Başkan Barzani ne için Rojava’ya pişman olursunuz demişti?

Başkan Barzani ne için Rojava’ya pişman olursunuz demişti?

Yıl 2015 Aralık ayı. Yer  ise Rojava’nın Girke Lege ilçesi.  Kürdistan bayrak gününü kutlamak için bir araya gelen bir kalabalık bir gurup 200 metrelik bir Kürdistan bayrağı astı. Ve o zaman PYD’ye bağlı olan güçler eylemi engelledi. Tazyikli su ile bayrağa saldırdı. Halk bayrağı yere düşürmemek için neredeyse bir saat direndi. Ve ertesi gün Başkan Barzani bir bildiri yayınlayıp “Bir gün pişman olunacaktır” dedi.

Yıl 2016 yine Aralık ayı, bu kez yer Amude. PYD asayişi bu kez Amude’de halka saldırdı, Kürdistan bayrağı yaktı. Ve o dönem de Başkan Barzani bir uyarı yaptı ve dedi ki “Amude halkının şu hususta emin olmasını istiyorum: Kürtlerin gerçek karakterini temsil eden değerler hakim olacaktır. Kürdistan bayrağını yakanlara da yalnızca utanç kalacaktır.”

Ve bu iki uyarı bugün gerçek oldu.

Bugün Rojava’ya büyük bir saldırı varken Rojava’yı savunmak için herkesin tek sığındığı söylem Kürtlerin gerçek değerleri oldu. . Yani Kürtlük bilinci, Kürdistanilik bilinci,  Kürt bayrağı Kürtlerin ellerindeki en büyük savunma aracı oldu.

Eğer bugün Ahmet Şara’ya bağlı çeteler Kamişlo’da, Rimelan’da oturmuyorsa sebebi Kürtlerin Kürt olarak direnmesidir.

Bugün Rojava’daki savaşçılar topraklarını korumak için göğüslerine Kürdistan bayrağı asıyor. Yine savaşçılar Haseki’de Ey Rakip okuyarak Ala rengin asıyor. Qamişlo’da yine öyle.

Yıllarca Rojava Kürdistan bayrağını yasaklandı, neredeyse Rojava adı yasaklandı, Kürdistani söylemler yasaklandı. HSD’nin programında Kürdistan adı yoktu.  Kürdistan bayrağı yerine Öcalan’ın resimlerini, Kürtlerin kendini yönetmesi yerine siyasal değeri olmayan “Halkların kardeşliği”, siyasi meşruiyet yerine propaganda ve felsefe kondu. Oysa hakikat böyle yanlış mühendislik çabaları ile değişmez ve gelir sizi bulur. Şam’a bağlı güçler ve bu güçleri teşvik edenler ne sizin ekolojik ne cinsiyet özgürlükçülük ne de demokratik söylemleriniz için saldırmadı. Rojava Kürt olduğu için Rojava’ya saldırdı. Ve öyle bir saldırı ki onurunu ve kişiliğini kırarak teslim almaya zorladı.

Hayat’ın matematiğinde bir formül vardır: Saldırı neredense, savunma da oradan yapılır. Saldırı Kürtlüğeydi ve Kürtlük ile cevap verildi.

Kürtler gerçeği gördü bizi kurtaracak şey ideolojiler değil Kürdistani bilinçtir. Bunun için yürüyüşlerde Öcalan resmi vb şeyler hiç kaldırılmadı. Suruç’ta, Toronto’da, Beyrut’ta, Almanya’da, Norweç’te her yerde Kürdistan bayrağı vardı.

Kürtler kendilerini Kürtlerin hakikatine uygun semboller, söylemler ve değerler ile savuna bilir. Tarih bunu göstermiştir. Aksini savunanlar ise kaybetmiştir.

Evet Rojava’da 1999 yılından bu yana yeni paradigma denen Öcalan’ın kuşkulu felsefesi kaybetmiştir.