PAK, MERİ Forumu sonrası Kürdistan Bölgesi ve Doğu Kürdistan ilişkilerine dönük provakatif girişimlere karşı açıklama yaptı

12-13 Ekim tarihlerinde Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Hewler’de yapılan MERİ forumu sonrası özellikle Doğu Kürdistanlı partilere ve Kürdistan Bölgesi yönetimine karşı bir karalama kampanyası başlatıldı.
İran ve ABD savaşının başlaması ile beraber Doğu Kürdistanlı partilere dönük özel savaş çalışması başladı. Liderlerin, ailelerin ve partilerin karalama kampanyasının hedef yapıldığı ve Kürdistan Bölgesi ile Doğu Kürdistanlı partiler ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkiler hakkında manipüle bilgilerin yayınlandığı bu kampanya özellikle son dönemde hızlandı.
MERİ konferansında Neçirvan Barzani’nin konuşmaları üzerinden başta PAK olmak diğer Kürdistanlı partiler ve liderlerine dönük yalan haberler yayıldı. Özellikle de PAK’ın lideri Hüseyin Yezdanpena hakkında pek çok bilgi yayıldı.
Hüseyin Yezdanpena’nın Neçirvan Barzani’nin talimatı ile eylül ayından bu yana tutuklu olduğu bilgisi de bu kampanyanın bir parçası olarak gündeme sokuldu. Özellikle Irak’a yakın ve YNK’li haber sitelerinden yayılan bu haber çok değişik biçimlerde işlendi.
Darka Mazi’nin başvurduğu PAK ve Kürdistan Bölgesi kaynaklarından bilgi alarak “Hüseyin Yezdanpena’nın tutuklandığı” haberlerinin doğru olmadığını teyit etti.
Hüseyin Yezdanpena’ya karşı “tavşan kaldırma” taktiği…
Siyasi gözlemcilere göre, Siyaset terminolojisinde ve siyasi kriz mühendisliğinde bir kişinin yerini tespit etmek, gizlendiği “yataktan” çıkmasını sağlamak veya onu açık hedef haline getirmek amacıyla kullanılan “tavşan kaldırma” taktiği Hüseyin Yezdanpena’ya karşı uygulanıyor.
Hüseyin Yezdanpena oğlunun suikastla ağır yaralanması ve bazı suikast timlerinin kendisi için harekete geçtiği bilgisi sonrası güvenlik önemleri geliştirmiş ve medyadan uzak durmuştu. Şimdi ise yerinin tespiti ve fiziksel hedef için hedefleniyor.
PAK sözcüsü: Fitne çıkarma girişimine izin vermeyeceğiz
Doğu Kürdistanlı partilerin Kürdistan Bölgesi yönetimi tarafından istenmediği yönündeki haberlere karşı PAK ( Parti Azadi Kurdistan- Kürdistan Özgürlük Partisi) sözcüsü Halil Naderi tarafından yapılan yazılı bir açıklama ile cevap verdi.
“Fitne Çıkarma Girişimi ve Kürdistan Bölgesi Başkanı’na Yönelik Saldırılar Hakkındaki Açıklama” başlığı ile yayınlanan açıklamada “Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın kardeşçe eleştirileri olmuştur” denilerek “Ancak bazı açık ve gizli taraflar, bu eleştiri ve sitemleri sistematik ve örgütlü bir saldırıya dönüştürerek sosyal medya üzerinden Kürdistan Bölgesi’nin statüsünü, bölge başkanının konumunu ve bizzat Sayın Neçirvan Barzani’yi hedef almaya başlamıştır.” İfadeleri yer aldı.
Açıklamada yayınlanan haberlerin arkasında ki güç olarak İran işret edildi ve “Bu süreçte, her zaman olduğu gibi, en fazla kışkırtmanın, saldırının ve Kürtler arasındaki eski anlaşmazlıkları yeniden gündeme getirerek eski yaraları kanatmanın arkasında İran’ın fitne çıkarma, çarpıtma ve kargaşa yaratma mekanizması ile onun bağlantıları bulunmaktadır.” Dendi.
PAK’ın açıklamasında yapılan propagandanın amacına dönük ise şunlar söylendi: “Bu çevreler, bilinen platform ve sayfalarının yanı sıra onlarca başka hesabı da devreye sokmuştur. Amaçları, her taraftan saldırılar düzenleyerek Kürdistan’ın parçaları arasındaki ilişkilerin damarlarını ve bağlarını, ayrıca siyasi taraflar ve şahsiyetler arasındaki ilişkileri koparmak ve onları birbirlerine karşı karşıya getirmektir.”
Neçirvan Barzani’ye dönük saldırıların kabul edilmez olduğu belirtilerek “Sayın Neçirvan Barzani, geçmişte yalnızca Güney Kürdistan için değil, Kürdistan’ın diğer parçaları için de önemli olmuştur. Gelecekte ise bu önem daha da artacaktır. Bu nedenle, her türlü eleştiri ve siteme rağmen düşmanların ve onların bağlantılarının oyununa gelinmesine izin vermemeliyiz.” Dendi.
Aydın çevrelere çağrı yapılan açıklamada “Bu doğrultuda herkese, özellikle Kürdistan davasına bağlı ve duyarlı sosyal medya aktivistlerine çağrıda bulunuyoruz: İşgalcilerin, karşıt güçlerin ve onların bağlantılarının bu saldırıları yaygınlaştırmaya ve anlaşmazlıklar yaratmaya yönelik planlarını boşa çıkarın. Dayanışma, uzlaşma ve birlikte yaşama ruhunu güçlendirin.” İfadeleri kullanıldı.
Açıklamanın sonunda ise “Kürdistan Bölgesi’nin korunmasını ve kendine özgü koşullarının dikkate alınmasının” bir sorumluluk görevi olduğu belirtildi.




