Surya Köyü katliamının 57’inci yıl dönümünde Keldani Ulusal Konseyinden açıklama: Katliam Kürdistan’daki ortak hafıza ve kaderin bir parçasıdır

Surya Köyü katliamının 57’inci yıl dönümünde Keldani Ulusal Konseyinden açıklama: Katliam Kürdistan’daki ortak hafıza ve kaderin bir parçasıdır

Baas rejimi tarafından içinde çocuklarında olduğu 38 kişinin katledildiği Surya köyü katliamının üzerinden 57 yıl geçti.  Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içinde yaşayan Kildanileri ve Kürtleri hedef alan katliam için Irak yönetimi hala özür dilemiş değil.

Duhok il sınırları içinde Zaxo’ya bağlı Silivaneyi Ovasında yer alan Surya köyü Hristiyan Kildanilerin ve Kürtlerin bir arada yaşadığı bir köy. Yüz yıllardır beraber yaşayan iki halk  bu günde bir arada yaşamaya devam ediyor.

16 Eylül 1969 yılında Baas Rejim subaylarından Ebdulkerim Cehişi köyün yakınlarından geçerken bir mayın patlıyor. Rejim patlamadan  halkı sorumlu tutarak köyü baskın yapıyor. İçinde çocuklarında olduğu 60 kişi köyün dışındaki bir meydanda toplanıyor.   Köyün papazı Hanna Kaşa’nın da içinde olduğu  38 kişi şehit edilirken 22 kişi ise yaralanıyor. Ölenlerin hepsi ise toplu bir mezara gömülüyor.  Daha sonra ise Baas askerleri köyü yakıyor.

Baas rejimine karşı Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içinde yaşayan Asuri, Süryani, Kildani halkı Baas rejimine karşı her zaman peşmergenin yanında yer aldı. Peşmerge saflarında birçok şehitleri de olan Hristiyan Kürdistanlılar ve Kürtlerin bir arada yaşamı Ortadoğu’nun en müstesna durumudur.

Ne Hristiyanlar ne de Kürtlerin yaşadığı katliamlar Irak devleti tarafından resmi olarak kabul edilip tazminat ödenmiş değil.

Keldani Ulusal Konseyinden açıklama: Kürdistan’daki toplulukların kaderi birdir

Katilamın yıl dönümünde açıklama yapan Keldani Ulusal konseyi katliamcı zihniyeti kınayarak bu katilamın Kürdistan’ın ortak hafızasının bir parçası olduğunu söyledi.

Yapılan açıklamada, “1969’daki Soria olayı sadece Keldanilerin yaşadığı acıların bir hikayesi değil, aynı zamanda Kürdistan’ın ortak hafızasının bir parçasıdır; o gün Keldanilerin ve Kürtlerin kanı aynı toprakta birbirine karışmış ve Kürdistan topluluklarının kaderinin bir olduğu kanıtlanmıştır,” denildi.

Keldani Ulusal Konseyi Başkanı, Soria’yı anmanın tarihi bir adalet çağrısı olduğunu; kimlik, etnik köken veya din nedeniyle insanlığa karşı işlenen suçların bir daha tekrarlanmaması adına çeşitliliği ve bir arada yaşamayı koruma kararlılığının yeniden teyit edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.

Soria katliamı, önceki Irak rejimlerinin Kürdistan’daki farklı topluluklara karşı işlediği en büyük suçlardan biri olarak kabul edilmektedir. Her yıl 16 Eylül’de Kürt ve Hristiyan vatandaşlar ile siyasi partiler, bu suçun kurbanı olan şehitleri anmakta ve “Keldani Şehitler Günü”nü idrak etmektedir.