1992-2000 Yılları ve Devlet-Öcalan Örgütünün Kumpası!

Türkiye’deki Ergenekon soruşturması ve ilgili JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) iddiaları, 1990‘ların Kuzey Kurdistan’daki “faili meçhul” (aslında faili devlet-PKK) cinayetler bağlamında sıkça tartışıldı ve mahkemelere yansıdı.
1992-2000 yılları, terörle mücadele adı altında hukukun askıya alındığı, karşılıklı şiddet döngüsünün zirve yaptığı bir dönemdi. Ayni zamanda Kurd milleti’nin Devlet ve PKK şideti arasında sıkışıp, terörize edildiği, göçe zorlandığı bir dönemdir. Bu döneme ilişkin davalar açıldı ve iddianameler düzenlendi. Sadece Ergenekon iddianamesi 8 ciltlik kitap kapsamındadır.
Resmi olarak JİTEM‘in varlığı uzun süre inkâr edilmiş olsa da Ergenekon iddianameleri, JİTEM davaları ve tanık ifadeleri (özellikle eski PKK itirafçılarının) bu yapıyı ve bazı eylemleri gündeme getirmiş ve varlığı kabul edilmiştir.
PKK saflarında “komutan” ve “gerilla” kisvesi altında çalışırken “Türk devletin eline düştü, itirafçı oldu” iddiası ile, JİTEM bünyesinde tetikçilik yapıp 1992-2000 yıllarındaki “failli belli” cinayetlere katılan PKK tetikçilerinin detaylı bir listesini derledim. Bu derlemem, sadece mahkemelere, JİTEM ve Ergenekon dosyalarına yansıyan bilgilerle sınırlıdır. Ama aslında liste çok çok daha geniştir.
Belirttiğim gibi; bu konu, iddianame ve mahkeme dosyalarında yer alan iddialara, itirafçı beyanlarına (örneğin Abdülkadir Aygan‘ın röportaj ve ifadelerine) ve gazeteci/raporlara dayanıyor.
Bu iddialar büyük ölçüde tanık beyanları, iddianameler ve soruşturma dosyalarına dayanır; bu dosyalarda adı geçen birçok katil ya yurtdışına gitmiş ya devlet tarafından özel kurumaya alınmış, ya da beraat etmiş, ağır cezalar alıp, sonra bir yasa düzenlemesi ile serbest bırakılmış, ya da dosya, görevsizlik ve zaman aşımı ile sonuçlanmıştır.
Elimizde tam ve kesin bir “resmi liste” yoktur; bilgiler parçalıdır, bu iddianamelerde ciddi çelişkiler var ve hukuki olarak ciddi bir dava olmasından çok, üstü örtülerek, üst düzeyde müdahalelerle yargılamalar durdurulmuş, devletin itibarını kurtarma komedisine dönüşmüştür.
17 bin “faili meçhul” iddiası, dönemin insan hakları raporlarında (örneğin HRW, Tesev) yer alır ancak kesin rakamlar tartışmalıdır ve “faili meçhullerle” ilgili soruşturmalar sınırlı kalmıştır. O dönemde işlenen cinayetlerin çok daha fazla olduğu kamuoyunda yaygın bir kanıdır.
Aşağıda, kamuoyuna yansıyan başlıca isimleri ve ilişkilendirilen iddiaları listeledim. Bunlar iddia niteliğindedir; mahkeme kararlarıyla kesinleşmiş suçlamalar değildir. Sıkça Adı Geçen PKK İtirafçıları ve İlişkilendirilen İddialar! (JİTEM/Ergenekon Bağlamı) Bu kişiler, eski PKK üyesi olup, “itirafçı” olduktan sonra, JİTEM‘e çalıştıkları iddia edilenlerdir. Bunların bir kısmının kendi itirafı da mevcuttur. Bahsi geçen bu cinayet örgütlerinde Tetikçilik, infaz, gözaltı ve faili meçhul cinayetlerde rol aldıkları öne sürülmüş ve itiraf edenlerin beyanatlarında yeralmiştir.
1-Abdülkadir Aygan, (kod adı: Aziz Turan):
En detaylı itiraflarda bulunan isimlerden biri. JİTEM‘de sivil memur olarak çalıştığını, maaş bordrosu gösterdiğini iddia etti. Musa Anter, Vedat Aydın, Servet Aslan, Şahabettin Latifeci, Ahmet Ceylan, Abdülkadir Çelikbilek, Mehmet Salih Dönen, İhsan Haran, Fethi Yıldırım, Harbi Arman, Fikri Özgen gibi isimlerin öldürülmesinde rol aldığı veya tanık olduğu beyanlarında yer aliyor. Diyarbakır JİTEM yapılanmasında Abdülkerim Kırca ile çalıştığını anlattı. Ergenekon soruşturmasında tanık olarak ifade verdi.
2-Adil Timurtaş: JİTEM davası sanıklarındandır. Faili meçhul cinayetler, bombalama (örneğin Yeni Ülke gazetesi Nusaybin bürosu) ve infaz iddialarında adı geçti. Recep Tiril denilen JİTEM bölge faaliyetlerini yürüten kişi ile birlikte anıldı.
3-Recep Tiril: Adil Timurtaş ile birlikte JİTEM davasında yargılandı. Cinayet ve çete oluşturma suçlamaları kapsamında haklarında çokça beyanat var.
4-Hacı Hasan (gerçek adı İbrahim Babat, Suriye uyruklu): Ersever komutasındaki grupta yer aldığı iddia edildi. Cinayet, bombalama ve Yeni Ülke bürosu yakma iddiaları.
5-Ali Ozansoy (kod: Ahmet Turan Altaylı): Birçok JİTEM davasında sanık. İnfaz ekibinde yer aldığı, faili meçhul cinayetlerde rol aldığı öne sürüldü.
6-Hüseyin Tilki (kod: Hüseyin Eren): Hakkında benzer şekilde infaz ve cinayet iddiaları ile ilgili dosyalar düzenlenmiş. Aygan ile birlikte anıldı, ayrica Aygan’ın beyanatlarında adı geçiyor.
7-Hayrettin Toka: Cinayet ve gasp iddialarıyla adı dosyalarda geçiyor. Hakkında çokça cinayet ve gasp, haraç alma dosyası var.
8-Fethi Çetin (kod: Fırat Can Eren): JİTEM infaz ekibinde cinayetlere katılma ve organize etme iddialarıyla yer aldı. Bu kişi daha çok Mahmut Yıldırım (Yeşil) ortak dosyalarda adı geçiyor ve onunla bağlantılı faaliyetlerde aktif yer aldığı dosyalarda beyan edilmiş.
9-Kemal Emlük (kod: Erhan Berak): 8 sanıklı JİTEM davasında sanık; “faili meçhul” cinayetler; 1992-1994 arası Harbi Arman, Zana Zoğurlu vb. Cinayetlerde adı geçiyor.
10-Muhsin Gül: Yeşil (Mahmut Yıldırım) ile birlikte 8 sanıklı davada onun da adı geçiyor. Yeşil’in tetikçisi ve koruması olarak adı geçiyor.
11-Murat Demir: “Faili meçhul” (faili devlet) cinayetlerle ilgili itiraflarda bulundu. Birçok cinayetin işleme ve gömdükleri yerlerle ilgili mahkemeye bilgiler verdi.
12-Murat İpek: “Faili meçhul” ve kayıplarla ilgili itiraflarda bulundu. JİTEM bağlantılı eylemler ve cinayetlerle ilgili bilgileri mahkemeye anlattı.
Dosyalarda ara sıra adı geçen itirafçılar:
Hüseyin Tekseren, Selahattin Görgülü, Mustafa Deniz, Aziz Turan (Aygan’ın kendisi), Faysal Şanlı (korucu ama itirafçı bağlantılı). İlişkilendirilen Cinayet ve Eylemler (İddialara Göre)
Aygan’ın beyanlarında JİTEM tarafından öldürüldüğü iddia edilen bazı isimler (tam liste değil, örnekler):
-Musa Anter (gazeteci)
-Vedat Aydın (HEP Diyarbakır İl Başkanı)
-Servet Aslanv e eşi Fatma
-Şahabettin Latifeci
-Ahmet Ceylan
-Abdülkadir Çelikbilek
-Mehmet Salih Dönen
-İhsan Haran
-Harbi Arman, Zana Zoğurlu, Lokman Zoğurlu
-Fikri Özgen, Muhsin Göl vb.
Kurd ve Kurdistan davası ile ilişkisi olduğu düşünülen kişilerin tespit edilip infaz edilmesi, asit kuyuları, yakma, kayıp ettirme, köy baskınları, 1992-2000 arası Diyarbakır, Dersim, Elaziğ, Silopi, Cizre, Nusaybin, Mardin çevresinde yoğunlaştığı bilinir.
JİTEM’e ait bir davasında (11 sanıklı) Tahsin Sevim, Hasan Utanç, Hasan Caner gibi isimlerin öldürüldüğü iddiası geçiyor.
Türk devletine bağlı Komuta Zinciri:
JİTEM bağlantılı subaylar: Ahmet Cem Ersever (JİTEM kurucusudur), Arif Doğan, Veli Küçük, Abdülkerim Kırca, Cemal Temizöz, Aytekin Özen, Cahit Aydın, Nurettin Ata vb. Bu isimler Ergenekon dosyalarında da geçti. İtirafçılar genellikle bu subayların emrinde çalıştığı iddia edildi.
Notlar ve Uyarılar
- Bu bilgiler, iddianameler, Aygan‘ın Taraf/Özgür Gündem röportajları, JİTEM davaları (Diyarbakır Ağır Ceza), Ergenekon’unun 8 ciltlik iddianamesi ve insan hakları raporlarından derlenmiştir. Birçok dava Ergenekon’la bağlantılı görülmüş, ancak sonuçları tartışmalıdır (bazıları beraat etti). Ceza alanlar ise, kısa bir süre sonra bir yasa düzenlemesi ile bırakıldı. Ayni şekilde Hizbullah ve cinayetleri ile ilgili de yargılanan ve ceza alanlar bir süre sonra bir yasa düzenlemesi ile serbest bırakıldılar.
- Araştırma konusu olan bu süreçle ilgili, tam liste vermek mümkün değil; dosyalar binlerce sayfadır ve yeni gelişmeler de olabilir.
- Faili meçhul cinayetlerin tamamı JİTEM‘e mal edilmez; Hizbullah, PKK içi infazlar ve diğer unsurlar da rol oynadığı iddiaları da eklendiği zaman; Kuzey Kurdistan’da devlet ve PKK arasında sıkışan Kurdler üzerinde yürüyen “düşük yoğunluklu savaş” ve “kitleleri terörize etme stratejisine” bağlı, konunun uzmanları tarafından, sahada sosyolojik ve Psikolojik araştırmalar gerektiren bir süreç 1992-2000 yılları.
- Konu son derece hassas ve siyasi hesaplaşmaya açıktır. Kesin yargı için; mahkeme kararlarını ve resmi soruşturma dosyalarını esas almakta tutarlı bir çalışma olmayacaktır, çünkü cinayetlerin bir tarafı devlet olduğu için, özellikle bilinçli bir üstünü örtme ve dosyayı kapatma metodu, bilgiyi saklama metodu uygulanıyor! Devletin kendi içindeki unsurlar (güvenlik güçleri, kurduğu derin devlet örgütleri, itirafçılar) “suçlanırken”, aynı devlet hem soruşturma hem yargı hem de arşivleri elinde tutuyor. Onun için devlet, İşlediği cinayetler, girdiği kirli ilişkiler ve kirli örgüt bağlantıları yürüttüğü “düşük yoğunluklu savaş ve kitleleri terörize etme, sindirme metodu” kapsamında, güvenilmez bir kaynak durumundadır. Yani devletin kurduğu bu döngü, “cezasızlık” algısını besliyor, güçlendiriyor ve suçların tekrar tekrar işlemesine meşruiyet kazandırıyor.
Hukuksal yargıda; mahkemede çapraz sorgu, çelişki tespiti ve bağımsız delil doğrulaması olmadan “kesin gerçek” haline gelemez. Onun için Ne JİTEM-PKK tetikçileri cinayetleri, ne de Egenekon cinayetleri ile ilgili verilen kararlar gerçeği yansıtmıyor; devlet tarafından bilinçli bir şekilde kendini korumaya alarak üstünü örtme metodu uygulanıyor. Bu da cinayet tarafların basit bir derekeye indirilerek, her taraf kendi anlatısını “gerçek” ilan eder ve adalet yerini intikam veya propaganda döngüsüne bırakır. Organize edilmiş suç vasfını gizler ve bu da o devlette hukukun güvenilmezliğini gündeme getirir.
07.04.2026/Şeyhmus Özzengin



