darka mazi

darka mazi

Çerçeve yasa taslağında yeni detaylar: Öcalan ve yöneticiler kapsam dışında

Çerçeve yasa taslağında yeni detaylar: Öcalan ve yöneticiler kapsam dışında

Yeni çözüm süreci konusunda gündemde olan ve PKK’lilerin dağdan inmesine zemin hazırlayan çerçeve yasanın detayları netleşiyor. Yasa tasarısı Meclis tatile girmeden çıkarılacak, ancak uygulaması PKK’lilerin silah bırakma şartına bağlı olacak. Türkiye gazetesinde yer alan habere göre “‘Önce silah bırakma sonra yasa” başlığı ile yürütülen tartışmalarda orta yol bulundu. Yasa tasarısının çıkmasının silah bırakma şartına bağlı olması, DEM Parti ve İmralı’nın itirazlarına neden olmuştu. Bu tartışmalar arasında güvenlik birimlerinin İmralı ve Kandil ile AK Parti’nin de DEM Parti ile yürüttüğü temaslardan sonra farklı bir yöntem geliştirildi. Buna göre, Meclis tatile girinceye kadar çerçeve yasa çıkarılacak. Ancak uygulamada örgüt üyelerinin silah bırakması şartı aranacak. Hazırlanan taslağın detaylarını Türkiye gazetesine anlatan AK Parti kaynakları, MİT ve TSK’nın sahadaki durumla ilgili “Tespit” raporu hazırlayıp MGK’ya sunacağı, MGK’nın da “PKK feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır” şeklinde teyit kararı alacağını kaydetti. Suç işlememişse ceza almayacak Parti kurmayları, “Yasanın mantığı şu: ‘Örgütü dağıt, silahları bırak, biz de bunu teyit edelim’ ondan sonra yasadan yararlan. Bir kere teyit mekanizması ‘tamam’ demeden uygulama olmayacak. Bize göre silahların bırakılması, mağaraların boşaltılması gibi konularda tatmin edici oran en az yüzde 80 olmalı” dedi. Bu süreçler tamamlanınca, Türkiye’ye dönmek isteyen PKK’liler suç işlememişse, herhangi bir ceza almayacak. Bu kapsamda, Türk Ceza Kanunu’nun “Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz” kararı uygulanacak. Cezaevi dosyaları tek tek incelenecek Suç işleyenler ise haklarındaki “terör” suçlaması düşeceği için daha az ceza ile karşı karşıya kalacak. AK Parti kaynakları, kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte cezaevindeki PKK’lilerin dosyalarının mahkemeler tarafından tek tek inceleneceğini söyledi. Öcalan düzenlemede yer almayacak Abdullah Öcalan ve diğer yönetici kadro ile ilgili özel bir düzenleme yapılmayacağını belirten AK Parti kaynakları, “Taslak hazırlanırken, kapsam ve tanım bölümü çok net kesin çizgilerle yazılacak. Öcalan dahil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların kapsam dışında tutulması planlanıyor. Yasaya, belli suçlardan ceza alanların bu yasanın kapsamı dışında tutulacağı açık ve net bir şekilde yazılacak” diye konuştu. AK Parti kurmayları, örgütün üst düzey yöneticilerinin büyük bölümünün Kandil’den ayrıldığına da dikkati çekerek, “Bu kişiler zaten Türkiye’ye gelmezler, gelirlerse de yasanın kapsamı dışında kalacakları için ağırlaştırılmış müebbetle yargılanırlar” değerlendirmesini yaptı. “3 veya 5 yıl adli kontrole tabi olacaklar” AK Parti kurmayları yasanın ne kadar yürürlükte kalacağına yönelik henüz net bir süre belirlemediklerini hatırlatırken sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama, bu uzun bir süre olmaz. Mesela geçici madde ile ‘Teyit edildikten sonra 1 yıl veya 6 ay’ denilebilir. Bu süre içinde başvurmaları istenir” AK Parti kaynakları, Türkiye’ye gelecek örgüt üyelerinin 3 veya 5 yıl adli kontrole tabi olacaklarını, bu süreçte herhangi bir kamu kurumunda çalışamayacaklarını ve siyaset yapamayacaklarına da dikkati çekti. FETÖ’yü kapsamayacak Ayrıca çıkarılacak yasada kısmi ya da genel af anlamına gelecek, toplumun hassasiyetlerini zedeleyecek hiçbir düzenlemeye yer verilemeyeceği belirtildi. Öte yandan, çıkarılacak yasanın sadece PKK’ye yönelik olacağını belirten AK Parti kaynakları, bunun dışında FETÖ veya diğer örgüt mensuplarının yararlanmasının mümkün olmayacağını kaydetti.

Gözler İran’da: Hewler’de PAK üyesi bir Peşmerge susturcu tabanca ile katledildi

Gözler İran'da: Hewler'de PAK üyesi bir Peşmerge susturcu tabanca ile katledildi

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) mensubu bir Peşmerge, Erbil’deki bir otelde ölü bulundu. PAK, susturuculu tabanca ve bıçakla öldürüldüğü duyurdu. PAK, parti üyelerinin ölümünden İran’ı sorumlu tutarken, güvenlik güçleri olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor. PAK Merkez Yönetimi Üyesi Edib Halidiyan, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, hayatını kaybeden kişinin parti teşkilatının kent merkezindeki üyelerinden Soran Muhammedzade olduğunu söyledi. PAK’tan bir başka yetkili ise Rûdaw’a yaptığı açıklamada, Muhammedzade’nin susturuculu tabanca ve bıçak kullanılarak öldürüldüğünü iddia etti. PAK: İran tarafından öldürüldüğüne eminiz Edib Halidiyan, olayın nasıl gerçekleştiğinin güvenlik güçlerinin yürüttüğü soruşturmanın ardından netleşeceğini belirterek, soruşturmanın sonucunu beklediklerini ifade etti. Bununla birlikte Halidiyan, cinayetle ilgili İran’ı suçlayarak şu iddiada bulundu: “Soran Muhammedzade’nin İran tarafından öldürüldüğüne eminiz. Çünkü daha önce de benzer eylemler gerçekleştirdiler.” Muhammedzade’nin cansız bedeni dün Erbil’deki bir otelde bulundu. Güvenlik güçleri, olayın nasıl gerçekleştiği ve faillerin belirlenmesi için soruşturmasını sürdürüyor. Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Doğu Kürdistan merkezli siyasi partilerden biri olup, resmi merkezleri Kürdistan Bölgesi’nde bulunuyor.

Kürt sporcu Agit Kabayel WBC ağır sıklet dünya şampiyonu oldu

Kürt sporcu Agit Kabayel WBC ağır sıklet dünya şampiyonu oldu

WBC, Kürt boksör Agit Kabayel’i ağır sıklet dünya şampiyonu ilan etti. Ukraynalı dünya şampiyonu Oleksandr Usyk’in ağır sıkletteki tüm unvanlarını bırakmasının ardından Dünya Boks Konseyi (WBC), Almanya doğumlu Kürt boksör Agit Kabayel’i ağır sıklet dünya şampiyonu ilan etti. Kabayel, bu unvanı kazanan tarihteki ilk Kürt boksör olarak adını spor tarihine yazdırdı. WBC’nin kararıyla 34 yaşındaki Agit Kabayel, “geçici dünya şampiyonu” statüsünden tam dünya şampiyonluğuna yükseldi. Kabayel, aynı zamanda 1932 yılında efsane boksör Max Schmeling’in elde ettiği başarının ardından ağır sıklette dünya şampiyonu olan ilk Almanya vatandaşı unvanını da kazandı. Geçici kemerden dünya şampiyonluğuna Agit Kabayel, son olarak ocak ayında Almanya’nın Oberhausen kentinde Polonyalı Damian Knyba’yı mağlup ederek WBC geçici ağır sıklet kemerini korumuştu. Oleksandr Usyk’in ağır sıklet kemerlerinden vazgeçmesi üzerine WBC yönetimi, geçici şampiyon olan Kabayel’i doğrudan ağır sıklet dünya şampiyonu ilan etti. Boks dünyasının önde gelen yayınlarından Ring Magazine de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Usyk’in unvanlarını bırakmasının ardından Kabayel’in resmen WBC ağır sıklet dünya şampiyonu olduğunu duyurdu. “Tarihteki ilk Kürt ağır sıklet dünya şampiyonu oldum” Şampiyonluğun kesinleşmesinin ardından duygularını paylaşan Agit Kabayel, yıllardır kurduğu hayalin gerçekleştiğini söyledi. Bild gazetesine konuşan Kabayel, şunları kaydetti: “Max Schmeling’den sonra Almanya’nın ağır sıklette dünya şampiyonu olan ilk boksörü olmak benim için inanılmaz bir gurur. Hayalimi gerçekleştirdim.” Instagram hesabından da bir mesaj yayımlayan Kabayel, tarihi başarısına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Tarihteki ilk Kürt ağır sıklet dünya şampiyonu ve yaklaşık 100 yıl sonra bu unvanı kazanan ilk Alman ağır sıklet dünya şampiyonu oldum. Şu anda hissettiklerimi kelimelerle anlatmam mümkün değil. Bu yolculuk boyunca bana destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu başarı hepimizin. Bu kemeri uzun yıllar korumak ve koleksiyonuma yeni şampiyonluklar eklemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım”   Usyk’e uzun süredir meydan okuyordu Agit Kabayel, son aylarda sık sık Oleksandr Usyk ile dünya şampiyonluğu maçına çıkmak istediğini dile getiriyordu. WBC de şubat ayında iki boksörün karşı karşıya gelmesini destekleyen açıklamalar yapmıştı. Geçtiğimiz günlerde Usyk’e doğrudan seslenen bir video yayımlayan Kabayel, “WBC bu maçı istiyor. Taraftarlar da istiyor. Sen de ringde bunu kabul ettin. Hadi yapalım” çağrısında bulunmuştu. Ancak Usyk’in ağır sıklet kemerlerini bırakma kararı sonrasında beklenen karşılaşma gerçekleşmeden Kabayel dünya şampiyonu ilan edildi. Agit Kabayel, WBC Geçici Ağır Sıklet Dünya Şampiyonu unvanını taşıyordu. Normal şartlarda WBC Dünya Şampiyonu Oleksandr Usyk ile zorunlu unvan maçına çıkması gerekiyordu. Ancak Usyk, kariyerinin son döneminde zorunlu kemer savunmaları yapmak istemediği için WBC kemerini gönüllü olarak boşalttı. Bunun üzerine WBC kuralları gereği geçici şampiyon olan Kabayel, maça çıkmadan doğrudan WBC Ağır Sıklet Dünya Şampiyonu ilan edildi. Leverkusen’den dünya zirvesine 23 Eylül 1992’de Almanya’nın Leverkusen kentinde dünyaya gelen Agit Kabayel’in ailesi, Maraş’ın Pazarcık ilçesinden Almanya’ya göç etti. Gençlik yıllarında futbolla ilgilenen Kabayel, daha sonra boksa yöneldi ve profesyonel kariyerine 23 Haziran 2011’de başladı. Avrupa arenasında üst üste elde ettiği başarılarla dikkat çeken Kürt boksör, yıllar içinde WBC Akdeniz Şampiyonluğu, Avrupa Ağır Sıklet Şampiyonluğu ve çeşitli uluslararası kemerlerin sahibi oldu. 2024 yılında WBC Kıta Amerika ile NABO Kuzey Amerika şampiyonluklarını da kazanan Kabayel, son olarak WBC geçici dünya şampiyonu olarak ringe çıkıyordu. Kürt spor tarihinde yeni bir sayfa WBC’nin kararıyla Agit Kabayel, yalnızca ağır sıklet dünya şampiyonluğuna ulaşmakla kalmadı; aynı zamanda bu unvanı kazanan ilk Kürt boksör olarak tarihe geçti. 34 yaşındaki sporcu, yaklaşık bir asır sonra Almanya’ya ağır sıklet dünya şampiyonluğunu yeniden getirirken, profesyonel kariyerinin en büyük başarısına da imza attı.

Hizbullah lideri Kasım: Çerçeve anlaşması yok hükmünde ve aşağılayıcıdır

Hizbullah lideri Kasım: Çerçeve anlaşması yok hükmünde ve aşağılayıcıdır

Hizbullah lideri Naim Kasım, ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşmasını “yok hükmünde ve aşağılayıcı” olarak nitelendirerek, İsrail’in İran-ABD mutabakat zaptı uyarınca Lübnan’dan çekilmesini talep etti. Kasım, Washington’da imzalanan anlaşmaya yönelik ilk değerlendirmesini yaptı. Lübnanlı yetkililerin bir başarı olarak gördükleri anlaşmayı “aşağılayıcı ve yok hükmünde” kabul ettiklerini söyleyen Kasım, anlaşmanın bir “yüz karası” ve “egemenlikten taviz vermek” anlamına geldiğini vurguladı. İsrail’in İran-ABD mutabakat zaptı uyarınca Lübnan’dan çekilmesini talep eden Kasım, İsrail’in çekilmesini Lübnan genelindeki direnişin silahsızlandırılmasına bağlamanın, tüm kırmızı çizgileri aşan ve Lübnan’ı düşman İsrail’in elinde bir piyon haline getiren çok tehlikeli bir öneri olduğunu belirtti. Anlaşmanın yapıldığına dair açıklamaların ardından başkent Beyrut’ta, Hizbullah destekçilerince lastik yakılarak yolların kapatıldığı protestolar düzenlendi.

Kürdistani Partilerin Samimiyet Sınavı

Kürdistani Partilerin Samimiyet Sınavı

Kürdistan’ın Kuzeyi’nde 40 yılı aşkın süredir PKK’nin tekçi, hegemonik ve otoriter anlayışının siyasal alanda belirleyici olmasına rağmen, Kürd siyasi aktörleri buna karşı kapsayıcı, çoğulcu ve gerçek anlamda Kürdistani bir alternatif üretmeyi başaramamıştır. Bu tarihsel eksiklik, bugün ortaya çıkan yeni Kürd…

KDP’den YNK’ye cevap: Kürdistan Bölgesini rehin alma siyasetinden vazgeçin

KDP'den YNK'ye cevap: Kürdistan Bölgesini rehin alma siyasetinden vazgeçin

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Sözcüsü Mahmud Muhammed, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Sözcüsünün açıklamalarına sert bir dille yanıt vererek, yeni hükümetin kurulmasını ve parlamentonun aktifleştirilmesini engelleyen tarafın KYB olduğunu belirtti. KDP Sözcüsü Mahmud Muhammed, bugün (22 Haziran 2026) yayımladığı yazılı açıklama ile KYB Başkanlık Kurulunun dünkü toplantısının ardından basına konuşan KYB Sözcüsünün iddialarına cevap verdi. Muhammed, “Dezenformasyonu önlemek ve tarih önünde gerçekleri ortaya çıkarmak” amacıyla bu açıklamayı yaptıklarını belirterek, KDP’nin “tek bir lider, tek bir karar” etrafında birleşmiş, sarsılmaz bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. “Zaman öldürüyorlar, meşru kurumlara inanmıyorlar” Kürdistan Parlamentosu 6. dönem seçimlerinin ardından KDP’nin meclisi aktifleştirmek ve 10. Kabine’yi kurmak için müzakerelere ağırlık verdiğini hatırlatan Muhammed, KYB’yi süreci tıkamakla suçladı: “KYB, parlamento başkanlığının seçilmemesi ve onuncu kabinenin kurulmaması için zaman öldürmeye başladı. Kendi içlerinde oy verme ve seçim sürecine inanmadıkları için bahaneler üretmeye koyuldular. Nitekim KYB Başkanı da meşru kurumların oluşturulmasından yana olmadığını halkın gözü önünde açıkça ilan etti.” “Dayatmacı siyaseti yapan KYB’dir” KYB Sözcüsünün “Dayatmacı siyaset Kürdistan Bölgesi’ne zarar verir” şeklindeki sözlerine atıfta bulunan Mahmud Muhammed, “Bu açıklamadaki tek doğru söz budur. Ancak halkın oyunu ve iradesini hiçe sayarak, zorbalıkla kendini seçim sonuçlarına dayatan ve partilerin aldığı oy ve sandalye sayılarını hesaba katmayan taraf bizzat KYB’dir” ifadelerini kullandı. KDP’nin hem Kürdistan Parlamentosu hem de Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinde aldığı sonuçlara dikkat çeken Muhammed, “Halkın gerçek temsilcisinin” KDP olduğunu; KYB’nin ise sadece 23 sandalyeye sahip olarak yalnızca kendi seçmenini temsil ettiğini dile getirdi. “Bölgeyi rehin almaktan vazgeçin” çağrısı Açıklamasının son bölümünde KYB’nin yönetim tarzına yönelik eleştirilerini sıralayan KDP Sözcüsü, Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin idari, mali ve yasal projelerinin tüm bölgelerde uygulanmasına KYB’nin engel olduğunu ve ayrımcılık yarattığını savundu. Mahmud Muhammed, KYB’ye şu çağrıyla sözlerini noktaladı: “Umarız bu tutumlarından vazgeçerler. Bölgemizin önemli bir parçasını kendi siyasi hedefleri uğruna rehin almaktan vazgeçmeli, Kürdistan’ın statüsünü, halkın kazanımlarını ve istikrarını göz önünde bulundurmalıdırlar. Halkımızın düşmanlarını sevindirmekten artık vazgeçilmelidir.”

JEOPOLİTİK TIKANMA :  “Süveyş Analojisi”

JEOPOLİTİK TIKANMA :  “Süveyş Analojisi”

Özet Maksimum Baskı Stratejisi Tam Anlamıyla Neden Başarıya Ulaşmadı: Donald Trump yönetiminin (2017-2021) İran’a yönelik yürürlüğe koyduğu “Maksimum Baskı” stratejisi, tek taraflı ekonomik yaptırımlar ve finansal izolasyon yoluyla Tahran’ı yeni bir nükleer anlaşmaya zorlamayı ve bölgesel nüfuzunu kırmayı hedeflemiştir. Ancak…