Rojhelat güçleri, Rojava’dan hangi dersleri çıkarmalı?

1 Mart günü ABD ve İsrail’in İran’a dönük operasyonu bu baharın zorlu bir bahar olacağını, risk ve fırsatları bir arada sunduğunu gösteriyor.
İran İslam Rejimi 1979’dan bu yana ilk kez böylesi büyük bir darbe yedi ve çökmeye yaklaştı. İran ilk günkü şiddetli şoktan sonra şimdi kendini toparlamak, zaman kazanmak için çaba harcıyor. Bir yandan sahada vekil güçleri Haşdi Şabi vb ile beraber kontrollü biçimde şiddeti yükseltiyor ve coğrafyayı karmaşıklaştırmaya çalışıyor. Öte yanda da operasyona karşı çıkan güçlere de tümden yıkılmadığı sinyali vererek güçlü olduğunu ortaya koymaya çalışıyor.

İran’da sürecin nasıl işleyeceği belli değildir. İran bir yandan bir tarikat-örgüt öte yandan da pers devlet geleneğine dayanıyor ve yıkılmaktansa esnemeyi ve kendini belli ölçüde korumaya çalıyor.
Operasyona müşterek güçlerin de somut bir İran stratejisi yoktur. Rejim tümden yıkılmak mı isteniyor, yoksa güçsüzleştirilip teslim alınmak mı isteniyor belli değildir. Küresel güçler bile temkinlidir. Herkes savaşın Küresel çapta etkilerini ölçmeye ve ona göre pozisyon almaya çalışıyor. Kürtler de aynı şeyi yapmalıdır. Hem cesur hem temkinli olmalıdır.  Ve Rojhelat, Rojava’dan dersler çıkarmalıdır. Hem aynı hataları yapmamalı hem de PKK’yi Rojhelat’tan uzak tutmalıdır.

Rojava’da Kürtler kendi somut çıkarları doğrultusunda hareket etmedi. Öcalan’ın ve PKK’nin ideolojik söylemleri ile hareket ettiler. Rojava’da Kürtler tüm Suriye’yi hatta tüm Ortadoğu’yu demokratikleştirme, üçüncü yol vb söylemi ile rotalarını yitirdiler. Kürdistani olmayan bölgeler dışında ve Kürdistani olmayan amaçlar için 15 bine yakın Kürt genci öldü. Halk 13 yıl boyunca büyük yıkım gördü.  Demokratik Suriye diye diye diye sonuçta belirsiz bir biçimde Suriye’ye entegre oldular.

Rojhelat böyle yapamaz. Rojhelat dünya siyasal sisteminin İran rejimi için planlarını takip etmeli. Ve Rejim hakkındaki düşünceler belirlenmeden öte atılmamalı, kendi gücünü ve Kürt şehirlerini ve Kürt gençlerini erkenden sahaya sürmemelidir. Somut sözler almalı ve Kürtlerin kendini yönetme ve kendini idare etmesi için somut taleplerde bulunmalıdır. Üçüncü yol, demokratik İran vb söylemler Rojhelat’a kaybettirir. Rojhelat örgütleri kendi aralarındaki rekabetleri bir yana bırakarak Kürdistani söylem etrafında birleşmelidir.

Özellikle de PKK’nin Rojhelat için koç başı olaak kullandığı PJAK’a karşı da duyarlı olmalıdır. PKK, PJAK’ı bir truva atı gibi kullanarak bu adla Rojhelat’a girmek istiyor.  Kuzey’de kaybetmiş, Güney’de tüm mevzilerini Türkiye’ye vermiş ve Rojava’yı enterasyon adı altında küçülen PKK  kendi ömrünü bu kez de Rojhelat’ta uzatmak istiyor.

PKK’nin PJAK adı ile Rojhelat’a girmesi demek Abdullah Öcalan’ın ve doğal olarak da Türkiye’nin Rojhelet Kürterine müdahalesi demektir. Zaten şimdiden DEM Parti ve Eş Başkanları Tülay Hatimoğulları çıkıp Demokratik İran vb söylemlerle ortamı bulandırmaktadır. Rojhelat kendi özgür geleceğini elinde tutmak için PKK’yi bloke etmelidir.

Rojhelat güçleri  Kürdistani bir duruşla önce birbiri sonra da etkili güçlerle somut talepler üzerinden ittifak yapmalıdır. Rojhelat Kürdistan’ının kazanması Kürtlerin yüz yıllık sömürgeci sistemi yenmesi anlamına gelir.

Güneş Doğu’dan doğacak…

[gusta_social_sharing_box darkamazi_id="social-sharing-box-11528929335d5b338097b69" buttons_size="small" alignment="center" sub_groups="labels" select_buttons="facebook, twitter, email, print, linkedin"]