Öcalan’ın ANKA-DER kongresine gönderdiği mesaj  ve PKK’nin “şehitler” meselesine yaklaşımı….

Öcalan’ın ANKA-DER kongresine gönderdiği mesaj  ve PKK’nin “şehitler” meselesine yaklaşımı….

Abdullah Öcalan 52 yıldır, PKK’de hayatını kaybedenleri andı tek bir kez Kürdistan diyemedi…

Abdullah Öcalan PKK’nin 52 yılda verdiği kayıplar için yapılan konferansa bir mesaj gönderdi. Öcalan tek bir kez Kurdistan kelimesini kullanmadı, “demokratik toplumu inşa etmek için” hayatlarını kaybetti belirtti. PKK savaşında hayatını kaybeden binlerce insanı anarken bile Kürdistan diyemiyor ise ne zaman Kürdistan diyecek. Aslında bu “PKK şehitleri” konusunda birkaç kelime etmek gerek.

21 Aralık günü Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER)’in 4’üncü olağan kongresini gerçekleştirildi. ANKA DER PKK’ni şehit ailelerini örgütlemek için kurulmuş bir örgüt.  Ve ilginçtir PKK’nin diğer şehit aileleri ile beraber kurduğu bu örgüt şimdiye değin adı sanı hiç duyulmamış. Sadece ara sıra açıklamalar yapmak dışında misyonu yok. Fakat PKK’nin kendini feshettiği 2025 yılında aniden bu örgütlerin hepsi aktifleşti. Peki neden. PKK tam da silah bırakmışken neden bu örgütleri aktifleştirdi. Bunun nedeni anlamak için PKK’nin sosyolojisini bilmek gerekiyor.

Ve en önemlisi de Öcalan bu kongreye bir mesaj gönderiyor ve mesajda bu Kürdistan için ölen insanları anıyor ve “tek bir kez Kürt veya Kürdistan” kelimesi kullanmıyor.

PKK’nin 52 yıllık savaşı boyunca binlerce insan hayatını kaybetti. PKK hareketi içindeki veya kendisinin sebep olduğu ölümler nedeni ile yaşanan bu ölümleri kendisi için büyük bir propaganda malzemesi olarak kullandı. PKK “Şehitlere ihanet etmek” kavramını elinde bir sopa gibi tutarak, PKK içinde ve dışında PKK siyasetini eleştirenlere karşı kullandı. Öcalan’ı mı eleştiriyorsunuz hemen “önderlik şehitlerin yoldaşıdır” deniyor. PKK’nin siyasetini mi eleştiriyorsunuz “PKK, şehitler hareketidir” deniyor. Bir kadro PKK’den ayrılmak mı istiyor “Şehitlere ihanet ettin” deniyor.  PKK’ye ilişkin ne yaparsanız yapın karşınıza PKK’nin genç insanların bedeninden inşa ettiği şehit duvarı çıkıyor. PKK’yi PKK yapan şeylerden en önemlisi hayatını kaybeden bu insanlardır. Şehitler üzerinden her şeyi doğru olan, eleştirilmez ve kutsalmış gibi bir misyon edindi kendine. Ayrıca bir de insanları aileleri kan yolu ile kendine bağladı. Her aileden birinin ölmesi için özel bir plan yapıldı. Bu biçimde aileler PKK’li olmaya mecbur edildi. Örneğin Kuzey’de tanınmış ailelerin çocuklarını katmalar için özel çaba verildi. Rojava’da diğer partilerdeki insanların çocukları resmen kaçırılarak PKK’ye götürüldü. Ve bu insanların ölümü üzerinden siyaset yapıldı. Doğal olarak aileler de kan yolu ile PKK’ye bağlandı. Çocuklarının peşine düşen veya PKK’li olmayanlarda “Şehitlere hakaret” etmek ile suçlandı.

Yani PKK içindeki ölümlerin Bunun için “Şehitler ve Şehitlere ihanet kavramı” PKK tarihinde en çok incelenmesi gerekendir.

Fakat gel gör ki gerçekte şehitlere en büyük ihaneti yayan da PKK’nin kendisidir.

 PKK “şehitlik” kavramını psikolojik ve sosyolojik olarak istismar etmeyi bir mühendislik olayı gibi ele almış, kurgulamıştır. PKK’nin en çok şehit verdiği dönem 1990’lar sonrasıdır. Fakat Öcalan bu 1990’lar sonrasını gereksiz bir savaş olarak değerlendiriyor. Demek ki ölenlerde gereksiz yere öldüler. Bu anlama geliyor.  Yani sen 50 insanın eline silah verip dağa çıkarıyorsun, ölmek kahramanlıktır diyorsun. Fakat sonra valla o savaş yanlıştır diyorsun. Bu şehitlere ihanettin kendisidir, hatta insanların hayatını çalmaktır.

Öcalan ANKA-DER Kongresine gönderdiği mesajda tek bir kez Kurdistan demiyor ama “özgürlük mücadelesi, ölümü çoğaltma değil, yaşamı örgütleme sanatıdır” diyor. O zaman “ne diye 90’lar boyunca insanları anlamsız bir savaşa gönderdin. Neden insanların kendisini senin için yakmasına engel olmadın” demezler mi adama.  Öcalan’ın duruşu “başta Kürtler olmak üzere en çok da hayatını kaybedenlere ihanettir” gerçek bu.

Öcalan şehit düşen Kürt gençlerine bile “buda bize son kötülüğü oldu veya bir sigara için geberdiler” diyecek kadar ölenlere saygısız biridir.  Hiçbir zaman ne şehitlere ne de ailelerine vefa gösterilmedi. Eğer gösterilse bakınız kendini feshettiğinden bu yana onlarca hayatını kaybeden gencin adını açıkladı. Niye saklıyor? Ne zaman işime gelirse o zaman yayınlarım diyor.

PKK saflarında hayatını kaybeden insanlar hem fakir fukara çocuğudur. Birçoğu PKK’yi gitti diye aileleri mağdur oldu, göç etti. Bazı aileler var ki üç çocukları PKK saflarında hayatını kaybetmiş ama kız kardeşleri kötü yola düşmüş veya ailesi dilenecek durumdadır. PKK çok zengin bir harekettir bu şehit ailelerine bir gün bir kuruş vermedi. Yıllarca Kuzey’de Belediyeleri yönetti milyonlarca dolar para aldı fakat kendi saflarına hayatını kaybedenlerin “değer ailesi” dediği ailelerine belediye de ancak çöpçülük görevi verdi. Bedel veren insanlar içinde yönetici olan, öne çıkan vb yoktur.

Şimdi ne oldu da PKK şehit ailelerini hatırladı, bunun birçok nedeni var.  “PKK kendini feshetti, alttan alta bir rahatsızlık var, insanlar “öldüğümüzle mi kaldık, ne kazandık ki” diye konuşuyor. Ve tepki ilerde büyük sorunlara yol açabilir. Şimdi PKK yine “değer aileleri” diyerek hayatını kaybeden ailelerden militan bir kitle yaratmak istiyor. Ayrıca kırılan itibarını korumak için yine “şehitlerine” sarılıyor. Yani amaç yine kendini güçlendirmek.

Öcalan gerçek bir Dehak gibidir. Kendini büyütmek için bu gençlerin başını yemiştir. Öcalan’ın ANKA-DER Kongresine gönderdiği mesaj bir utanmazlık, aymazlık örneğidir. Bir ihanetin kendini maskeleme girişimidir…