darka mazi

darka mazi

Bu gün Behdinan Enfal’inin 38’inci yıl dönümü

Bu gün Behdinan Enfal'inin 38'inci yıl dönümü

Bugün Irak Baas rejiminin Kürdistan’a yönelik sistematik olarak yürüttüğü Enfal’in son halkası olarak bilinen Behdinan Enfali’nin başlamasının 38’inci  yıl dönümü. Irak’ta Baas rejiminin Kürtler’e karşı başlattığı saldırılarda birçok yerde kimyasal silah kullanıldı. Sekiz aşamada başlayan Enfal girişimi, katliam ve göç…

Kürd Siyasetinde Kimlik Krizi

Adalet Kılığında Anti-Semitizm

İnsan, öncelikle yerel ve ulusal değerler üzerinden kişilik kazanır. Bu temel üzerine evrensel değerlerin eklenmesi, benliğin derinleşmesini ve olgunlaşmasını sağlar. Yerel ile evrensel değerler arasında kurulan sağlıklı denge, güçlü bir kimlik gelişiminin hem düşünsel hem de varoluşsal temel şartıdır. Ulusal…

3. BÖLÜM: Şiddet Dışı Mücadele Stratejisi ile Öcalan Paradigması Arasındaki Temel Ayrılıklar

3. BÖLÜM: Şiddet Dışı Mücadele Stratejisi ile Öcalan Paradigması Arasındaki Temel Ayrılıklar

Giriş: Doktrinsel Bir Karşılaştırma İhtiyacı Makale serimizin ilk iki bölümünde; şiddet dışı mücadelenin teorik altyapısını, sivil itaatsizlik ve “itaatsiz eylemlerin” bir rejimin meşruiyetini nasıl sarsabileceğini ve Ortadoğu jeopolitiğinde Kürtler için sunduğu stratejik imkânları ele aldık. Ancak Kürt siyasal düşüncesinde “şiddet…

PKK silahlarını, Türkiye Milli Savunma Bakanlığına teslim ediyor

PKK silahlarını, Türkiye Milli Savunma Bakanlığına teslim ediyor

PKK’nin silah bırakma sürecinin nasıl işleyeceğine dair bilgiler medyada yer aldı. Haber Türkiye’de iktidara yakınlığı ile bilenen Yeni Şafak tarafından yapıldı. Buna göre silahlar MSB’ye teslim edilecek. Mahmur’da mevzilerini Irak ordusuna, Rojava’da Suriye devletine, Şengal’de güçlerini Haşdi Şabi mekanizmasına teslim…

Sekreteryası Abdullah Öcalan’ın Kürdistan’ı reddetiğini ve sürecin bu biçimde başladığını itiraf etti

Sekreteryası Abdullah Öcalan'ın Kürdistan'ı reddetiğini ve sürecin bu biçimde başladığını itiraf etti

İmralı Sekretaryasında yer alan ve Öcalan ile aynı cezaevinde bir süre kalan Veysi Aktaş sürecin nasıl başladığına dair gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için Orta Doğu’da bir Kürdistan’a ihtiyaç vardı. Öcalan bunu reddetti” dedi. DEM Parti milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, İmralı Heyeti üyesi, Öcalan’ın avukatlarından Faik Özgür Erol ve İmralı Cezaevi’nde 10 yıl 4 ay Öcalan’la kalan ve 2025 temmuz ayında 31 yıl hapisten sonra tahliye olan Veysi Aktaş, İstanbul Taksim’de gazetecilerle biraraya geldi. Veysi Aktaş: “Süreç öncesi Öcalan, başka bir odaya alındı” Pervin Buldan ve Özgür Erdol’dan sonra söz alan Veysi Aktaş da “Süreç 2024 Ekim’de Devlet Bahçeli’nin konuşması ile mi başladı, öncesinde bir ön hazırlık oldu mu?” sorusuna yanıt verdi: “Devlet Bahçeli’nin açıklaması üzerinden süreç başladı. Ondan önce İmralı’da herhangi bir görüşme filan olmadı. Bu açıklamadan sonra devletle ilişki kuruldu. Öncesinden bir görüşme yoktu. Kimisi işte öncesinden vardı diyor, hayır yoktu. Kesinlikle yoktu. Bir gün bunlar belki yazılacaktır da. Ama yok yani hiçbir görüşme yoktu. Tam tersine çok ağır bir tecrit süreci yaşadık on yıl boyunca. Nasıl burada bir savaş süreci vardıysa orada da tecrit. Yani süreç kesinlikle Bahçeli’nin çağrısı ile gelişti. -İmralı’da Bahçeli’nin çağrısını duyduğunuzda kendi aranızda ne konuştunuz? “Başkan onu bekliyordu. Devlet içerisinde bir girişimin gelişmesini bekliyordu. Hatta geciktirildiğini söyledi. ‘2023’te  aslında bu girişim başlatılmalıydı’ dedi. Doğru olan buydu.  Aslında devlet içerisinde bu girişimi başlatmak isteyen bir kesim vardı. Mesela 2023’te Sayın Öcalan’ın yeri değiştirildi. Odası değiştirildi. Bir yerden bir yere alındı. İşte o zaman kendisi ‘Mandela’nın da ilkin yeri değiştirildi. Acaba böyle bir süreç mi başlıyor? Böyle bir şey mi başlıyor’ diye söyledi. Gerçekten de sonradan öğrendi. Devlet içerisinde bir kesim böyle bir görüşmeyi başlatmak istemiş. Ama engellenmiş. O norm dışı güçler olarak tarif ettiğimiz güçler.” “Kürtler devleti, devlet de Kürtleri tanıması lazım” “Kürtler hukukun dışına itilmiş. Devletin de dışına itilmiş. Bu süreç Kürtlerin hukuk içine ve devlet içine alınması sürecidir. Bu sürecin tamamlanması gerekiyor. Anayasal aşaması da dahil olmak üzere. İki tarafın birbirini tanıması lazım. Yani Kürtlerin devleti tanıması lazım, devletin de Kürtleri tanıması lazım. Demokratik entegrasyon da böyle gerçekleşir.” “İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için Orta Doğu’da bir Kürdistan’a ihtiyaç vardı. Öcalan bunu reddetti” “Kürt sorunun çözümü de tek başına Türkiye’nin başarabileceği bir şey değil. Tek başına diyorum. Çünkü Orta Doğu’da hiçbir sorunun tek bir tane aktörü yok. Yani tek bir  başkent Orta Doğu’daki sorunları yönlendirmiyor. İsrail tek başına yapamıyor. İngiltere tek başına yapmıyor. Ankara da tek başına yönlendiremiyor. Şimdi Kürt meselesi de bu anlamda sadece Türkiye’nin bir iç siyaset meselesi değil. Bölgesel bir meseledir hatta küresel bir meseledir. Ne yazık ki bu noktaya geldi. Eğer Türkiye bu sorunu çözemezse farklı güçler devreye girecek ve bu sürecin başlamasında bölgedeki siyasal gelişmelerin direkt payı var. Önderlik bunu şöyle ifade etti. Proto İsrail ve post İsrail teorisi olarak tanımladı. Çok önemli bir teoriydi bu. Devlet niye bu noktaya geldi? Çok bile isteyerek bu noktaya gelmedi. İsrail faktörü önemli bir faktör. Proto İsrail ve post İsrail diye teorize ediyor Öcalan bunu. İlk aşama Proto İsrail’di. Orta Doğu’da İsrail’in kabul edilebilmesi ve oluşturulabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’ne ihtiyaç vardı. Ama bugün o ihtiyaç ortadan kalktı. Baş aktör İngiltere, İngilizlerdi. Ve İngilizler kendi sistemlerini oluştururken ‘yaralı bir Kürt’e’  ihtiyaç duydu. Churchill’in bir sözüdür bu. Yani Orta Doğu’yu yönetmek istiyorsan Kürtleri yaralı bırakacaksın. Ne yaşatacaksın, ne öldüreceksin? Yaralı bırakacaksın. Kürtler bir özne haline gelerek bu sistemi dağıttı. Post İsrail ise şu: Bugün İsrail’in varlığını sürdürebilmesi için Orta Doğu’da bir Kürdistan’a ihtiyaç var ve ikinci bir İsrail’e ihtiyacı var. PKK bunu kabul etmedi. Öcalan bunu reddetti Yani milliyetçi bir ulus devlete ihtiyacı var. Bu kabul edilmiyor. Bunu anlamak lazım. Önderliğin zaten karşı çıktığı husus bu. Milliyetçiliğin her türüne karşı çıkıyor. Bu sürecin gelişmesinin bir nedeni de buydu işte.” DSG’den Mazlum Abdi ve İlhan Ahmed İmralı’ya Öcalan ile buluşmaya Türkiye’ye gelecek mi? “Karşılıklı her iki taraftan da böyle bir talep var. Zaten biliniyor. Koşullar değişecek. Yani Sayın Öcalan yeni yerine geçecek. İstediğiyle istediği kadar görüşme şansı bulabilecek. Mazlum Abdi’nin de oraya gidişi sanırım biraz Türkiye’deki gelişmelerle yani bu süreçle bağlantılı bir durum. Süreç gelişirse onun gitmesi de kolaylaşır. Olumluya doğru evrilirse onun gitmesi de kolaylaşır” Kaynak: Serbestiye

Kalibaf: Irak ziyaretinin amacı “yeni bölgesel düzeni hızlandırmak”

Kalibaf: Irak ziyaretinin amacı "yeni bölgesel düzeni hızlandırmak"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak ziyaretinin yabancı müdahalesinden uzak “yeni bir bölgesel düzenin” oluşumunu hızlandırmayı amaçladığını söyledi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak ziyaretinin “yeni bir bölgesel düzenin” oluşumunu hızlandırmayı hedeflediğini açıkladı. Irak’a ulaşmasının ardından açıklamalarda bulunan…

İran’a Yönelik Savaşta Güncel Durum!

İran’a Yönelik Savaşta Güncel Durum!

Bu analizde dikkate alacağım süreç; İran’a yönelik ABD (ve kısmen BM) baskısı, Hürmüz Boğazı kozu, müzakere taktikleri ve bölgesel faaliyetlere ilişkin -Ağustos 2026 itibarıyla olacak. Diğer bir deyimle gelinen aşamayı içeriyor. 2026’daki ABD-İsrail-İran savaşı (Şubat sonu başlangıç), ardından gelen ateşkes…

Neçirvan Barzani’den Başbakanlık Ofisi ve İstihbarat Dairesi başkanının evine yapılan saldırıya kınama

Neçirvan Barzani'den Başbakanlık Ofisi ve İstihbarat Dairesi başkanının evine yapılan saldırıya kınama

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, bu sabah Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin ofisi ile Güvenlik ve İstihbarat Ajansı Başkanı’nın ikametgahını hedef alan saldırıları sert bir şekilde kınadı. Neçirvan Barzani, saldırıların tamamen kabul edilemez ve tehlikeli bir tırmanış olduğunu belirtti.  Irak federal hükümetine çağrıda bulunan Neçirvan Barzani, Irak’ın güvenlik ve istikrarını koruma konusundaki anayasal sorumluluğunu yerine getirmesini ve bu tür saldırıların tekrarlanmaması için gerekli adımları atmasını istedi. Barzani ayrıca Irak’ın, Kürdistan Bölgesi de dahil olmak üzere egemenliği, güvenliği ve istikrarının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek, tüm taraflara gerilimi azaltma çağrısında bulundu. Neçirvan Barzani’nin açıklaması şöyle: “Bu sabah Kürdistan Bölgesi Başbakanı Sayın Mesrur Barzani’nin ofisi ile Güvenlik ve İstihbarat Ajansı Başkanı’nın ikametgahını hedef alan saldırıları sert bir şekilde kınıyoruz. Bu saldırılar tamamen  kabul edilemez ve tehlikeli bir tırmanıştır. Federal hükümetten, bu tür saldırıların tekrarlanmaması için ülkenin güvenlik ve istikrarını koruma konusundaki sorumluluğunu ve anayasal yükümlülüğünü yerine getirmesini istiyoruz. Kürdistan Bölgesi de dahil olmak üzere Irak’ın egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının korunması ortak bir sorumluluktur. Herkes gerilimi azaltmak ve gerilimlerin tırmanmasını önlemek için çalışmalıdır.”