Doğu Kürdistanlı Partiler Rıza Pehlevi’nin açıklamasına cevap verdi: Siz her zaman teslimiyet ruhunu temsil ettiniz

Siz her zaman teslimiyet ruhunu temsil ettiniz

Rıza Pehlevi’nin Doğu Kürdistanlı partiler ittifakını “ayrılıkçı” olarak değerlendirmesi ve daha sonra da “İran’ın bütünlüğü tartışmaya kapalıdır” açıklaması yapmıştı. İttifak Pehlevi’ye sert bir cevap verdi ve ‘tarihsel bir gerçekliği unutmuş görünüyor’ sözleri ile tepki gösterdi

İran’da beş Kürt siyasi parti, uzun süredir yürütülen görüşmelerin ardından ortak bir çerçeve metnine imza atarak birleşik bir siyasi cephe kurduklarını 22 Şubat’ta duyurmuştu.

Devrik Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi, ittifak açıklamasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’ın toprak bütünlüğünün “büyük ve birleşik milletin kırmızı çizgisi” olduğu belirtti.

Pehlevi, bu çizgiyi aşan ya da aşanlarla iş birliği yapan kişi ve grupların “İran halkının kararlı tepkisiyle karşılaşacağını” söyledi. Pehlevi, “ayrılıkçı gruplar İran’ın toprak bütünlüğünü zedeliyor” ifadelerini kullanarak “İran’ın toprak bütünlüğü müzakere konusu  değildir” dedi. Ayrıca Kürt partileri Humeyni ve Saddam ile işbirliği yapmak ile suçladıl.

“İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı”, Pehlevi’nin açıklamalarına sert tepki gösteren yazılı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada ittifakın ilanı ardından Pehlevi’nin açıklama yapmasının ‘tesadüf olmadığı’ ifade edildi.

‘Muhalefet kisvesi altında histerik tepkiler’

İttifakın özgürlük yanlılarını mutlu ettiğinin vurgulandığı açıklamada, “Bu ittifakın ilanı, İran’daki mücadeleci siyasi güçler ve uluslararası siyasi çevrelerde de geniş yankı buldu. Buna karşılık İslam Cumhuriyeti rejimi ile ezilen milletlerin haklarına ve demokratik özgürlüklere karşı olan, kendilerini ‘muhalefet’ kisvesi altında gizleyen bazı çevreler histerik ve kin dolu tepkiler gösterdiler ki bu bizim için beklenen bir durumdu” denildi.

‘Pehlevi  Ankara anlaşması ve Ağrı dağını unutmuş görünüyor’

Söz konusu paylaşımın düşmanca tepkilerin bir devamı olduğu ifade edilen açıklamada, “Pehlevi X platformunda provokatif bir üslupla ve her zamanki asılsız suçlamalarıyla Kürt halkını ve Kürdistan’ın mücadeleci siyasi partilerini hedef alan bir paylaşım yaptı. Bir kez daha ‘ayrılıkçılık’ sopasını kaldırarak, İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından Kürt halkının hak arama hareketini bastırmak için orduyu devreye sokacağı tehdidinde bulundu. Görünüşe göre Rıza Pehlevi, İran’ın parçalanmasına yönelik gerçek bir irade ortaya çıktığında bunun ne babasından ne de dedesinden izin alınarak gerçekleştiği gibi tarihsel bir gerçekliği unutmuş görünüyor” hatırlatması yapıldı.

Şah döneminde Ankara Anlaşması’yla Türkiye’ye teslim edilen “Küçük Ağrı Dağı” vakası, yine Birleşik Krallık’a teslim edilen “Bahreyn” ve Hilmend Nehri tavizlerinin hatırlatıldığı açıklamada, Şah’ın yönettiği dönemlerde İran’ın toprak bütünlüğünü farklı ülkelere ‘peşkeş çektiği’ vurgusu yapıldı. Konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı: “Küçük Ararat, Bahreyn ve Hirmand Nehri kaynaklarını vermekten çekinmedikleri gibi, İran topraklarının çeşitli kısımlarını satmaktan veya teslim etmekten de çekinmediklerini unutmuş”.

‘İran için alternatif olacağını nasıl düşünebilir?’

Şah ve yönetiminin tarihin her döneminde ‘teslimiyetçi’ bir anlayışa sahip olduğu ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Halkın, İslam Cumhuriyeti diktatörlüğünden yorgun düşmüşken onu ve benzerlerinin İran’ın geleceği için bir alternatif olarak kabul edeceğini nasıl düşünebiliyor? Öte yandan kendisinin yalnızca tarih ve coğrafya bilgisi değil, günümüz koşullarına dair doğru bir kavrayışı da bulunmamaktadır. Aksi halde, devletin baskı araçlarının ve bizzat sempati duyduğu ‘Devrim Muhafızları’nın son yüzyılda Kürdistan’dan hiçbir zaman eksik olmadığını bilirdi. Kürdistan üzerinde denenmemiş ve başarısız olmamış hiçbir baskı mekanizması kalmamıştır. Hayali bir taç giyme töreninden sonra bu alanda gösterebileceği hiç bir konum yoktur. Rıza Pehlevi’nin Kürt özgürlük hareketine yönelik bu saldırısı, Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan ‘Jin, jiyan, azadî’ hareketi ve İran halkının son ayaklanmaları sırasında, etrafındaki bazı tartışmalı çevrelerle birlikte halk saflarında ve rejim karşıtları arasında bölünme yaratmada önemli bir rol oynadığı bir döneme denk gelmektedir.”

Humeyni’ye sıradan bir pilot olmak için mektup yazan sizsiniz

Pehlevi’nin bunlar Humeyni ile işbirliği yaptı sözlerine ise şu şekilde cevap verildi: “Dostlar ve düşmanlar biliyor ki, Kürt milleti ve mücadele eden siyasi partiler, İslam Cumhuriyeti’nin baskıcı yaşamı boyunca her zaman Humeyni’nin baskısına karşı çıkmış ve her zaman İranlı özgürlük savaşçılarının gerçek destekçisi olmuştur.

Bu baskıcı rejime karşı mücadelede büyük bedeller ödediler, ancak bu kişi Kürt partilerini Humeyni ile işbirliği yapmakla suçluyor. Bu suçlama, Kürdistan’ın kara ve hava saldırılarına hedef olduğu bir dönemde geliyor. Rıza Pehlevi’nin kendisi de defalarca Humeyni’ye bir mektup yazdığını ve sıradan bir pilot olarak güçlerine katılmak istediğini söylemiştir.” Dendi.

İttifakın açılamasında Pehlevi’nin halkı nasıl tuzağa düşürdüğü de belirtildi ve “Böylesine utanç verici bir geçmişe sahip birinin Kürdistan partilerini Humeyni ile işbirliği yapmakla suçlaması ilginçtir. Aynı zamanda, protestoculara binlerce Starlink internet cihazı ve yabancı yardıma erişim konusunda sahte vaatlerde bulunuyor. Binlerce özgürlük arayanımızı İslam Cumhuriyeti rejiminin tuzağına düşürdü. Elbette, İran’ın özgürlüğünden ve hain hükümet yetkililerinin ve katillerin yargılanmasından sonra, bu tür ihanetlere de karşılık verecektir.” Dendi.

Açıklamada, Kürt halkı ve partilerinin İran rejimi karşısında özgürlük yanlısı mücadelede bedel ödediği vurgulanırken, Pehlevi’nin geçmişte yaptığı eylemleri hatırlatıldı. İttifak, Kürtlerin haklarını savunma kararlılığını sürdüreceğini belirterek “özgürlük arayan, haklarını ve ulus   kimliğini savunan tüm Kürt güçlerini bir kez daha İran’daki Kürt Siyasi Güçleri İttifakı’na katılmaya çağırıyoruz.” Dendi.