PKK’liler dağdan inecek mi?

PKK’liler dağdan inecek mi?

Abdullah Öcalan’ın 26 Şubat 2025 yılında PKK’yi feshetmesi ile başlayan “süreç” devam ediyor. Türk devletine göre sürecin amacı, Terörsüz Türkiye.  PKK’ye göre demokratik entegrasyon ve Türkiye’nin demokratikleşmesi. Yani süreç için kafa kafaya veren iki kesim var ama ikisi de birbiri ile alakalı olmayan şeyler söylüyor.

Kürtlerin açık zihinli insanları meselinin Kürt sorunun çözümü olmadığını zaten başından beri görmüştü. Öcalan kendisi Kürtler için tek bir şey istememişti. Ağlamayan çocuğa meme yoktur. Kürtlere de bir şey  yok.

Fakat iyi niyetli bir düşünce ortaya çıktı. Madem Kürt sorunu çözülmedi bari o zaman dağdakiler insin, cezaevlerindekiler çıksın, gençler mağaralarda, orda burda ölmesin. İnsanlar Ailelerine geri dönsün.

Fakat ortaya çıktı ki bu süreç bu beklentiyi de karşılamıyor.

Sözde bu çözüm sürecini yürütecek olan Milli Dayanışma, Birlik ve Demokrasi komisyonunun PKK’nin dağdan inişi için hazırladığı taslak rapor basına yansıdı. Yine TBMM başkanı Numan Kurtulmuş yasanını çerçevesini açıkladı. Buna göre durum şu:

-Genel bir af yok,

-Yani cezaevlerindekiler çıkması söz konusu değil

-Bir yasa çıkacak ve bu yasa 6 ay veya 1 yıl yürürlükte kalacak, sonra geçersiz olacak

-Türkiye’ye gideceklerin de suça bulaşmamış olması gerekiyor.

-Türkiye’ye dönenler ise 3-5 yıl boyunca gözetimde kalacak.

– PKK’nin üst düzey yöneticileri ve silah kullanmışlar için bir madde yok

– Sayıları 40 bine yaklaşan değişik zamanlarda PKK’de ayrılmış kişilerin durumundan ise hiç kimse söz etmiyor.

 

Tüm yasayı inceleyince durum şu “hiç silah kullanmamış, son birkaç yıldır PKK’ye katılmış gençlerden oluşan, küçük bir gurup evine dönebilir”

Durum tam dağ fare doğurdu meselesidir. Bu kadar şaşa, Bahçeli- Öcalan’ın karşılıklı hediyeleşmeleri,  kurucu önderlik, sayın bahçeli, entegrasyon, pozitif çözüm vb kavramları arasında PKK ve devletin Kürt gençlerine reva gördüğü şey  “Pişmanlık yasasıdır”.  Hatta eskiden Türkiye’de var olan Etkin Pişmanlık Yasasının maddeleri bile daha iyiydi.

Peki 1,5 yıllık bu süreçte Kürtlerin kazanımları ne? Kimse Kürtlerden zaten söz etmiyor. Kürtlerin kendini yönetme hakkı, egemenlik hakkı, ana dilde eğitim hakkı, anayasada tanımlanması gibi şeyler unutuldu, insanlar çocuklarına bile kavuşamıyor.

Süreç başlayınca bazı iyi niyetli çevreler bu sürecin sonunda Kuzey Kürdistan’ın rahat bir nefes alacağını düşünüyordu. Oysa ki tam tersi oldu. Devlet ve PKK sağ gösterip sol vurdu. Kuzey’de çözüm beklenirken yumruğu Rojava yedi.

Türk devleti PKK’nin dağdan inmesini ve silah bırakmasını istemiyor.  Türk devletinin stratejik olarak PKK’ye ihtiyacı var.  Bunun için Çözüm süreci ne Kürt sorunun çözümü ne de PKK’lilerin dağdan inmesi sürecidir. Çözüm süreci PKK’nin Türk devleti için daha kullanışlı hale gelmesi sürecidir.