İran ve Amerika’nın Irak mesaisi: İsmail Kaani ve Tom Barrack Bağdat’ta

 İran ve Amerika’nın Irak mesaisi: İsmail Kaani ve Tom Barack Bağdat’ta

Irak’taki başbakan seçimi yalnızca ülkenin iç dengelerini değil, bölge üzerinde hesapları olan tüm aktörlerin gündemini belirliyor. Bu aktörlerin başında ise İran ve ABD geliyor. Her iki güç de Irak’taki siyasi süreci etkilemek ve başbakanlık koltuğuna kendi çıkarlarına uygun bir ismin oturmasını sağlamak için devrede. Bu çerçevede İsmail Kaani ve Tom Barrack, süreci yakından yönetmek üzere Bağdat’ta bulunuyor.

İran, cumhurbaşkanlığından sonra başbakanlık seçiminde de ağırlığını koymak için Kaani’yi görevlendirdi

İran’ın dış operasyonlarından sorumlu Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, Cumartesi günü Bağdat’a ulaştı. Ziyaret gizli tutulmaya çalışılsa da yaptığı temaslar nedeniyle basına sızdı.

İran, cumhurbaşkanlığı seçimlerini Haşdi Şabi ve YNK üzerinden yönlendirerek istediği doğrultuda sonuçlandırmıştı. Cumhurbaşkanlığından 15 gün sonra başbakanın belirlenmesi gerekiyor ve bu kez süreç tamamen Şiilerin elinde. Ancak Şii gruplar arasında ciddi gerilimler yaşanıyor. Irak’ta Şii bütünlüğü İran için kritik önemde. Son dönemde İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında Haşdi Şabi milisleri hem ön cepheyi oluşturmuş hem de en büyük desteği sağlamıştı. Bu nedenle İran’ın Irak üzerindeki kontrolünü daha da artıracağı değerlendiriliyor.

Kaani’nin ziyareti de yalnızca geçici bir başbakanlık krizine müdahale değil; aynı zamanda savaş koşullarına göre Irak’taki yapılarını yeniden düzenleme hamlesi olarak görülüyor.

Tom Barrack’ın Bağdat ziyareti

Antalya Diplomasi Forumu’nda bulunan Barrack’ın da Bağdat’ta olduğu iddia ediliyor. ABD’nin Irak yaklaşımı, İran’ınki kadar kapsamlı ve derin değil. Bu nedenle yapılan hatalar sonucunda Washington, Bağdat üzerindeki etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Buna rağmen Barr ack’ın Şii gruplara, destekledikleri adayın taşıması gereken özellikler konusunda net mesajlar vereceği belirtiliyor.

ABD’nin elindeki en güçlü koz ekonomik ambargo. Irak’ın böyle bir baskıyı kaldıracak durumda olmadığı biliniyor. İran da Irak’ın ağır bir ekonomik krize sürüklenmesini istemiyor. Bu nedenle İran’ın, ABD ile doğrudan çatışmaya girmeden daha ılımlı bir ismi kabul etmeye açık olabileceği değerlendiriliyor.

Son dönemde Haşdi Şabi milisleri fiilen devletin ana gücü hâline geldi. Özellikle İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonları sırasında hükümete baskı kurarak neredeyse darbe niteliğinde bir etki yarattılar. Devlet mekanizmasının büyük bölümü radikal Şii grupların kontrolünde. Bu nedenle seçilecek başbakanın radikal bir figür olması beklenmiyor; daha çok mevcut düzeni sürdürecek bir isim olması öngörülüyor. İran’ın önceliği ise başbakandan ziyade Şii gruplar arasındaki çatışmanın büyümesini engellemek.

İki rakip gücün temsilcileri olan Barrack ve Kaani’nin Bağdat mesaisinin sonuçları önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak.