darka mazi

darka mazi

ABD 90 dakika süren saldırıda nereleri vurdu? İran basını duyurdu

ABD 90 dakika süren saldırıda nereleri vurdu? İran basını duyurdu

ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından, İran basını ülkenin güneyi ile güneybatısındaki farklı noktalarda bazı yerlerin vurulduğunu duyurdu. İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın Hürmüzgan Valiliği kaynaklarına dayandırdığı habere göre, ilk saldırı yerel saatle 00.55’te Hürmüz Boğazı yakınındaki Sirik’te bir noktayı hedef aldı. Yaklaşık iki dakika sonra, 00.57’de, Keşm Adası çevresindeki bir noktaya yeni bir saldırı düzenlendi. Aynı kaynaklar, 01.27’de ise Bender Abbas kentinin doğusundaki bir noktanın ABD tarafından vurulduğunu bildirdi. Saldırıların yol açtığı hasara ilişkin incelemelerin sürdüğü, ayrıntıların daha sonra kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Ahvaz’da hastane çevresi hedef alındı İran devlet televizyonu ise ABD’nin Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentinde Şehit Bekayi Hastanesi yakınını hedef aldığını aktardı. Haberde, kanser tedavisi gören çocukların bulunduğu hastanenin saldırının ardından tedbir amacıyla geçici olarak tahliye edildiği ifade edildi. Saldırıda can kaybı ya da yaralanmaya ilişkin resmi açıklama yapılmadı. CENTCOM: İran’ın askeri kabiliyetleri hedef alınıyor ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), daha önce yaptığı açıklamada İran’a yönelik ikinci dalga saldırıların başlatıldığını duyurmuştu. CENTCOM açıklamasında, saldırıların Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere tehdit oluşturduğu belirtilen İran askeri kabiliyetlerini hedef aldığı belirtilerek, “Bu boğaz küresel ticaret açısından hayati öneme sahip uluslararası bir su yoludur. ABD ordusu, Başkomutan’ın talimatıyla İran’ı sorumlu tutmaktadır” ifadelerine yer verilmişti. İranlı yetkililer ise saldırılarla ilgili henüz kapsamlı bir resmi bilanço açıklamadı.

‘Kürtçenin Miri’ Celadet Ali Bedirxan’ın vefatının üzerinden 75 yıl geçti

'Kürtçenin Miri' Celadet Ali Bedirxan'ın vefatının üzerinden 75 yıl geçti

Kürt dil bilimci, gazeteci-yazar ve siyasetçi Celadet Ali Bedirxan’ın vefatının üzerinden 75 yıl geçti. 1893 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Celadet Ali Bedirxan, 15 Temmuz 1951’de Suriye’nin başkenti Şam’da vefat etti. Cizreli Mir Bedirxan Bey’in torunu ve Kürt Teali Cemiyeti kurucularından Emin Ali Bedirxan’ın oğlu olan Celadet Ali, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Bedirxan, Suriye’de Haco Ağa, Ekrem ve Kadri Cemilpaşa ve önde gelen diğer Kürt aydınlarıyla birlikte Xoybûn’un kuruluşunda aktif rol oynadı. 1930’lu yıllarla birlikte, siyasi çalışmalardan uzaklaşarak Kürtçe ile ilgili çalışmalarını yoğunlaştıran Bedirxan, 15 Mayıs 1932 yılında Hawar dergisini çıkardı. Hawar dergisinin ilk sayısının yayınladığı tarih olan 15 Mayıs her yıl “Kürtçe Dil Bayramı” olarak kutlanıyor. Hawar Dergisi ile birlikte ilk kez Arap karakterli Kürt alfabesinin yanında Latin karakterli Kürt alfabesi de kullanılmaya başlandı. İlk 23 sayısı hem Latin harfleri hem de Arap harfleriyle yayınlanan Hawar dergisi, 24. sayıdan itibaren bütünüyle Latin harfleriyle yayımlandı. Kürtlerin, günümüzde kullandığı Kürtçe Latin alfabesi ilk kez Hawar dergisinde kullanıldı. Mir Celadet Ali Bedirxan kimdir? 1893 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Mir Celadet Ali Bedirxan, 15 Temmuz 1951’de Suriye’nin başkenti Şam’da hayata gözlerini yumdu. Cizreli Bedirxan Bey’in torunu ve Kürt Teali Cemiyeti kurucularından Emin Ali Bedirxan’ın oğlu olan Celadet Ali, ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Bedirxan, 1. Dünya Savaşı sırasında, Osmanlı ordusunun Kafkasya Cephesi’nde subay olarak görev yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasının ardından Kürt aşiretlerinin birliğini sağlamak için çaba göstermesine rağmen başarılı olamayan Mir Celadet Ali Bedirxan, 1922 yılında kardeşi Kamuran Bedirxan’la birlikte Almanya’ya gitti. Almanya’da öğrenimini sürdüren Celadet Ali, 1925’te önce Kahire’ye geçti, bir süre sonra da Fransız mandası altındaki Suriye’ye yerleşti. Bedirxan, Suriye’de Haco Ağa, Ekrem ve Kadri Cemilpaşa ve önde gelen diğer Kürt aydınlarıyla birlikte Xoybûn’un kuruluşunda aktif rol oynadı. 1930’lu yıllarla birlikte, siyasi çalışmalardan uzaklaşarak Kürtçe ile ilgili çalışmalarını yoğunlaştıran Bedirxan, 15 Mayıs 1932 yılında Hawar dergisini çıkardı. Hawar Dergisi’nin ilk sayısının yayınladığı 15 Mayıs her yıl “Kürtçe Dil Bayramı” olarak kutlanıyor. Hawar Dergisi ile birlikte ilk kez Arap karakterli Kürt alfabesinin yanında Latin karakterli Kürt alfabesi de kullanılmaya başlandı. İlk 23 sayısı hem Latin harfleri hem de Arap harfleriyle yayınlanan Hawar Dergisi, 24. sayıdan itibaren bütünüyle Latin harfleriyle yayımlandı. Kürtçe Latin alfabesi ilk kez Hawar’da kullanıldı Kürtlerin, günümüzde kullandığı Kürtçe Latin alfabesi ilk kez Hawar dergisinde kullanıldı. Hawar dergisinde çoğunlukla Kurmanci olmak üzere düzenli bir biçimde Sorani ve az sayıda da Zazaki yazılar yayınlandı. Osmanlı dönemi Kürt basınından ayrı olarak Hawar’da Türkçe yazılara yer verilmemekle birlikte, dergide Fransızca bölümü vardı ve bazı Kürtçe yazılar Fransızca’ya da tercüme ediliyordu. Hawar dergisi hem Kürtçenin standartlaştırılması hem de Kürtçe yazan kadronun yetişmesi anlamında bir okul işlevi gördü. Hawar’ın yazar kadrosu içinde Celadat Bedirxan dışında, kardeşi Kamuran Bedirxan, Osman Sebri, Nureddin Zaza, Cegerxwin, Kadri Can gibi bir çok ünlü Kürtler yer aldı. 57 sayı yayımlanan Hawar, 1943’de yayın hayatına son verdi. Bedirxan, 1942’de Şam’da Hawar’ın yanı sıra Ronahi ismiyle resimli bir Kürtçe dergi de çıkardı. Başta Hawar’ın bir eki olarak çıkan Ronahi, Hawar’ın yayınına son vermesinin ardından bir süre yayınına bağımsız olarak devam etti. Meşakkatli ve badirelerle dolu sürgün yaşamının son dönemlerinde, Şam’a bağlı Hecan köyünde çiftçilikle uğraşırken su kuyusunun çökmesi ile 15 Temmuz 1951’de yaşama gözlerini yuman Kürtçe latin alfabesinin kurucusu Celadet Bedirxan’ın mezarı Şam’dadır. Ölümünden sonra hayattayken yaptığı Kürtçe dil çalışmaları bir araya toplandı. Eserleri ·         Elifba Kurdî (Kürtçe Alfabe) ·         Rûpelên Elfabê ·         Rêzimana Elifbaya Kurdî ·         Rêzimana Kurdî (Kürtçe Gramer) (Roger Lescot ile birlikte) ·         Ferhenga Kurdî (Kürtçe Sözlük) ·         Günlük Notlar ·         De La Question Kurde / Kürt Sorunu Üzerine (Fransızca ve Türkçe) ·         Were Dotmam (Hawar Dergisi’nde yer alan şiirler) ·         Edirne Sükutunun İç Yüzü (Kamuran Bedirxan ile birlikte) ·         Mustefa Kemal’e Mektup ·         Dîbaca Nimêjên Êzdiyan ·         Hevind

İran, Kürdistan Bölgesi sınırına askeri yığınak yapıyor

İran, Kürdistan Bölgesi sınırına askeri yığınak yapıyor

Rojhılatlı Kürt muhalif gruplar, Devrim Muhafızları’nın son haftalarda Kürdistan Bölgesi sınırına binlerce asker, füze sistemleri, topçu birlikleri ve insansız hava araçları sevk ettiğini öne sürdü. Tahran yönetimi iddialara ilişkin açıklama yapmadı. Rojhılatlı Kürt muhalif gruplar, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO)…

15 yaşındaki çocuk kaçırıldı, Süleymaniye asayişi PKK’yi aklamak için çocuk haklarını yok saydı

15 yaşındaki çocuk kaçırıldı, Süleymaniye asayişi PKK’yi aklamak için çocuk haklarını yok saydı

15 yaşındaki Menesa Muhammed Hemê adlı kız çocuğu PKK tarafından savaşçı yapılmak için kaçırıldı. Süleymaniye asayişi ise PKK’nin çocuk kaçırmasını meşrulaştıran açıklama yaptı. Menesa’nın ailesi: Kızımı PKK kaçırdı 6 yıldır Süleymaniye’de yaşayan Kobanili bir aile kızlarının kaçırıldığını açıkladı. Psikolojik sorunları…

Bir asra yaklaştı, Geliye Zilan katliamı hala acısı taze

Bir asra yaklaştı, Geliye Zilan katliamı hala acısı taze

Van’ın Erciş ilçesine bağlı Zilan Deresi’nde 13 Temmuz 1930’da binlerce Kürt’ün hayatını kaybettiği katliamın üzerinden 96 yıl geçti. Adını olayın yaşandığı Zilan Deresi’nden alan Zilan Katliamı’nın üzerinden 94 yıl geçmesine rağmen katliamın acısı hafızalarda hala tazeliğini koruyor. Katliamda kadın, çocuk binlerce Kürt vahşice katledildi. Katliamda ölü sayısına ilişkin farklı rakamlar ifade edilse de öldürülenlerin on binleri bulduğu, onlarca köyün yakıldığı, binlerce kişinin sürgün edildiği bildiriliyor. 1930 yılının Temmuz ayında Ağrı Dağı Ayaklanması sırasında Ferik Salih Omurtak komutasındaki 9. Kolordu tarafından Zilan Deresi’ne sığınan on binlerce Kürt vahşi bir şekilde katledilmişti. Katliamda insanlığın en ağır suçları işlendi. Anne karnındaki bebekten en yaşlısına kadar on binlerce Kürt şehit edildi. Zilan Deresi’nde hamile kadınların karınları deşilerek bebeklerin cinsiyetine bakıldı. İnsanlar birbirine bağlanarak kurşuna dizildi. Çemê Gurcemê vadisinde, binlerce insan birbirlerine bağlanarak toplu bir şekilde vahşice katledildi. 16 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet gazetesine göre 15 bin kişi, bizzat Ağrı Dağı ayaklanmasında da yer alan Kürt yazar Hesen Hişyar Serdi’ye göre, Ademan, Sipkan, Zilan ve Hesenan aşiretlerden oluşan 18 köyden 47 bin kişi, Ermeni araştırmacı Garo Sasuni’e göre, 5.000 kadın, çocuk ve yaşlı öldürülmüştür. Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi ise, “Zilan Bölgesi vadilerinden birinde 1.550 kişi kesildi, Erciş bölgesinde 200 köy yakıldı, Patnos sahasında yakılıp yıkılmayan tek köy kalmadı, Türk askerleri, Kürtlerin hayvanlarını da alıp aşırdılar” şeklinde aktardı. Türkiye ordusu katliamda, iki kolordu (7. Kolordu ve 9. Kolordu) ve 80 uçaktan oluşan hava gücü kullandı. Cumhuriyet gazetesi 16 Temmuz 1930 tarihinde Zilan Katliamı için, “Ağrı Dağı tepelerinde tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı Dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türk’ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur” ifadelerini kullandı. Zilan Katliamı’nda görev alan bir asker anılarında insanları makineli tüfeklerle öldürdüklerini belirtiyor. Rûdaw ekranlarında yayınlanan, Zilan Katliamı’nın tanıkların dilinden anlatıldığı “Kızıl Gökyüzü” isimli belgeselde yaşanan vahşet gözler önüne seriliyor.

37 Yıl Geçti: Şehit Dr. Abdurrahman Qasimlo Unutulmadı

37 Yıl Geçti: Şehit Dr. Abdurrahman Qasimlo Unutulmadı

Kürt lider Dr. Abdurrahman Kasımlo’nun 13 Temmuz 1989 yılında Viyana’da İran devleti tarafından katledilmesinin üzerinden 37 yıl geçti. KDP-İ Genel Sekreteri Kasımlo, 13 Temmuz 1989’da İranlı hükümet yetkilileri ile müzakere yapmak üzere gittiği Avusturya’nın başkenti Viyana’da, barış masasında öldürüldü. Abdurrahman…