Rojava’da 2011’de Arap Baharı ile başlayan süreç 29 Şubat 2026’da Şam ve HSD güçleri arasında yapılan anlaşma ile son buldu.
29 Şubat anlaşması ile Rojava’daki tüm yer altı, yer üstü zenginlikleri, idari-askeri yapılar ve kurumlar rejime teslim edildi. Teslim edilmeyen tek şey ise PKK’nin geride bıraktığı kadro iktidarı oldu.
Rojava’da Arap Baharı ile beraber PKK yıllardır Kandil’de, Mahmur Kampında ve Güney’in diğer bölgelerinde biriktirdiği kadrolarını Rojava’ya yığdı. Bu kadrolar Rojava’da HSD, PYD, TEW-DEM ve resmi kurumlar mali sistem, istihbarat sistemi gibi tüm kurumların başına geçtiler. Halk vitirin kadrolar ise gerçek ve tek karar alıcı ve uygulatıcı otorite oldu.
Mazlum Abdi, İlham Ahmet-Ronahi Efrin, Fewza Yusuf- Zaxo Zagros, Asya Abdullah-Dilan Derik, Sipan Hamo- Derweş Efrin, Hesen Koçer, Aldar Halil, Rojhilat Efrin, Emine Ose-Mizgin Derik, Newroz Ehmed, Hesen Mihammed Eli-Zuhat Kobani, Şervin Derik-Hediye Yusuf, Perwin Yusuf, Bedran Çiya Kurd gibi popüler isimler bu kadroların sadece bir bölümü.
Bunların altında da mahalle örgütlenmelerine değin kadroların yönettiği bir sistem oluştu.
Esad döneminden kalan lüks villalar, misafirhaneler vb yerlerde kendilerine özerk ve halkın dışında lüks bir hayat kurdular.
29 Şubat anlaşması ile beraber bu kadro iktidarının dayandığı sistem çöküyor. Geçmişte erzak kesme, kurumlardan atma ve silahın gücü ile korkuttukları halk kadroları eleştiriyor ve istemiyor. HSD içindeki genç savaşçılar ayrılarak evlerine dönüyor. Kurumlar da çalışan insanlar değişik bahanelerle koparak gidiyor. Eskisi gibi para akışı olmuyor. Lüks hayat, para, şoförler, arabalar, yurtdışı gezileri, özel bütçeler gittikçe kalkıyor.
Rojava’da her şey teslim edildi fakat kadrolar kendi iktidarlarını teslim etmek istemiyor.
Geçtiğimiz 15 yıllık zaman içinde elde edilen mallar, evler, araziler ve araçları kadrolar kendi üzerine geçiriyor. Tabuların kimin adına olacağı konusunda büyük bir kavga var.
Ayrıca Sipan Hamo’nun Suriye’de Bakan yardımcılığı almasından sonra özellikle de eski erkek kadrolar arasında kim resmi görev alacak kavgası var.
Ve öte yandan da kadrolar biliyor ki halk üzerindeki otoritelerini tümden kaybederlerse o zaman bireysel olarak da kendilerini koruyamazlar. Bunun için de halk üzerinde tekrar otorite kurmak istiyorlar.
Bunun için bir yandan halkı hala tehdit ediyorlar. Öte yandan da kitleyi toplamak için Şam’la yapılan görüşmelerde resmi memurluk almaları için çalışacakları vb sözler veriyorlar.
Ve kitleyi canlı tutmak için hala gündem saptırma ile uğraşıyorlar. Ellerinde silah varken yapmadıkları Kürt dili, kotalar, YPJ’nin vb Kürt hakları için halka mücadele edin diyorlar.
Bir yandan seçime girmeyip, seçime girdiği için ENKS’yi düşman ilan ediyorlar. Öte yandan da devletin memuru olmak için eylem yapıyorlar.
Rojava’da 15 yıldır yapılan yanlışlar Kürtleri 29 Ocak anlaşmasına mahkûm etti. Bunun sorumlusu ise PKK ve PKK’nin Rojava’da ki kadrolarıdır. Tek bir PKK kadrosu yaşanan hezimettin dolayı görevini bırakıp istifa etmedi, tek bir PKK kadrosu özeleştiri vermedi. Ve hala zafer kazanmış gibi gündem saptırmaya çalışıyorlar.
Rojava’daki kadro iktidarı nasıl ki geçen 15 yıllık süreçte kaybettirdi, bundan sonra da böyle devam ettiği müddetçe kaybettirecektir.





