Güney Kürdistan Aktörlerinin Diplomatik Atakları!

Güney Kürdistan Aktörlerinin Diplomatik Atakları!

Türk devleti ile Abdullah Öcalan’ın ortak hamleleri sonucunda “Arap aşiretleri-SDG ittifakı” çözülmüş ve Mazlum Abdi ile defacto yönetime ağır bir darbe indirilmiştir. Bu Türk devleti-Öcalan hamlesi sayesinde SDG savaş dışı bırakılmıştır.

De facto “Kuzey Suriye demokratik yapılanması”, ortaya çıkan bu boşluğu doldurmak için halkı silahlandırarak saldırılara karşı koyma hesapları yapmaya yöneldi. Tam bu noktada Güney Kürdistan diplomasi aktörleri devreye girmiş ve bu diplomatik atakla birlikte yönlendirdikleri Kurd milli dava aktörlerini de harekete geçirmiştir. Hem Doğu Kürdistan’da, hem Güney Kürdistan’da, hem Kuzey Kürdistan’da hem de diasporada bu girişime ciddi bir destek sağlanmıştır.

Kürdistan Peşmergelerinin lideri Mesud Barzani ile Kürdistan Bölge Başkanı Neçirvan Barzani harekete geçmiştir. Neçirvan Barzani’nin “Kek Mesud Barzani bize Kürtler için ne yapılması gerekiyorsa elinizden geleni yapın dedi, biz de onun talebini yerine getirmeye çalıştık” ifadesi; Güney Kürdistan’ın bütün diplomatik kanallarını harekete geçirdiğini göstermektedir.

Bu iki haftalık gelişmeler ve diplomatik atak, Suriye’ye dair beklenti ve vizyonlarda önemli bir değişim yaratmıştır. Güney Kürdistan kaynaklı diplomatik ilişkiler ve bu desteğe arka çıkan Kurd kitlesel gösterileri hem Avrupa Parlamentosu’nda hem Birleşmiş Milletler’de, hem Münih Güvenlik Konferansı’nda hem de ABD Kongresi’nde önemli bir etki yaratmıştır. Buna Kurd dostu lobi çalışmalarını da eklemek gerekir. Bu “Kurd kartı”, önümüzdeki süreçte Kurdlerin Suriye Anayasası çalışmalarına daha etkili bir şekilde katılmasının zeminini oluşturmuştur.

Güney Kürdistan Bölge Başkanı Neçirvan Barzani’nin Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’i Münih Güvenlik Konferansı’na götürmesi ve onlar için bir dizi ilişkinin organize edilmesi, birçok noktada Kurdler için umut kaynağı olmuştur. Bu ilişkiler sonucunda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan, ABD Senatörü Lindsey Graham’dan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan önemli açıklamalar gelmiştir.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile yaptığı görüşmede, yüzlerine karşı yaptığı tarihi açıklama, Öcalan-PKK paradigmasının Güneybatı Kürdistan’daki kırılmaların esas nedeni olduğunu net bir şekilde vurgulamıştır.

Açık bir dille şöyle demiştir:
“Ordular soyut kavramlar için savaşmaz. Ordular bir halk için savaşır. Ordular bir ulus için savaşır. Ordular bir yaşam biçimi için savaşır ve biz de bunu savunuyoruz.”

Bu ifade, ABD aktörlerinin PYD/YPG ve SDG’nin “Türk devleti-Öcalan-PKK paradigmasını” terk etmeleri ve Kurd milli talepleri için direnmeleri gerektiğini, bunu yaparlarsa destekleyeceklerini dile getirmesidir.

Bütün Kurd diplomatik ilişkileri Suriye ve Güneybatı Kürdistan gündemine kilitlenirken; Şam açısından da yeni bir sürecin ve değişimin başında olduklarının mesajı verilmiştir.

Şam’da ortaya çıkan bu yeni süreç ve değişim; uluslararası desteği sürdürebilmek için bahsedilen değişikliğe ayak uydurmayı gerektirmektedir. Her ne kadar SDG’lere yönelik Türk devleti destekli hamle ile sahada askeri dengeler Şam de facto yönetimi lehine dönmüş olsa da, ekonomik olarak uluslararası güçlere ve desteklere muhtaçtır. Defacto Şam yönetimi, bu desteği reddetme şansına sahip değildir.

Anayasa görüşmelerinde Kurd, Dürzi ve Nusayri gruplar bu pozisyonu hesaba katarak, masaya gelmeli ve federal bir Suriye için taleplerini de facto yönetime bildirerek direnmelidir. Aslında Şam de facto yönetimi, devletlerarası diplomatik ilişkilerde Türkiye ile birlikte her istediklerini yapamayacaklarının mesajını almıştır.

Avrupa Parlamentosu’ndan, Birleşmiş Milletlerden ve ABD Kongresi’nden aldıkları “yeni Suriye’nin nasıl olacağı” mesajı nettir.

Suriye yeni bir sürece doğru evrilmektedir. Ancak bizimkilerin durumu oldukça sakattır. Güney Kürdistan aktörleri bunları nasıl etkili bir şekilde yönlendirecek ve olumlu bir noktaya taşıyacak, bu tartışma konusudur. Çünkü karşı etki cephesinde de Abdullah Öcalan-PKK ve Türk devleti durmaktadır.