Mazlum Abdi İmralı’ya gitti mi gidecek mi? Gerçek ne?

Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya TV’nin Mazeej programına konuştu. Abdi’nin konuşmasında bir çok konuda ilginç detaylar vardı ve Abdi’nin en popüler söylemi ise Türkiye ile ilişkiler ve Ankara ziyaret ihtimali üzerine söyledikleri oldu.
Mazlum Abdi konuşmasında Ahmet Şara ve Türkiye’ye dönük çok itinalı ve gizli övücü kelimeler kullandı. Hemen hemen bu röportajla aynı dönemde yani 11 Mayıs günü ise PKK medyası bünyesinde çalışan Ronahi TV’ye başka bir röportaj verdi. Bu konuşmasında Abdi olduküça lakayt, olayları basitleştiren bir ezop dili kullandı. Haseki’de tabela için yapılan eylemlere çağrı yaparak “daha önemli gündemler var” diyerek ve özellikle de Haseki deki durumu normal-olağan bir durum olarak gösterip göstericilerin eylemlerini durdurmasını istedi.
Mazlum Abdi’nin iki röportajı incelendiğinde Abdi’nin geçtiğimiz yıllara göre verdiği röportajlarından epey farklıydı. Abdi özellikle Şam’a entegre olma konusunda oldukça itinalı sözler kullandı. Bunun dışında da her iki röportajda da Kürtlerin hakları ve varlıkları konusunda neredeyse tek bir cümle sarf etmedi. Abdi’nin bir diğer değişik söylemi ise Kürdistan Bölgesi için ne Güney Kürdistan ne de bölge demeden Kuzey Irak demesi oldu.
Mazlum Abdi özellikle Mart ayından bu yana medyada geçmişteki gibi çok yer almadı, onun yerine daha çok İlham Ahmed ve Sipan Hamo gibi isimler öne çıktı. Uzun bir aradan sonra üst üste medyada yer alan Abdi aslında “Entegresyon” siyasetinin bir neferi gibi duruyordu.
Abdi’nin bu gözle görülür değişiminde Abdullah Öcalan’ın rolü var ve özellikle de Mazlum Abdi’nin İmralı ziyaretinin rolü var mı?
Darka Mazi ekibi olarak daha önce İmralı’ya giden PKK kadrolarını açıklamıştık.
Evet Mazlum Abdi Mart ayında İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü. Tek başına da değil İlham Ahmet ile beraber İmralı’ya gitti ve burada Türk devletinin yetkilileri ile de görüştü. Muhtemelen Abdi Al Arabiya Televizyonuna verdiği röportajda “her şey mümkün” diyerek kamuoyunu ilerde ortaya çıkacak bu bilgiyi olmaya hazırladı.
Mazlum Abdi El Arabiya TV’ye şunları söylemişti:
HSD Genel Komutanı Mazlum Abdi, moderatörün “Sizi yakında Ankara’da görebilir miyiz?” sorusuna ise “Neden olmasın? Her şey mümkün,” dedi.
Ve konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye ile ilişkilerimizi Şam üzerinden yürütmeyi tercih ediyoruz. Bu bizim için en iyisi; çünkü bu durumun ulusal ve şeffaf bir yanı olur. Bunu son görüşmemizde Sayın (Ahmet) Şara ile de paylaştık.
“Suriye devletinin bu konudaki (Türkiye ile arabuluculuk) tutumu olumlu. Ahmet Şara’nın bakış açılarının yakınlaştırılmasında bir rolü var mı derseniz; evet, bu konuyu kendisiyle görüştük.”
“ Şu an aramızda bir nevi ateşkes var diyebilirim. Türk tarafı tarafından güçlerimize veya yönetimdeki şahıslara yönelik doğrudan bir hedef alma durumu (son zamanlarda) söz konusu değil. Aramızda temaslar var. Şu an için bu temasların güvenlik düzeyinde (istihbari) olduğunu söyleyebilirim. Ancak biz bunu resmi, siyasi bir düzeye taşımaya çalışıyoruz.”
Mazlum Abdi’yi yakında Ankara’da görecek miyiz?
-Neden olmasın? Her şey mümkün.”
Mazlum Abdi’nin İmralı’ya gidişi.
Mazlum Abdi 24 Ocak 2026 tarihinde Süleymaniye’ye geldi. Bu sürece ilişkin olarak medyada Abdi, Talabani kardeşler ve ABD özel temsilcisi Barrack ile görüştü olarak haber yapılmıştı. Elbette Abdi’nin ziyaretinin bir başka ayağı vardı. Abdi orada PKK Yöneticileri Sabri Ok, Bese Hozat ve Duran Kalkan ile de bir görüşme yaptı. Görüşmede Rojava yönetiminden Zaxo Zagros, Aldar Xalil ve Sipan Hamo’da bulundu. Bu görüşmede kendisine Öcalan’ın talimatları iletildi ve Mazlum Abdi ile İlhan Ahmed’in İmralı’ya gideceği belirtildi. Abdi Rojava’ya giderek buradan Türkiye’nin hazırladığı bir kanal üzerinden İmralı’ya gitti.
PKK kaynaklarına göre Öcalan burada Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e dönük sert eleştiriler yaptığı, “beni anlamadınız” diyerek sert eleştirilerde bulundu. Ve yine kaynaklara göre özellikle İlham Ahmed’e “Ben burada devletle anlaştım, ben olmazsam sende Halep’teki kızlar gibi ya ele geçecektin ya da kendini binadan atacaktın, sizi ben kurtardım” dedi.
Öcalan Abdi’ye de “Sen İsrail’in denetiminde devlet kuracaktın olmadı, bak yine bana dönmek zorunda kaldın. Şimdi geçmişin hataları için seni entegrasyonu başarmakla görevlendiriyorum. Bari bu kez layık ol, başar” dediği belirtiliyor.
Ayrıca Abdi burada bir devlet yetkilisi ile de kısa bir görüşme yaptı. Görüşme daha çok koordinasyonun nasıl olacağı üzerineydi. İkili aynı gün İmralı’dan Rojava’ya geri döndü.
Yani Abdi’nin son iki röportajında Türk devleti Ahmet Şara hakkında konuşmalarının bu denli ılımlı olması sahadaki reel durumdan değil Öcalan’ın artık Rojava’yı günlük olarak kontrol ediyor olmasından kaynaklı. Abdi bundan sonra Rojava’yı Öcalan’ın söylediği Şam’a enterge edip Kürtleri yumuşatmakla ilgili görevlendirildi.




