Daltonlar denilen Uluslararası Mafya suç örgütü

Daltonlar denilen Uluslararası Mafya suç örgütü

Türkiye’de hazırlanan iddianamede, örgütün yurt dışındaki elebaşı olarak Berat Can Gökdemir, Antalya yapılanmasının ise lideri olarak Gökhan D. gösterildi. Rusya’da tutuklu olduğu bilinen Gökdemir’in Mart 2024‘te Barış Boyun suç örgütünden ayrıldığı ve “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütünün elebaşı olarak hareket etmeye başladığı kaydedilen iddianamede; yapılan saha ve istihbari çalışmalarda “Gökdemir’in kendisine bağlı hareket eden örgüt mensupları tarafından gerçekleştirilen eylemlerden elde edilen haksız kazanç ile silahların adil ve eşit olarak pay edilmemesi” sebebiyle Boyun’dan ayrıldığı yönünde bilgi edinildiğine ilişkin tespitler yer alıyor.

İddianamede yer alan bilgilere göre örgüt üyeleri, “yasa dışı gelirlerle elde ettikleri serveti; lüks araçlar, pahalı mülkler ve gösterişli yaşam tarzları üzerinden gizlemeye çalıştığı” bilgiler dahilinde. Ayrıca örgütün “ceza kesme” adı altında “birçok işletmeden düzenli haraç topladığı, ödemeyenlere yönelik şiddet eylemleriyle korku düzeni kurduğu” belirtildi. Savcılık, “Daltonlar suç örgütünün” toplumda oluşturduğu korku iklimine dikkat çekerek; örgütün “özellikle gençleri etkilemek amacıyla gösterişli yaşamlarını sosyal medya üzerinden sergilediğini” kaydetti. “Ceza kestik” bahanesiyle “5 ila 20 milyon lira arasında değişen miktarlarda haraç” talep etti. Parayı ödemeyen iş yerleri ise kurşunlanarak cezalandırıldı.

Sosyal medya platformlarının, örgüt üyeleri arasında hem iletişim hem de propaganda aracı olarak kullanıldığı belirlendi. Bu sayede örgüt hem korku salmayı hem de yerelde yeni üyeler kazanmayı başardı. Örgüt, aslında bu başarısını, arka planda destek veren, yol açan devlet kurumlarının birinci derece rol oynadığı yönünde bilgiler var.

“Daltonlar” iddianamesinde, örgüt yöneticisi konumundaki şüpheliler Beratcan Gökdemir, Bünyamin Yıkar, Murat Küçükyavuz, Ahmet Mustafa Timo, Sinan Memi, Murat Özavşar ve Batın Can Gökdemir‘in ayrı ayrı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ile 711‘er yıldan 1281 yıl 6‘şar aya kadar hapsi istendi.

İddianamede, “Daltonlar”ın “bilinen yer altı suç örgütlerinden örgütlenme, insan kaynağı ve suç yöntemleri bakımından belirgin farkları olduğu” belirtilerek, “Örgütün üyelerini 1520‘li yaşlar aralığındaki gençlerden seçtiği, bu gençlerin bilgisayar oyunlarıyla yetiştikleri, sokak suç şebekelerini anlatan internet tabanlı dizilerden çok etkilendikleri, suç örgütü elebaşının ve yöneticilerinin sosyal medya platformları üzerinden paylaştıkları video ve fotoğraflarla meydan okumada bulundukları, intikam yeminleri ettikleri, örgüte üye gençlerin adeta ülke içerisinde ‘kamikaze dronu’ gibi kullanıldığına” dair tespitlere yer verildi.

Bu örgüt, Balkan ülkelerinde, Rusya’da, Kuzey Afrika ve Avrupa, İskandinav ülkelerinde örgütlediği, Yüzlerce Cinayet, tehdit, Haraç alma, uyuşturucu ve karara para aklama işleri organize ettiği ve bir devletle iş birliği için iş gördükleri gelen haberler arasında.

Gökdemir’in örgütün elebaşılığını, Batın Can Gökdemir, Ahmet Mustafa Timo, Bünyamin Yıkar, Murat Özavşar, Murat Küçükyavuz ve Sinan Memi‘nin ise örgütün yöneticiliğini yaptığı anlatılan iddianamede; “örgüt elebaşına ve yöneticilerine mutlak bir bağlılık ile itaatin bulunduğu, örgüt elebaşı ve yöneticilerinin verdiği talimatlara harfiyen uyulduğu, bu kişilere ‘Abi’ olarak hitap edildiği, örgüt içinde çok iyi işleyen bir iletişim, savunma ve bilgi toplama sistematiğinin bulunduğu” kaydedildi. Suç örgütünün, kolluk kuvvetinin olası operasyonunu engellemek ya da en az zayiatla atlatmak amacıyla gerek kendi tecrübeleri gerekse beraber çalıştıkları devletlerin istihbarat, askeri ve polisiye eğitim sistemlerinden yararlandıkları; medyaya yansıyan polis operasyonlarından edindikleri tecrübeler sayesinde birtakım tedbirler aldığı gelen bilgiler arasında. Örgütün yönetim kadrosu ve üyelerinin sürekli üzerlerinde silahla dolaştıkları, yapılan operasyonlarda ele geçmeleri ile edinen bilgiler arasında.

Daha Önce Türkiye, Suriye ve İran’ın devlet olarak suç örgütlerini finanse ettiklerini, bu finansmanı Uyuşturucu kaçaklığı, kara para ve haraç işleri ile temin ettiğini ve bu örgütlere aktardığını rapor eden Üç makalem yayınlanmıştı. Suriye’de rejimin yıkılması ile birlikte ortaya çıkan uyuşturucu atölyeleri, benim çalışmamı kanıtlayan belgeler olarak basına yansıdı.

Ben bu Daltonlar Grubunun, daha önce uyuşturucu hatları ve organizasyonu ile ilgili, İran-Suriye ve Türkiye devletlerine ilişkin; bizzat bu devletlerin uyuşturucu ve kara para kaçakçılığı yaptığı ve elde edilen finansmanı bölgedeki silahlı terör örgütlerini finanse etmek için kullandıklarına dair üç rapor yayınlamıştım. Daltonlar grubunun da bu örgütlenme içinde iş gördüğüne dair bilgiler mevcut. Dün Türkiye’de tutuklu olan ve davaları uzun süredir devam eden, örgüt üyesi 363 kişilik dava sonuçlandı. Tam bu karar gününde Türkiye’ye acele gelen Libya Savunma Bakanı’nın bir uçak kazası ile 8 askeri elemanı ile birlikte öldüğünü öğrendik. Oysa bu ziyaret kazadan önce resmi olarak belirtilmemişti ve kaza ile birlikte Türkiye7ye gelişleri ortaya çıktı. Libya Savunma Bakanı’nın da bu dava ile ilişkili olduğuna inanıyorum.

Daltonlar Suç Örgütü Analiz Raporu

Daltonlar, Türkiye’de faaliyet gösteren kolu; yeni nesil bir organize suç örgütü olarak tanımlanmaktadır. Örgüt, geleneksel mafya yapılarından farklı olarak genç üyeleri (çoğunlukla 15-20 yaş arası) yoğun şekilde kullanmakta, sosyal medya üzerinden propaganda yapmakta ve uyuşturucu ticareti, haraç toplama, şiddet eylemleri gibi suçlarla anılmaktadır. Örgüt, Mart 2024‘te Barış Boyun suç örgütünden ayrılarak bağımsızlaşmıştır. Bu ayrılık, “haksız kazanç ve silah paylaşımındaki ‘adaletsizlikler’ nedeniyle gerçekleştiği” belirtiliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, örgütün yurt dışı bağlantılarını (özellikle Rusya) ve yerel yapılanmalarını (örneğin Antalya) vurgulamaktadır. Bu rapor, sağlanan bilgiler var.

Örgüte ilişkin bu verilere dayanarak örgütü analiz etmek, ayrıca devlet finansmanı iddialarını ve Libya Savunma Bakanı’nın uçak kazasını incelemeye değer konulardır. Analiz, mevcut belgeler ve haber kaynaklarına dayalı olup spekülatif unsurlara dikkat çekilmelidir.

Örgüt Yapısı ve Liderler

Daltonların elebaşı olarak Berat Can Gökdemir (lakap: Can Dalton, 1997 doğumlu) gösterilmektedir. Gökdemir, Rusya’da tutuklu olup Mart 2024‘te Barış Boyun‘dan ayrılarak örgütü yönetmeye başlamıştır. İddianamede, Gökdemir‘in kendisine bağlı üyelerden elde edilen kazançları “adil paylaşmaması” nedeniyle ayrıldığı belirtilmiştir.

Diğer yöneticiler şunlardır:

Batın Can Gökdemir

Ahmet Mustafa Timo

Bünyamin Yıkar

Murat Özavşar

Murat Küçükyavuz

Sinan Memi

Örgüt içinde katı bir hiyerarşi vardır!

Örgüt Elebaşı ve yöneticilere “Abi” hitabı kullanılır, “talimatlara mutlak itaat esastır. Üyeler sürekli silah taşır ve polis operasyonlarına karşı tedbirler alır”. Örgüt, “gençleri bilgisayar oyunları ve sokak suç dizilerinden etkilenerek toplar; sosyal medya üzerinden lüks yaşam sergileyerek yeni üye kazanır. Üyeler ‘kamikaze dronu’ gibi kullanılarak intikam eylemlerine gönderilir” denilmektedir.

Bu bilgileri göz önüne aldığımızda, polisin ve devletlerin askeri-istihbarat teşkilatları bilgisi dışında böyle bir örgütlenmeyi başarmaları mümkün değildir. Ulaşılan bu bilgiler gösteriyor ki ipleri çekilene kadar, bunlar devletlerin teşkilatları ile içiçe bir örgütlenmeye sahip oldukları ve bu devlet kurumlarının imkanlarından yararlandıklarını göstermektedir.

Antalya yapılanmasının lideri Gökhan D. olarak belirtilmiştir. Bu örgütün, “uluslararası düzeyde gençleri kullanarak, suikastlar, adam kaçırma ve öldürme eylemleri” mevcut. Bu infaz eylemleri, örgütün, ya da bağlı oldukları kurumların, devletlerin emirleri doğrultusunda hareket edilerek suç işledikleri ihtimali, gelen bilgiler arasında.

Örgüt, yasa dışı gelirlerini lüks araçlar, mülkler ve gösterişli yaşam metodunu, gizleme aracı ve çekiciliği için kullanıyor. Ana faaliyet alanı; “uyuşturucu, silah kaçakçılık, kara Para aklama ve haraç olarak ‘Ceza Kesme’” olarak tespit edilmiştir. Bu örgüt; birçok Avrupa ülkesi, Balkan ülkeleri, Rusya ve Kuzey Afrika’da cinayetlere, haraç kesme ve Suikast-tehdit eylemleri tesbit edilmiştir. Türkiye’nin bütün bu alanlarda cirit attığını göz önüne aldığımızda, bu işte Türkiye denilen devletin misyonu daha net anlaşılıyor.

Sadece Türkiye’de şiddet Eylemleri olarak; cinayet, yaralama, tehdit. 142 mağdura yönelik 142 cinayetle sonuçlanan eylem tespit edilmiş.

Daltonlar denilen mafya örgütünün; “uyuşturucu Ticareti, Haraç ve kara para aklama”, bu örgütün en büyük gelir kaynakları olarak belirtilmiştir. Bu denli yüksek gelir kapasitesine sahip bir uluslararası örgütün; bazı devletlerin devlet olanakları kullanılmadan böyle bir güce ulaşması ve hareket alanı bulması, para transfer olanakları elde etmesi ve kullanması olanak dahilinde değil.

Sosyal Medya Kullanımı

İletişim ve propaganda aracı olarak sürekli, “korku salma ve üye kazanma amacıyla lüks yaşam videoları sosyal medya alanlarında paylaşılarak” yapılmaktadır.

Gençlerin Kullanımı!

18 yaş altı çocuklar, “plakasız motosikletlerle mekân tarar, iş adamlarını hedef alır. Ödüllendirme sistemiyle” özendirilir.

Örgüt, geleneksel suç örgütlerinden farklı olarak; “dijital araçları etkin kullanır ve genç nüfusu hedef alır. Sosyal medyada örgütün uyuşturucu ve cinayet bağlantılarına” dair tartışmalar öne çıkmaktadır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ağustos 2025‘te 1676 sayfalık iddianame hazırlamıştır. Yöneticilere 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 711-1281 yıl hapis istendi. Toplam 362 sanık yargılandı (Barış Boyun ve Daltonlar birleşik dosyası). 23 Aralık 2025‘te, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararı: Yöneticilere (örneğin Bahadır Akdağ, Zafer Boyun) 12‘şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis.

Diğer sanıklara 1 yıldan 700 yıla kadar değişen cezalar.

62 sanık beraat (Heijan ve Muti dahil).

2 sanık ölümü nedeniyle dava düştü.

37 tutuklu tahliye, 96 tutukluluk devamı, 15 yeni tutuklama.

Firari liderler (Barış Boyun, Berat Can Gökdemir vb.) dosyası ayrıldı.

Ayrı bir dava: 18 yaş altı 74 şüpheli (Daltonlar ve Barış Boyun) için 20 ay-79 yıl hapis istendi (Aralık 2025 başı).

 Duruşmada jandarmaya saldırı nedeniyle ayrı soruşturma başlatıldı.

Devlet Bağlantıları ve İddialar!

Bu örgüt, Türkiye, Suriye ve İran’ın suç örgütlerini uyuşturucu kaçakçılığı, kara para ve haraçla finanse ettiği gelen bilgiler arasında. Ben bu konuda üç makale yayınlandım ve Suriye’de rejim devrildikten sonra ortaya çıkan uyuşturucu atölyelerinin, bunu kanıtladığını ifade etmiştim. Suriye yıkıldıktan sonra, Suriye sahasında güçlü bir saha çalışanı durumuna gelen Türkiye’nin, Daltonların da bu yapı içinde yer aldığına ve onlardan yararlanıldığına inanamıyorum.  Mevcut veriler: Türkiye’de organize suçlar (mafya tipi) ve terör finansmanı (örneğin PKK) hakkında genel raporlar vardır.  PKK’nın haraç ve uyuşturucuyla finanse edildiği konusunda Avrupa’da belgelenmiştir.

Suriye’de Esad rejimi sonrası uyuşturucu atölyeleri basına yansımıştır. Ancak Türkiye’de Daltonlara ilişkin iddianamede, bu konuda doğrudan bilgiler yer almamaktadır. Bu Türkiye’nin bilinçli bir gizleme metodu mu, yoksa Daltonlar’ın “bu sahada olmadığı” anlamına mı geliyor, ciddi bir araştırma konusu.

Daltonlar için spesifik devlet finansmanı kanıtı elimde mevcut değil. Ancak, bir Avrupa raporunda, “Türk çetelerinin (Daltonlar dahil) Ankara’nın kurumsal çöküşünden doğduğu” belirtilmiştir. (nordicmonitor.com)

Örgütün uyuşturucu geliri, genel iddialarla uyumludur, ancak doğrudan devlet bağlantısı, örgütün büyüme, hareket ve örgütlenme kapasitesine bakılarak inandırıcı bir kanı olarak ileri sürülmektedir. Bu iddialar bağımsız ve güvenilir bilgilerle doğrulamaya ihtiyacı var.

Libya Uçak Kazası ve Potansiyel Bağlantılar

23 Aralık 2025‘te (dava karar günü), Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad‘ı taşıyan Falcon 50 uçağı Ankara’dan Trablus’a giderken düştü. 8 kişi (heyet ve mürettebat) öldü. Ziyaret resmi olarak önceden duyurulmamıştı, acele gelişti.

Uçak, kalkıştan 19 dakika sonra Haymana‘da enkazı bulundu; “elektrik arızası şüphesi var” denilmektedir.

Ben, kazanın dava ile ilişkili olduğuna inanıyorum.  Libya iç savaşana Türkiye’nin de savaşçı vekalet güçleri kullanarak yer aldığını göz önüne alarak, aksi ispatlanmadığı sürece, bu inancımı koruyacağım. Türkiye’nin girdiği ve güçlü ilişkiler sağladığı her alanda, bu örgütün varlığı şüphesi, ciddi bir araştırmayı gerektirmektedir. Çünkü Potansiyel bağlantı olarak Daltonların uluslararası bağlantıları (Rusya, Polonya, Bulgaristan, Balkan ve Avrupa, İskandinav ülkeleri ve kuzey Afrika ülkeleri göz önüne aldığımızda, şüphelendiğim birçok ipucu belirmeye başlıyor..

Libya’da iç savaş ve suç örgütleri (uyuşturucu, silah kaçakçılığı) aktif; Türkiye-Libya askeri iş birliği mevcut.

Kaza, “teknik arıza” olarak raporlandı; dava ile zamanlama tesadüf olabilir. Soruşturma devam ediyor, sabotaj iddiaları spekülatif olsa da Libya Savunma Bakanı’nın, davanın karara bağlandığı gün, Türkiye’de bir kaza ile ortaya çıkması bir tesadüf değil diye düşünüyorum.

Daltonlar, genç odaklı, dijitalleşmiş bir suç örgütü olarak Türkiye’de önemli bir varlık oluşturuyor. İddianame ve dava, örgütün şiddet ve ekonomik suçlarını kısmen ve sınırlı bir şekilde belgelemektedir. Büyük bir ihtimalle, Türkiye’de açılan bu dava, esas ilişkileri gizlemek için açılmış bir alt kademe davasıdır. Devlet finansmanı iddialarım, bölgesel terör ve suç bağlantılarıyla kısmen uyumlu olsa da Daltonlar’a spesifik kanıt eksikliği vardır. Libya kazası, zamanlama nedeniyle şüphe uyandırıyor, ancak mevcut veriler teknik arızayı işaret eder.

24.12.2025