“16 Ağustos: 80 Yıllık PDK’nin Yürüyüş Hikâyesi “

Bazı tarihler vardır; yalnızca takvimlerde değil, bir halkın hafızasında yaşar.
16 Ağustos 1946, Kürd halkının modern siyasi tarihinde böyle bir tarihtir. Kürdistan Demokrat Partisi’nin (PDK) kuruluşuyla başlayan yürüyüş, 80 yıl boyunca savaşlardan, sürgünlerden, katliamlardan, yenilgilerden ve ağır bedellerden geçerek bugün Kürdistan’ın siyasi gerçekliğine kadar uzandı.
Bu uzun yürüyüşün merkezinde hiç kuşkusuz ölümsüz General Molla Mustafa Barzani ve Barzani hareketinin tarihi rolü bulunmaktadır.
Molla Mustafa Barzani yalnızca bir siyasi hareketin lideri değildi. O, Kürd halkının kendi kaderi üzerinde söz sahibi olabileceğine inanan siyasi iradenin sembolüydü. 1946’da PDK’nin kuruluşuyla birlikte Kürdlerin dağlardaki direnişi, örgütlü ve süreklilik taşıyan bir siyasi mücadeleyle buluştu.
Fakat 16 Ağustos’un asıl anlamı, yalnızca bir partinin kuruluş yıldönümü olması değildir.
Asıl anlamı, 1946’da neredeyse sıfırdan başlayan bir siyasi mücadelenin, 80 yıl içerisinde nasıl kalıcı bir siyasi iradeye ve kurumsal yapıya dönüştüğüdür.
Dün Kürdlerin kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olabileceği güçlü siyasi kurumları yoktu. Bugün ise Kürdistan Bölgesi’nin Parlamentosu, hükümeti, güvenlik güçleri, üniversiteleri, ekonomik kurumları ve dünyanın birçok ülkesiyle doğrudan siyasi ve diplomatik ilişkileri bulunmaktadır.
Bu kazanımların arasında kuşaklar boyunca verilen mücadele, ödenen bedeller ve büyük fedakârlıklar vardır.
Ölümsüz General Molla Mustafa Barzani’nin ardından Merhum İdris Barzani ve özellikle Sn. Mesut Barzani, bu mirası taşıyarak siyasi mücadeleyi yeni aşamalara ulaştırdılar.
PDK’nin yürüyüşü hiçbir zaman kolay olmadı. Dış baskılar kadar Kürdler arasındaki siyasi ayrılıklar, çalışmalar ve iç ihanetler de bu mücadeleyi ağır biçimde sınadı.
Ancak bütün bu olanlara rağmen PDK ayakta kaldı.
Her darbeden sonra yeniden örgütlendi, dağılan yapıları yeniden toparladı ve Kürd halkının siyasi iradesini yeniden ayağa kaldırdı.
İşte PDK’nin tarihsel ağırlığı tam da burada ortaya çıkmaktadır; PDK, yalnızca mevcut bir siyasi yapıyı devam ettiren bir hareket olmadı; defalarca sıfırdan başlamak zorunda kaldığı hâlde Kürdlerin siyasi mücadelesini yeniden kurdu ve bugünkü Kürdistan Bölgesi’nin siyasi ve kurumsal gerçekliğine giden yolu açtı.
Bugün sahip olunan hiçbir kazanım kendiliğinden ortaya çıkmadı.
Bir zamanlar Kürdlerin varlığı ve siyasi kimliği tartışma konusu yapılırken, bugün Kürdistan Bölgesi’nin kendi Parlamentosu ve hükümeti vardır. Bir zamanlar Kürdlerin talepleri çoğunlukla silahların gölgesinde duyurulurken, bugün Kürdistan’ın siyasi iradesi uluslararası diplomasi masalarında karşılık bulmaktadır.
Özellikle Sn. Mesut Barzani’nin liderliği döneminde Kürdistan Bölgesi, bir direniş alanı olmaktan çıkarak bölgesel ve uluslararası siyasetin dikkate aldığı önemli bir aktör hâline geldi.
IŞİD’e karşı mücadelede Peşmerge’nin gösterdiği direniş bunun en açık örneklerinden biridir. Peşmerge, Kürdistan’ı savunurken aynı zamanda bölgesel güvenliğin önemli unsurlarından biri olduğunu dünyaya gösterdi.
Kürdistan’ın adı Washington’dan Avrupa başkentlerine, Moskova’dan Pekin’e kadar uluslararası siyasetin önemli başlıklardan biri haline geldi.
1946’da başlayan yürüyüşün 2026’ya taşıdığı en büyük değişim budur.
“16 Ağustos’un Kürdlere bıraktığı sorumluluk”
Fakat kazananları korumak, onları elde etmek kadar önemlidir.
Bugünün Kürdleri için artık kurumları güçlendirmek, demokrasiyi geliştirmek, ekonomiyi büyütmek, gençlere gelecek sağlamak ve Kürdler arasındaki siyasi farklılıkları düşmanlığa dönüştürmeden ortak çıkarlar etrafında buluşmak gerekir.
Ölümsüz General Molla Mustafa Barzani’nin ve bu uzun mücadelenin mirasını yaşatmanın en doğru yolu, geçmişin sloganlarını tekrarlamak değil; geçmişte kazanılan siyasi birikimi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır.
Çünkü 80 yıllık tarih bize bir gerçeği öğretiyor: Bir halkın en büyük zaferi yalnızca ayakta kalmak değil; kendi siyasi iradesini, kendi kurumlarını ve kendi geleceğini inşa edebilmektir.
İşte 16 Ağustos’un gerçek anlamı burada yatmaktadır.
PDK’nin 80. Kuruluş yıldönümü kutlu olsun.
Başta ölümsüz General Molla Mustafa Barzani olmak üzere, bütün yol arkadaşlarını, bu uzun yürüyüşte emeği, bedeli ve mücadelesi olan herkesi saygıyla anıyorum.
Dünden bugüne taşınan bu miras, yarının daha güçlü Kürdistan’ına ışık olsun.
Mirza ALTUN




