Rojava nasıl kurtulacak? Kürtler ne yapmalı?

Rojava nasıl kurtulacak? Kürtler ne yapmalı?

Rojava Kürdistanı büyük bir saldırı altında. Rojava yönetimi  kontrol ettiği  toprakların ve enerji kaynaklarının büyük bölümünden geri çekilmek zorunda kaldı. 20 Ocak günü bir dört günlük bir ateşkes ilan edilmiş olsa da ateşkesin sonunda da ne olacağı belli değil.  Peki Rojava nasıl kurtulacak, böyle göz göre ezilip yok edilmelerini televizyonlardan canlı canlı izleyecek miyiz? Kürtler ne yapmalı? Kürtler nerede hata yaptı?

Kürtler bu süreçte herkesten daha çok direndiler, kahramanlık yaptılar ve savaşta kazandılar ama masa kurulunca kaybetmeye mahkum edildi. Neden?

Bazıları diyor ki “Kürtler bu süreçte birbirini eleştirmesin. Geçmiş sayfaları açmasın” bir yere kadar doğru görüne bilir fakat nerede hata yapıldığını net söylemezsek önümüzdeki dönem tehlikelerinde de aynı hataları yaparız. Bunun için hata yapılan bazı noktaları doğru tespit etmek zorundayız.

Kürtler “Ulus Aklı” ile hareket etmeli

Açık söylemek gerekirse Kürtler her konuda son noktaya gelmiş değiller. Fakat siyasal aritmetik pek de Kürtlerin lehine değil. Batı ve Doğu’nun yerel güçleri anlaşmış. Rojava’da Kürtlere bireysel vatandaşlık dışında bir hak vermek istemiyorlar. Yani Kürtler millet olarak değil birey olarak Suriye devletine entegre edilmek isteniyor.   Çünkü Kürtler millet olarak hareket etmedi. Arap Baharının başından bu yana da Türkiye, Araplar vb herkes kendi ulus ve devlet çıkarına göre hareket etti. Çünkü adamların bir ulus aklı var, bir devlet aklı var.

Kürtlerde bu “ulus aklı” “devlet aklı” ve bu olmadığı sürece de hep direneceğiz, hem savaşacağız, hep haklı olacağız ama bir yere gelmeyeceğiz. Çünkü dünya sistemi uluslar ve devletler üzerine kurulmuş.  Sisteme dahil olmak için aynı argümanlara ve aynı akla sahip olmak lazım. Kalkıp taban hız sınırı 100 km olan bir otobanda bisiklet ile “bende oyuna dahil olayın arabaları yeneyim”, denmeyeceği gibi devlet-ulus-çıkar üzerine kurulu bir sistemde komün-ideoloji-ahlak vb söylemlerle yer edinilemez. İster vicdani bulun ister bulmayın ama gerçek budur. Kürtler bir “ulus aklı” ile hareket etmek zorundadır. Kürtler devlet ayarında bir güce ulaşmak için ulusal akılla hareket etmelidir.

Kürtler duygularla hareket edemez

Bakınız bugün Rojava çok zor bir durumda. Hepimiz çok öfkeliyiz, günlerdir uyuyamıyoruz, hazmedemiyoruz.

Kürt halkı ne yapıyor? İnsanlar sokaklarda eylem yapıyor, sosyal medyada harekette. Herkes Rojava’ya gidelim diyor, bazıları “Batı bizi sattı, biz de onlardan nefret edelim” diyor.  Din, vicdan, iman çağrıları yapılıyor. Güney’de Semelka sınır kapısı açılsın yardıma gidelim diyor. ( bu arada Semelka kapısı kapalı değildir, sürekli bir gıda vb konularda akış, ticaret vardır. Siviller ise haftanın belli günleri, gelip gidiyor). Peşmerge Hasekiye’ye gitsin diyor.

Şimdi bunlar halkın talepleri bu talepler doğru mu? Halkın sokakta olması ve Rojava için ölümü göze alması çok doğru ama atılan sloganların hepsi doğru değil. Çünkü bazıları sadece duygusal ve öfkeli düşüncelerin ürünü. Örneğin tiktok’ta bir video yapılmış, Mazlum Abdi -off, Şahin Cilo on diyerek HSD komutanına yine PKK kimliğine dönmesi isteniyor. Çok da güzel figürler yapmışlar, insan resme bakınca güzel görünüyor. Fakat Rojava kadrolarının PKK kimliğine dönmesi çözüm değil. Tam tersine zaten Rojava PKK’li olmak dışında çıkamadığı için Rojava bugün bu haldedir. Ne yapalım şimdi bir tiktokçu bu resmi güzel yapmış diye peşinden mi gidelim? Hayır, Rojava duygularla kurtarılmaz, öfke ve göz yaşı ile kurtarılmaz. Ulusal aklı kuracak siyasetçilere ihtiyacımız var.

PKK ve Öcalan’ın rolü açık görülmeli

Rojava’nın bugün bu noktaya gelmesinde PKK ve Abdullah Öcalan’ın büyük bir rolü vardır. Öcalan’ın ideolojik söylemleri Rojava’da iflas etti. Bu paradigma ve düşünce eleştirilerini bir yana bırakalım pratik olarak da PKK Rojava’yı kendini “meşrulaştırıp iktidarlaştıracak” bir mülk olarak gördü.

Ve PKK sırf Rojava sadece onun olsun diye 2013 yılında Hewler’de yapılması beklenen Kürt ulusal kongresini engelledi.  Kongre olursa “Barzaniler ve diğer partilerde Rojava’da etkili olur” diye düşündüğü için bunu yaptı. PKK, Rojavalı güçlerin Hewler ve Duhok’taki üç anlaşmasını, ortak yönetim kurmasını engelledi. Koşullar vardı ama o Kürt güçleri ile anlaşmak yerine İran ve Haşdi Şabi’nin yanında durdu. KDP’ye karşı savaş açtı. Oysa ki o zaman yani 2012 yılında anlaşma olsa her şey çok farklı olabilirdi.  PKK ve Öcalan Rojava’yı herkese pazarlayıp imtiyaz elde edecekleri bir alan olarak gördü. Rojava’nın Kürt kimliğini zedeledi.  2012 yılından bu yana Rojava yöneticileri çıkıp “devlet istemiyoruz, federalizm istemiyoruz, sınırlar değişsin istemiyoruz, güney Kürdistan gibi bir yapı istemiyoruz” diye diye aslında “hiçbir şey” talep ettiler. Ve şimdi de Rojava’ya “hiçbir şey” veriliyor. Bu PKK’nin eseridir.

Rojava’nın durumunun en kritik olduğu ev Kürtlerin diken üstünde olduğu 19 Ocak günü PKK’nin ana medyası ANF “Komünler neden gereklidir?” diye özel dosyalar yaptı ve Öcalan’ın Demokrasi ve Komün ilişkisini anlattı.   Ne komünü, ne Öcalan’ı ne ideolojisi bunun zamanı mı şimdi?

Hani Bayık, hani Kalkan, Hani Hozat nerede bu isimler? Ortada yoklar.

Tabiri caiz ise Rojava PKK’yi emdi, sömürdü Barzanilerin üstüne attı. Şimdi herkes hadi Barzaniler harekete geçsin diyor.

Kürtler Şii-Sünni cephesi arasında ezilmekten “Ulusal Akıl” ile kurtulur

Tüm siyasi partiler Rojava için bir şeyler söylüyor. Ama mesele bir şeyler söylemek değil “birlik olmak ve ulusal akıl” ile hareket etmek önemli.

Başkan Barzani’nin ani Avrupa gezisi ve tüm imkanları devreye sokması çok önemlidir. Gerçek te şu ki Rojava için Barzaniler dışında bir şey yapacak kimse de yok. Fakat durum buyken hala PKK bir yana çekiyor, hala YNK bir yana çekiyor. Hala ama Barzaniler öne çıkmasın kaygısı duyuyor. Bu kabul edilmez. Ortada Kürtere karşı yapılmış büyük bir komplo ve plan olduğunu görmek gerek.

Bakın şu anda Rojava katliam ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Hatta tüm Kürtlere karşı bir düşmanlık var. Rojava’daki olaylar Kürtlere karşı yapılan daha büyük bir komplonun ön denemeleri olabilir.  İngiltere’nin tarihten beri Kürtleri Sünniler ile çatıştırmak konusunda bir politikası vardı ve bu devam ediyor gibi görülüyor. Ve elbette başka güçlerin de amaçları var. Şimdi Sünni ve Şii çatışmasında Kürtler aradan kim vurduya götürülmek isteniyor olabilir. Araplarla Kürtler arası bir çatışma çıkarılmak isteniyor olabilir. Ortada büyük bir tehlike var.  Rojava’yı koruma hamleleri doğru yapılmaz ise bir bakmışız ki  Haşdi Şabi’nin yanında Sünnilerle çatışıyoruz. Bunun için Rojava’yı kurtaralım derken “yap hep ya hiç” noktasına gelmeyelim. Bu konuda söylenmesi gereken birkaç şey var. Rojava için neler yapılabilir.

Kürtler Haşdi Şabi ile yan yana Sünnilerle savaşa mı itilmek isteniyor?

YNK’nin Rojava karşısındaki tutumu dışarıdan doğru görülse de özde sakattır. Birincisi Rojava’yı kurtarma yeteneğine sahip tek ulusal güç Barzanilerin altını oymaya çalışıp, düşmanlık yaparak bunu yapamaz. Bu nedenle samimi değildir. Öte yandan YNK İran ve Şii ajandasına hatta İngilizlerin ara sıra kulağına bir şeyler fısıldaması ile günlük adımlarla tüm Kürtleri de tehlikeye atar.

YNK, “Haseki’ye askeri güçlerimizi gönderdik” diyerek bir video yayınladılar.  Bu videolar ve bu tür açıklamalar sadece propagandadır ve Kürtlere faydadan çok zararı vardır.  Bir inceleyelim.  Şimdi bakın YNK güçleri nasıl gitmiş Haseki’ye? Semalka’dan gitmemişler. Onlar Haşdi Şabi kontrolü altındaki kapıdan geçip gitmişler. Şöyle bir hesaplayalım.  YNK Haşdi Şabi’nin ortağı. Haşdi Şabi ABD’ye karşı. Şimdi de Ahmet Şara’ya karşı. Kerkük Haşdi Şabi ve Irak işgali altında ama Haşdi Şabi Kürtleri korumak için Haseki’ye gitmek istiyor. YNK, Kürtler adına mı orada yoksa Haşdi Şabi adına mı? Haşdi Şabi komutanlarının da çıkıp “Kürtleri korumaya hazırız” dediğini de düşünürsek tüm bunlar tesadüf mü? Değil…

2012’den sonra Batı ve İran’la beraber Sünni güçlere karşı savaş verildi. Şimdi ne yapacağız ABD ve İsrail’e küsüp şimdi de Irak Haşdi Şabi’si ile beraber Sünnilere karşı mı savaşalım? O zaman İran’daki Kürtler ne olacak?  Tiktokta, instigramda duygusal videolar çekerek bu sorunun cevabı verilmez. Bu soru stratejik bir sorudur. “Kürt Ulus Aklı” denen şey bunun içindir. Kürt siyasi hareketleri bu konuda öncelikle birbirine karşı hem saldırgan sesini kesmeli hem de siyasi adımlarını durdurmalı. Düşmanlık şimdi yapılmaz. Kamuoyuna açık olmasa da bir ortak görüşme olmalı ve temel konularda kararlar alınmalı. Kürtler ulusal akıl ile uzun vadeli ve kısa vadeli kararlar almalıdır. Örneğin;

Her siyasi hareket başta Avrupa olmak üzere her yerde kitlesini sokaklarda tutmaya devam etmeli. Sosyal medyada Kürtler ellerinden ne geliyorsa yapmalı. Halk en kötü koşula da hazırlanmalı.

En önemlisi Kürt hareketleri çıkıp açık Başkan Barzani’nin Rojava için girişimlerini desteklediğini açıklayıp, “Kürtlerin temsil ediyor” demeli.

Roj Peşmergelerinin durumu netleşmeli: HSD’nin tıpkı Şam gibi “Roj peşmergeleri toplu güç olarak değil birey olarak gelsin” dediği belirtiliyor. Rojava yönetiminin bu tutumu doğru değildir. Bu konuda PKK’li gibi düşünmekten vazgeçmelidir.

Rojava’ya askeri güç gönderme meselesi duygusal saiklerle karar verilecek bir durum değildir.  Ağır sonuçları olan ve stratejik düşünülmesi gereken konulardır. Partiler ortak karar almadan yapılmaz.

Kürtler herkese düşman durumuna düşmeden, kendi çıkarlarını koruyarak, öncelikle de halkı fiziksel katliamdan korumanın siyasetini geliştirmelidir. Hem Türklere hem İranlılara hem Şiilere düşman olalım olmaz. Unutmayalım bir kuşatılmış bir toplumuz.  Ve bizi kurtaracak tek şey kendimiziz yani ulusal aklımız bizi kurtarır.