Dem Parti’nin sinsi projesi: Kürt değerlerini yıkıp toplumu köklerinden koparma planı!

Bir halkı dışarıdan gelen top, tüfek veyahut herhangi bir zorbalık kolay kolay yok edemez. Fakat bir halkın binlerce yıllık ahlaki sütunlarını, namus kavramını, aile yapısını ve manevi kodlarını çürütürseniz; o halkı kendi içinden harap eder, tarihin çöp tenekesine atarsanız. Dengbéjlerin kelamındaki hüzünlü edebî, anaların tülbendindeki ak lekesizliği ve babaların helal lokmayla ilmek ilmek işlediği evlat terbiyesini hedef alan sinsi zihniyet, bu halkın bağrına saplamış zehirli bir hançerdir!..
Son dönemde DEM Parti ve türevlerinin “Özgürleşme”, “Zihniyet değişimi” ve ” Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” “Erkeği dönüştürme” gibi yaldızlı kılıflar arkasına saklayarak pazarladığı bu yıkım projesi, doğrudan Kürd milletinin varlığına kastetmektedir.
Masum “hak ve özgürlük” arayışı süsü verilen bu melanet, esasen bu kadim coğrafyanın mukaddesatını, inanç temellerini ve edep surlarını yıkma harekatıdır. Batı’nın kokuşmuş, marjinal ve köksüz teorilerini taklit ederek Kürd insanının tarihsel kodlarını silmek, onu kendi benliğine, dinine ve ecdadına düşman etmek istemektedirler.
Kadın ve erkeğin saygı, hürmet ve sadakatle temelini attığı o kutsal aile yuvası; bu yıkım mimarları tarafından “sömürü alanı” ilan edilerek marjinal, tanımı belirsiz ucube deneylerin kurbanı yapılmak istenmektedir.
Kürd halkı; Ahmedé Hanî’nin irfanıyla, Feqîyé Teyra’nın edebiyle, misafirine ekmeğinin son parçasını bölen ve komşusunun namusunu kendi namusu ve şerefi sayan lekesiz bir ahlakla yoğrulmuştur. Ancak bugün karşımıza dikilen bu şuursuz siyasi anlayış:
– Kürd babasının evladına verdiği helal terbiyeyi ve edebi ” gericilik” olarak nitelendirmekte,
– Anaların dualarla ördüğü mukaddes aile bağlarını “tutsaklık” ilan edip tarumar etmekte,
– Tarihimizle, töremizle ve dinimizle hiçbir bağı olmayan marjinal dayatmaları Van’ın, Urfa’nın, Diyarbakır’ın özü temiz insanına “ilericilik” diye yutturmaya çalışılmaktadır.
Ahlaki ve ailesi çökertilmiş bir toplumun ne milli bir haysiyeti kalır ne de direnecek bir ruhu!.. Aileyi itibarsızlaştırmak, bu halkı kitleler halinde köksüzleştirip küresel marjinal akımların oyuncağı yapmanın en alçak yoludur.
SESSIZ KALANLAR VE YOZLAŞMAYA GÖZ YUMANLAR!
Kendi toplumun mukaddesatına, aile yapısına ve binlerce yıllık şerefli mirasına sahip çıkmayanlar; sırf siyasi İkbal, menfaat hesabı yahut ideolojik körlük yüzünden bu yıkıma ses çıkarmayanlar, bu tarihsel ihanetin doğrudan ortağıdır!.. Bu hayasız akına ve manevi katliama göz yuman pasif seyirciler; analarımızın ak tülbendine, babalarımızın helal terine ve edatlarımızım aziz kemiklerine sızı vermektedir. Tarih de, vicdan da, bu mukaddes topraklar da öz değerlerini marjinal projelere peşkeş çekenleri asla affetmeyecektir!..
Kürd halkı ve onun asıl evlatları; hiçbir ideolojik sapkınlığın, marjinal projenin veya toplumsal mühendislik laboratuvarının oyun hamuru değildir, olmayacaktır! Bizler; köklerimize, inancımıza, namusumuza, ailemize ve asıl ahlaki değerlerimize son nefesimize kadar sahip çıkacak; kimliğimizi yok etmeye çalışan bu sinsi ve dayatmacı projelere karşı sur gibi dik duracağız.
“SUSKUNLUĞU KIRIN, HAKİKATİ HAYKIRIN!”




