Bafil Talabani’nin durumu Çin atasözü gibi: Kakono hakiri sokomoyu tokaji…

Çinlilerin bir atasözü var, derler ki, Kakono hakiri sokomoyu tokaji…
Yani; ne kadar dönersen dön, “popon” yine arkandadır.
Bafil Talabani’nin YNK’nin 51. Yıl dönümü için düzenlenen toplantıda konuştu. Açıkçası konuşmasını dinleyince insanın aklına yukarıdaki Çin atasözü geldi. Bafil Talabani ,dönüyor, takla atıyor, oradan oraya koşuyor ama yine de poposunun yerini değiştiremiyor.
Bafil Talabani yaptığı konuşmada her satır bir fauldü. Her cümlesi yaptıklarının tam tersiydi.
Hiç utanım sıkılmadan Kürt birliğinden söz etti. Dedi ki, “Kürdistan’daki tüm partilerle bir anlayış birliği içinde ulusal bir cephe oluşturmalıyız. Kürdistan’ın dört parçasındaki partiler olarak bir araya gelmeli ve politikalarımızı yakınlaştırmalıyız. Ancak o zaman hayal ettiğimiz Kürdistan’a ulaşabiliriz.”
Yani dinleyicince insanın aklına şu soru geliyor; bu adam ne yiyor ne içiyor?
YNK içinde ne kadar muhalif varsa yok etmiş, Hawkar Caf, Murat Kani gibi isimleri öldürtmüş, Melle Bahtiyar gibi YNK’nin temel direklerini sadece partiden uzaklaştırmamış, ellerindeki mallara bile el koymuş, amcaoğlu Lahur Cengi’nin tank ve toplarla saldırarak tasfiye etmiş, Süleymaniye’de ki tek bir eleştiri yapana YNK’nin özel güçleri ile göz dağı vermiş ama kalkıp demokrasiden ve birlikten söz ediyor.
YNK içinde birlik yok, Kürt birliği diyor…
Süleymaniye’de YNK ve Bafil Talabani’yi biat edenler dışında gazeteci, kurum, aydın barınamıyor. Ama Kürt birliğinden söz ediyor.
Bafil Talabani’nin yönettiği Süleymaniye’de Rojhilat Peşmergeleri her gün YNK asayişi tarafından tehdit ediliyor, hatta yaralı Peşmerge Xazal Mewlan, İran’ın korkusundan hastaneler tarafından kabul edilmedi, kan kaybından şehit düştü.
İran, politikasının bir parçası olarak hareket ediyor, Rojhilat hareketlerini boğmaya çalıyor ama Kürt birliği diyor.
İran ve Irak’ın Kürdistan’ın statüsünü yok etme siyasetinin baş aktörü olarak hareket ediyor. İki yıldır tüm çabalara rağmen anti-Kürdistani cephenin ajandasına göre hükümet kurulmasını engelliyor.
Ama Kürt birliği diyor.
Sırf Hewler yönetini zayfı düşsün diye Haşdi Şabi ile Kor Mor gaz sahasını vurduruyor.
Sırf KDP bölgesinde sorun var deyip Irak Parlamento sonuçlarına gölge düşürmek için Lacan rafinerisinde paralı adamları ile sorun çıkarıp rafineriye zarar veriyor.
Kürdistan halkının petrol ve gaz gelirini baltalıyor ama çıkıp “Kürdistan halkının ekonomik refahı” diyor.
Bafil Talabani “Kürdistan’daki tüm partilerle bir anlayış birliği içinde ulusal bir cephe oluşturmalıyız” diyor ama kalkıp Cumhurbaşkanlığının YNK’ye geçmesi için kapalı kapılar ardında Kerkük’ü Türkmenlere veriyor.
Bafil Talabani, “Bugün tüm taraflar KYB’yi dinliyor. ABD, Avrupa, Rusya, Çin gibi büyük güçlerin yanı sıra komşumuz İran ve Arap ülkeleri de KYB’nin sesine kulak veriyor. KYB, bölgedeki sorunların çözümünde kilit bir rol oynuyor” diyor ama Irak parlamentosunda kendisine oturmak için sandalye bulamıyor ve bulduğu bir sandalyeye ulaşmak için sandalyelerin üzerinden atlıyor.
Yani Bafil Talabani’nin söylediği şeylerin gerçekte hiçbir karşılığı yoktur.
31 Mayıs’ta yaptığı konuşmadaki tek gerçek şudur ki Şasuvar Abdulwahid’in Yeni Nesil hareketi ile bir ittifak yapmıştır. O ittifakta Kürt ittifakı değil, çakal ittifakıdır. Çakalların ittifakından Kürtlere de bir fayda gelmez.
Bafil Talabani gerçeği yüz yıldır Kürtlere kaybettiren, Kürtler için ayakkabısını bağını bile bağlayacak gayreti olmayan ama kendi çıkarı ve düşmanların çıkarı için kırk takla atanların gerçeğidir. Bu gerçeği ne PKK medyası ve kalemşörlerinin Bafil Talabani parlatması, ne Bafil Talabani’nin para ile lobilere yazdırdığı birkaç İngiliz gazetesinin makalesi, ne de para ile katıldığı Amerikalı YouTuber programları değiştirmez.
Bunun için ne yaparsa yapsın, “ne kadar dönerse dönsün poposu arkasındadır”. Belki atasözü komik olabilir ama Bafil Talabani Kürdistan Bölgesinin statüsü için bir tehlike olarak ortada duruyor.




