Abdullah Öcalan’ın içinden Ziya Gökalp ve Alpaslan Türkeş çıktı…

20 Temmuz 2026 tarihinde DEM Parti İmralı Heyeti feshedilen PKK’nin lideri Abdullah Öcalan ile görüştü.

Bu görüşmede her zaman olduğu gibi tarihi görüşme olarak sunuldu.

Öcalan’ın görüşmesinde yapılan açıklamaya göre

Abdullah Öcalan’ın görüşmesinde üç temel dikkat çekici nokta vardı.

  1. 27 Şubat çağrısı devam ediyor, yani süreçte tıkanma yoktur
  2. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal süreci Öcalan onaylıyor
  3. Öcalan Kürdistan kelimesi yerine Anadolu diyor.
  4. Öcalan’a göre ‘Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz”

Yani Öcalan’ın tarihi görüşmesi denen şey, Kürtleri yok sayma, Kürtleri tarihin dışına itme görüşmesidir.

Zaten PKK yıllardır;

Tarihi açıklama

Tarihi görüşme

Tarihi adım

Tarihi karar

Her şeye tarihi diye diye balonlar uçuruyorlar.

Ve balonların hepsi havada patlıyor, boş çıkıyor.

Abdullah Öcalan’ın görüşmesinde de balon patladı ve Öcalan’ın içinden Ziya Gökalp ve Alpaslan Türkeş çıktı.

Ziya Gökalp kimdir?
Ziya Gökalp Diyarbakırlı bir Kürttür. Fakat o hayatını Türkleşmeye adamıştır, onlarca kitap yazıp Türklere akıl vermiş ve Kürtleri nasıl kontrol edeceklerini anlatmıştır. Türkler ona Türkçülüğün Babası diyor.
Ziya Gökalp Kürtler için şöyle diyor: “Türkleri sevmeyen bir Kürt, Kürt değildir; Kürtleri sevmeyen bir Türk de, Türk değildir.”

Bir de Alpaslan Türkeş var. O da Kürtler için şöyle diyor: “biz ne kadar Türk isek, Kürdler de o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt ise biz de o kadar Kürd’üz.

Alparslan Türkeş (1917-1997)kimdir?  O da  Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucusu ve ilk genel başkanı olup, Türk milliyetçiliği ideolojisinin ve ülkücü hareketin “Başbuğ” olarak kabul edilen biridir.

Abdullah Öcalan’ın görüşmesinde söylediği ‘Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz” sözü işte Ziya Gökalp ile Türkeş’in sözlerinin karmasıdır. Gökalp ve Türkeş Kürtleri sömürge kalmaya ikna etmek için o sözleri söyledi.

Öcalan’ın sözleri de  iki halkın tarihi ve mekânsal iç içeliğini vurgulamak için değildir. Tam tersine Kürtlerin yine sömürgeciler tarafından tarih dışına itilmesi içindir.

Öcalan Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkından, kendini yönetme hakkından hiç söz etmiyor, Kürtlerin anayasada tanınmasından söz etmiyor, Kürdistan’a bile Anadolu diyor.

Hiç kimse yalvararak bir ulusun sömürge sorunun çözemez. Ne Mandella, ne Gandi, ne Ömer Muhtar, ne İrlandalılar ne Katalanlar sömürgecilere yalvarmadı. Öcalan sadece yalvarmıyor, Kürtleri sömürgeciler adına kandırmaya çalışıyor.

Ve bu adam kendine Kürt Halk Önderi diyor.

Hayır Öcalan balonu patlamıştır. Öcalan’ın içinden Kürtleri 21. Yüzyılda kandırmak isteyen bir işbirlikçi çıkmıştır.