ORTA DOĞU’DA ALARM ZİLLERİ: ABD’den Diplomatların Tahliye Kararı ve Kürdlerin Geleceği

ORTA DOĞU’DA ALARM ZİLLERİ: ABD’den Diplomatların Tahliye Kararı ve Kürdlerin Geleceği
ABD’nin Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Bahreyn’deki diplomatlarını ve ailelerini geri çekme kararı aldığı yönündeki haberler, Ortadoğu’da güvenlik dengelerinin ne kadar hassas bir noktaya geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu gelişmeler, bölgesel bir krizin daha geniş bir çatışmaya dönüşme ihtimalini gündeme getirirken, Kürd aktörlerin, özellikle de Barzani liderliğinin, akılcı diplomasi ve dengeli siyasetle bölgenin geleceğinde nasıl bir rol oynayabileceği sorunu da öne çıkarıyor.
Anlaşılan Trump yönetimi ABD seçimlerinden önce İran’a, şiddetli bir vuruş yapmaya hazırlanıyor.
Bölgesel Denklemler, Temkinli Umut ve Barzani Liderliğinin Diplomatik Rolü.
Orta Doğu, küresel rekabetin ve bölgesel gerilimlerin yeniden tırmandığı tarihi bir kırılma noktasından geçmektedir. Büyük güçler arası rekabet ve bölgesel aktörlerin nüfuz mücadeleleri ciddi güvenlik riskleri barındırsa da, tarihsel tecrübe kriz dönemlerinin aynı zamanda stratejik vizyon, kurumsal kapasite ve akılcı diplomasi ile fırsatlara dönüştürebileceğini göstermektedir. Bu karmaşık jeopolitik denklemde Kürd halkı ve temsilcileri; tarihsel birikimleri, demografik dinamizmleri ve bölgesel dengelerdeki stratejik konumlarıyla sürecin en kilit aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
Güçlü Yanlar ve Stratejik Fırsatlar.
Uluslararası Meşruiyet ve Aktörlük: Kürd aktörler, son yıllarda sergiledikleri kurumsal diplomasi, yerel yönetim tecrübesi ve bölgesel istikrara sağladıkları katkılar sayesinde uluslararası toplum nezdinde vazgeçilmez birer muhatap haline gelmiştir.
Diplomatik Esneklik ve Çok Yönlü Denge: Bölgesel aktörler; Doğu ile Batı, küresel güçler ile komşu devletler arasında hassas ama sürdürülebilir bir denge siyaseti yürütme kapasitesini geliştirmiştir.
Barışçıl ve Anayasal Zemin: Şiddetten uzak, hukuk ve anayasal haklar temelinde yürütülen siyasal mücadele anlayışı, bölgesel ve küresel alanda meşruiyeti artıran en temel güç kaynağıdır.
Kurumsal Liderlik ve Bölgesel Denge: Barzanilerin Geleneği.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKYB) Barzani liderliğinde inşa ettiği siyasi ve diplomatik çizgi, kriz dönemlerinde kazanımların korunması açısından tarihsel bir örneklik teşkil etmektedir. Barzani geleneği, duygusal veya kontrolsüz reaksiyonlar yerine, uluslararası hukuk ve devlet diplomasisi kurallarına dayalı bir denge siyaseti benimsemiştir.
Bu stratejik yaklaşımın temel unsurları şunlardır: Küresel ve Bölgesel Dengeleri Koruma: Hewler (Erbil) yönetimi, ABD ve Batı dünyası ile stratejik ve güvenlik iş birliğini sürdürürken; Türkiye ve komşu ülkelerle karşılıklı ticari, diplomatik ve güvenlik odaklı rasyonel ilişkiler kurmayı başarmıştır.
Kazanımların Anayasal Güvenceye Alınması: Çatışma kültürünün ötesine geçerek statüyü Irak anayasası nezdinde meşrulaştırmak ve kurumsal bir federatif yapı inşa etmek, bölge halkı için kalıcı bir güvence oluşturmuştur.
Arabulucu ve Dengeleyici Rol: Bölgedeki gerilimlerde kışkırtıcı bir taraf olmak yerine, diyalog ve istikrarı savunan bir çizgide olması Hewlér’i uluslararası alanda saygın bir aktör konumuna getirmiştir.
Sonuç: Umut Rasyonel Aklın İçindedir.
Tarihsel kırılma dönemleri, sabır, diplomatik olgunluk ve stratejik akıl gerektirir. Kürd halkının tarih boyunca sergilediği direnç ve modern dönemde ulaştığı diplomatik tecrübe, önlerindeki engelleri aşabilecek güçtedir.
Mirza ALTUN



