“Soykırımı Önleme Yasası”nı hazırlayan Gabraith: Enfal, bağımsız Kürdistan devletinin gerekliliğini ortaya koydu

1988’de “Soykırımı Önleme Yasası”nı hazırlayan ve Kürtlere yönelik katliamları dünyada ilk kez “soykırım” olarak tanıyan isimlerden biri olan ABD’li diplomat Peter Galbraith, Enfal Soykırımı davalarının tarihi önemine dikkat çekti.
Rudaw televizyonuna konuşan Galbraith, yaklaşık 40 yıl sonra yürütülen yargılamaların adalet açısından büyük anlam taşıdığını söyledi.
“Bu çok önemli. Mesaj şu: Böyle bir suç işlerseniz bundan kaçamazsınız ve unutulmazsınız” diyen Galbraith, “22 yıl saklanabilirsiniz ama sonunda yaptıklarınızın bedelini ödemek ve hesap vermek zorunda kalırsınız” ifadelerini kullandı.
Galbraith, davaların en önemli yönlerinden birinin mağdurlara mahkemede konuşma ve yaşadıklarını anlatma fırsatı vermesi olduğunu söyledi. Nugre Selman Cezaevi’nden sağ kurtulanların büyük bölümünün artık hayatta olmadığını belirten Galbraith, buna rağmen dünyanın bu suçları yeniden duymasının önemli olduğunu vurguladı.
1987 ve 1988’deki yıkımın tanığı
Peter Galbraith, 1987’de ilk kez Kürdistan’a geldiğini ve Saddam Hüseyin rejiminin Kürt köylerini sistematik şekilde nasıl yok ettiğine tanık olduğunu anlattı.
1988’de ise bugün ABD Senatörü olan Chris Van Hollen ile birlikte Irak-Türkiye sınırına giderek Halepçe katliamından kurtulanlarla görüştüğünü söyledi.
Galbraith, yalnızca Halepçe’nin değil, 1988 Ağustos ayında Duhok ve diğer bölgelerde savaş sona erdikten sonra gerçekleştirilen kimyasal saldırıların da unutulmaması gerektiğini ifade etti.
“Baas rejimi Naziler gibiydi”
Galbraith, Baas rejimini Nazi Almanyası’na benzeterek, “Baasçılar Naziler gibiydi; bürokratiktiler ve her şeyi kayıt altına alıyorlardı” dedi.
Görevi sırasında Baas rejimine ait 17 ton belgeyi Irak’tan çıkararak ABD’ye götürdüklerini belirten Galbraith, bu belgelerde idam edilen ya da Nugre Selman Cezaevi’ne gönderilen kişilerin isimlerinin bulunduğunu söyledi.
Ayrıca rejimin işkence ve infaz görüntülerini dahi kayıt altına aldığını, bunların insanlığa karşı suçların kanıtı olarak kaldığını ifade etti.
Saddam’ın yargılanmasına eleştiri
Galbraith, Saddam Hüseyin’in yalnızca Duceyl davası kapsamında idam edilmesini de eleştirdi.
Şii siyasi çevrelerin Saddam’ı sadece bu dosya üzerinden idam ettiğini belirten Galbraith, Kürtlere yönelik soykırımın tüm boyutlarının mahkemede tam olarak ortaya konulması gerektiğini savundu.
ABD Senatosu’nun 1988’de Kürtlere yönelik katliamları soykırım olarak tanıyan ilk parlamento olduğunu hatırlatan Galbraith, diğer ülkelerin bu konuda çok geç adım attığını söyledi.
“Bağımsız Kürdistan kendini koruyabilirdi”
Galbraith, Enfal Soykırımı’nın bağımsız bir Kürdistan devletinin gerekliliğini ortaya koyduğunu belirtti.
“Eğer Kürdistan bağımsız olsaydı kendini koruyabilirdi, kimyasal saldırıları engelleyebilirdi ve Irak’a karşı uluslararası mahkemelerde dava açabilirdi” dedi.
Galbraith ayrıca, “Bir halk neden kendisine soykırım uygulayan bir devletin parçası olmak istesin? Devletin görevi vatandaşlarını korumaktır, öldürmek değil” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Rûdaw




