerçekleştiremediğim için seçmenlerimden özür diliyorum.

Onlara parlamentoda hak ettikleri şekilde hizmet edemedim. Ne yeterli yasama faaliyeti gerçekleştirebildim ne de parlamentoda kendileri için gerektiği gibi çalışabildim.

Her ne kadar kişisel bağlantılarım aracılığıyla parlamento dışında onlarca, hatta yüzlerce kişiye yardımcı olmuş ve hizmet etmiş olsam da bunu bir övünç kaynağı olarak sunmak istemiyorum.

Çünkü bu benim görevimdi.

Ancak bugünden itibaren parlamentodayım.

Halkım için, sizler için ve haklı haklarınızın korunması için.

Niştiman Nawpirdanî