Dağ fare doğurdu: Öcalan’ın (Tarihi!) görüşmesinden Alpaslan Türkeş ve Ziya Gökalp ruhu çıktı…

Dağ fare doğurdu: Öcalan’ın (Tarihi!) görüşmesinden Alpaslan Türkeş ve Ziya Gökalp ruhu çıktı…

Feshedilen PKK’nin yöneticileri ve medyasının günlerdir Öcalan üzerinde 50 gündür tecrit var diye yaygara koparmalarından sonra Öcalan’la görüşme oldu. DEM Parti İmralı Heyetinin yapacağı görüşme için PKK ve içindeki misyonerleri “tarihi görüşme olacak” diyordu. Tarihi görüşme gerçekten tarihi oldu. Çünkü Türk devletinin 100 yıldır sömürgeciliği meşrulaştırdıkları “Biz olmadan Kürtler hiçbir şeydir” sözünü tekrar etti. 1.   TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlasın.

İmralı Heyeti’nin 5 saatlik görüşmesini 184 kelime ile özetlediler. Muhtemelen açıklanan içerik PKK ve devletin açıklanmasını onayladığı içeriktir. Öcalan özetle şunları söylemiş:

  1. 27 Şubat çağrısı devam ediyor.
  2. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlasın.
  3. ‘Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz”

 

Bu üç temel temel başlıktan çıkacak sonuç ise şudur:

  1. PKK’nin ve legal çevresinin iddia ettiği gibi süreç bir tıkanma yaşamamıştır. Çünkü Öcalan hiçbir tıkanmadan veya anlaşmazlıktan söz etmiyor.
  2. TBMM Komisyonunun hazırlığı ve geçmişte çıkan Pişmanlık Yasalarının bile gerisindeki “dağdakilerin inmesi” projesinin başlıklarını Öcalan onaylamıştır. Çünkü hiç yöneticilerden vb söz etmiyor.
  3. Öcalan devletin yıllardır Kürtleri yatıştırmak için söylediği “Kürt-Türk kardeştir, bunu bozan kalleştir” söylemini tekrarlamıştır.

Açık söylemek gerekirse görüşme gerçekten tarihi bir görüşme olmuş. Çünkü devletin ve işbirlikçilerinin 100 yıldır söylediklerini tekrar etmiştir.

“Türkleri sevmeyen bir Kürt, Kürt değildir; Kürtleri sevmeyen bir Türk de, Türk değildir.”  Ziya Gökalp

 

“Türk ve Kürt birbirinden ayrılmaz iki öz kardeştir” Mustafa Kemal

 

Evet yukardaki sözlerin üstünden 100 yıl geçti ve o yüz yıl içinde Kürtler Dersim, Zilan, Ağrı katliamlarını yaşadı ve günümüzde de yaşıyor.

Ama aslında Öcalan’ın bugün ki meşhur sözü Ülkücü düşüncenin öncüsü ve Türk milliyetçiliğinin sembolü Alpaslan Türkeş’in sözünden esinlenmiş gibi duruyor.  Türkeş şöyle diyordu: “biz ne kadar Türk isek, Kürdler de o kadar Türk’tür. Onlar ne kadar Kürt ise biz de o kadar Kürd’üz.

‘Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz” sözü daha çok su kaldırır.  Öncelikle Kürtler tarihi Sümerlerin bile ötesinde, Neolilik döneme kadar dayanan halktır. Biz on bin yıldı hatta daha uzun zamandır bu topraklarda yaşıyoruz. Biz hiçbir halk olmadan binlerce yıl yaşadık, hala da yaşarız. Bağımsızda yaşa biliriz, konfederal bir sistemde de yaşaya biliriz.

Öcalan’ın bu söylemi iki halkın iki halkın tarihsel ve mekânsal iç içe geçmişliğine işaret etmiyor. Bir halkın varlığını veya geleceğini başka bir halkın varlığına koşullayan bu tür ifadeler, meselenin özünde yatan  sömürge halkın kolektif haklar, kimlik mücadelesi ve kendi kaderini tayin etme ilkesini yok saymak için kullanılır.

Kürt Türkten ayrılırsa Kürt kalmaz demek Kürtlerin tarihine ihanettir.

Evet dağ fare doğurdu, Öcalan’ın içinden ülkücülerin ideolojik babası Ziya Gökalp ve siyasal önderi Alpaslan Türkeş çıktı…