Kobani Düşmedi

Mıhemed Selim, 167 sayifa, türkçe. Doz Yayınları, Haziran 2026.
Pêşmergenin Kobani’ye Girişi!
2014 sonbaharında Kobani, yalnızca bir kent değil; Kurd milletinin bir varoluş sınavıydı.
İŞİD’in boğucu kuşatması altında, düşmek üzere olan o toprak parçası, bir anda tüm Kürt coğrafyasının ortak yüreği haline geldi. İşte “Kobani Düşmedi”, tam da bu anın hikâyesini anlatıyor: bir savunmanın ötesinde, kollektif milli aklın, ortak iradenin ve kader birliğinin edebi tanıklığını yapmaktadır.
Dönemin Güney Kurdistan Devlet Başkanı Mesud Barzani’nin sabırlı ve kararlı diplomatik girişimleriyle başlayan süreç, Kuzey Kurdistan topraklarından geçen Pêşmerge güçlerinin Habur’dan Kobani’ye uzanan yolculuğuyla taçlandı. ABD’nin havadan müdahalesiyle birleşen bu milli dayanışma, kuşatmayı kırdı; Kobani’yi düşmekten kurtardı. Yazar, bu tarihi kesiti belgeler ışığında, siyasi ve idari engelleri, uluslararası baskıları ve diplomatik temasları titizlikle ortaya koyarken; aynı zamanda Cizre’den Nusaybin’e, Kızıltepe’den Viranşehir ve Suruç’a uzanan o unutulmaz insan selini edebi bir dille yeniden canlandırıyor. Yol kenarlarında dalgalanan Kurdistan bayrakları, Pêşmerge’yi karşılayan milyonların coşkusu… Hafızalara kazınan o milli coşku, kitabın sayfalarında yeniden hayata dönüyor.
Kobani Düşmedi, bir toprak savunmasından çok daha fazlasını anlatıyor. Bu, Kurd milletinin stratejik iradesinin, meşru taleplerini uluslararası hukuk ve diplomasi zemininde savunma zorunluluğunun ve haklılığın ancak doğru zamanlama, kararlılık ve etkili diplomasiyle sonuç verebileceğinin çarpıcı bir belgesi. Aynı zamanda, o günlerde yaratılan milli birlik ve dayanışma ruhunun, sonradan nasıl tersyüz edilmeye çalışıldığının da sade ve dürüst bir hesabını tutuyor.
Akıcı üslubu, belgeye dayalı anlatımı ve derin milli bilinciyle “Kobani Düşmedi”, yalnızca bir tarih kitabı değil; bir milletin en kritik anlarından birinin edebi hafızası. Okuyan herkese, “Kobani düşmedi çünkü bir millet ayaktaydı” gerçeğini yeniden hatırlatıyor.
Bu süreci tarihi belgelerle, belgeleyip Kurdistan tarihine bir eser kazandırdığı için Mihemed Selim’e teşekkür ediyorum.



