Hewler’in işgaline karşı direniş destanı: Pirde Direnişinin üstünden 9 yıl geçti

21.yüzyıldaki en büyük Kürt ihanetlerinden biri Kerkük’ün karanlık bir ajanda ve anlaşmalarla Şii cephesine teslim edilmesiydi. Anti-Kürt cephesinin ince planlarla Kürdistan Bölgesini kuşatmak ve tartışmalı Kürt bölgeleri Kerkük, Şengal, Xanaqin ve Germiyan’ı Kürdistan’dan koparmak için 2017 yılında yapılan bir plan vardı. Bu plan spontane biçimde Hewler’i işgal etmek, Hewler ile Süleymaniye arasındaki sınırlara Irak ordusunun yerleşmesini sağlamaktı. Hewler’in işgal edilmesi Başta Pirde olmak üzere, Sihela, Mahmudiye cephelerindeki direniş ile durduruldu.
Erbil işgali için iki ana cephe açtılar
16 Ekim 2017’tarihinde Kerkük’ün YNK içindeki ihanetçi bir gurup tarafından teslim edilmesinden önce Güney Kürdistan’ı işgal etme planları yapılmıştı. İşgal planına katılacak birlikler Heşdi Şabi, Irak Federal polisi, Irak Ordusu, İran Pastarları ve Lübnan Hizbullah’ına bağlı çete birliklerden oluşmaktaydı. Birinci cephe Pirde kasabası üzerinden başken Erbil’i hedef alacaktı. İkinci cephe ise çok yoğun bir askeri güç ve ordu envanterinde bulunan bütün ağır silahlarla Rabia üzerinde Pêşhabur hattına yönelecekti. İşgal planı böyle yapılmıştı.
Pirde cephesinde neler oldu?
16 Ekim’de Kerkük’ü işgal eden Haşdi Şabi milisleri İran pastarlarının desteği ile 20 Ekim’de Kerkük – Erbil arasında kalan Pirde ilçesine saldırmış, Peşmerge Güçleri’nin direnişi ile karşılamıştı. Haşdi Şabi milisleri Degele ve Hiran üzerinden Erbil’e saldırarak ele geçirmeyi planlıyordu.
Kaolisyon güçlerinin IŞİD’e karşı savaş çerçevesinde Irak ordusuna verilen Abramz tipi tank ve silahlarla Kürdistan Bölgesi’ne saldırıldı. Peşmerge Güçleri’nin verdiği karşılık ve direniş sayesinde 20 Ekim’de Irak ordusu Hewler’in giriş kapısı olan Pirdê girişinde püskürtüldü.
Peşmerge Güçleri’nin destansı direnişi ile Irak güçleri Pirdê’de ilerleyemeyerek büyük bir hezimette uğratıldı. Bu çatışmalardan 6 Peşmerge şehit düştü.
Peşhabur cephesi ve Kerkük-Ceyhan boru hattı planı
Rebia cephesinin amacı; Pêşhabur üçgenini ele geçirip, Kürdistan’ın uluslararası petrol nakil hattı yani Kerkük-Ceyhan boru hattını ele geçirmekti. Plana göre; Güney Kürdistan’ın ekonomik kaynakları ele geçirilecek ve böylelikle tüm siyasi ve ekonomik kazanımlar ortadan kaldırılacaktı. İhanetçi grup ile işgalci devletlerin ve özellikle Qasım Süleymani ile yaptığı anlaşmaya göre: Bay Hasan ve Havana petrol kuyuları İngiltere’nin British Petroleum (BP) petrol şirketine verilecekti. Karşılığında günlük olarak 150 000 varil ham petrol Ceyhan dolum tesislerine pompalanacaktı. Bu anlaşmaya Türkiye’de razıydı çünkü kendisine çok ciddi kar kalacaktı. Kerkük ihanetini yapan taraflarda bu gelirden pay alacaktı. Böylelikle işgalin ortakları ekonomik ortaklıkta yapmış olacaktır.
Direnişe hangi güçler katıldı
Sihela ve Mehmudiye cephesinde; Mansur Barzani’nin komutası altında üç ayrı güç mevzilenmişti. Bu güçler şunlardı: General Bedel Bendi’nin komutasında, Pêşmergeyên Rojava ê Kurdistanê (Hêza Roj), Leşkerê Taybetê Yêk ( Özel Kuvvetler 1.Gücü), Pêşmergê Gulan (KDP ye bağlı Özel Güçler) Üç koldan mevzilenen peşmerge güçleri, General Mansur Barzani’nin komutasında ölüm kalım savaşı için tüm hazırlıklarını tamamlamışlardı. Büyük onur savaşı başlamadan önce komutan Mansur Barzani pêşmerge güçlerine hitaben “bugün burada tüm Kürt halkının onurunu koruma savaşı vereceğiz. Tüm mevzilerimize büyük bir saldırı olacak. Sizden ricam şudur ki şayet içinizde ruhen bu savaşa hazır olmayan varsa şimdiden çıkıp evine gidebilir. Biz düşman saldırısını kırmak için sonuna kadar direneceğiz. Hiçbir mevziimizi terk etmeyeceğiz, cephemizi bırakmayacağız. Bugün burada işgalcileri yenip Kürt halkına zafer bahşedeceğiz. Bu günkü savaş Kürt halkının kaderini belirleyecektir” dedi.
Sıhela ve Mahmudiye saldırısı da tıpkı Pırdê saldırısı gibi önce yoğun top atışlarıyla başladı. Aralıksız olarak üç saat Pêşmerge mevzileri yoğun bombardımana tutuldu. Alanda bombalanmamış bir karış toprak kalmadı. Daha sonra Irak ordusunun 9. zırhlı tümeni saldırıya geçti. Pêşmerge’nin menziline girdiklerinde kahramanlık destanı yazılmaya başlandı. Yoğun direnişten sonra Pêşmerg güçleri Irak ordusuna ait 1 Bacar tipi askeri araç, 3 tank ve 4 Hummer askeri aracı imha etti. Irak ordusu, 250 ölü ve 470 yaralı vererek geri çekilmek zorunda kaldı.
Bu direniş düşmanın birçok koldan kırılmasına sebep oldu. Ancak bu kırılmayı hazmedemeyen işgalciler 13.000 kişilik orduyla ikinci bir saldırı başlattı. Düşmanın ikinci saldırısı da kırıldı. Bu son saldırıda Hêza Roj ve Zerevani güçlerinden şehadetler yaşandı. Uzun yıllar peşmergelik yapmış, Güney Kürdistan’ın sevilen şahsiyetlerinden General Wahel Bakozi’de burada şehit düştü.
Pêşmerge Ordusu Genel Komutanlığı savaş cephesini genişletme taktiği uygulayarak Irak ordusuna karşı Mahmur cephesinden de saldırıya geçti. Mahmur cephesindeki tüm düşman mevzileri düşürüldü, Mahmur kasabasına girildi ve onlarca Irak askeri öldürüldü ve birçoğu da esir alındı. Irak ordusu Pırde, Sihela ve Maxmur cephesinde ağır bir yenilgi alarak tarihi bir yenilgiye uğradılar.
Abadi ve Binali Yıldırım’ın Xabur Sınır Kapısında buluşma planı
Irak başbakanı Haydar Abadi saldırı günü Xabur sınır kapısının Türkiye yakasına ortak tatbikat bahanesi ile askeri bir güç ve birkaç gümrük memuru yerleştirmişti. Abadi’nin planına göre nasıl olsa Peşmerge güçleri yenilecek, Irak ordusu ve devleti her yeri ele geçirecek ve kendisi de kara yolu ile Xabur sınır kapısından Türkiye’ye geçerek R. Tayip Erdoğan’la görüşüp bu zaferi kutlayacaklardı. Her şey hazırdı. Türkiye tarafında tüm hazırlıklar bitmişti. Dönemi Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım ‘ Irak kapıyı devralacak, hazırlıklar tamamlandı’ biçiminde açıklama da yaptı. Bağdat’ın gönderdiği gümrük memurları Silopi tarafında bekliyordu. Ancak Pêşmerge direnişi Abadi’nin bu hayalini kursağında bıraktı.
Pêşmerge’nin Sıhela destanı şunu gösterdi ki eğer ihanetçi grup olmasaydı işgalciler asla Kerkük şehrini ele geçiremeyecekti. Bu direniş Kürdistan tarihine “xwe neçeminın” ( Eğilmeyin) destanı olarak geçti. “Xwe neçeminın” şiarı, askeri bir refleksten çok Kürt halkının ulusal duruşunu ifade etmektedir. Bu destan Irak, İran, Türkiye ve İngiltere’nin tüm işgal planlarını yerle bir etti.
Tehditler devam ediyor…
Anti Kürt cephesinin Kürdistan Bölgesini kuşatma ve yok etme girişimleri hala devam ediyor. Peşmerge’nin statüsünün tartışılması, Kürdistan üzerindeki ekonomik ambargo ve son olarak da Irak Anayasındaki Kürdistan’ın federe pozisyonunun yok edilmesi hala masada ve sahada pratik olarak uygulanmak için her gün yeni adımlar atılıyor.




